AKP’den NATO-PA’ya rapor: Türkiye, Rusya’ya karşı caydırıcı güç

AKP milletvekili Ahmet Yıldız’ın NATO Parlamenter Meclisi’nde kabul edilen raporunda, “Türkiye, Karadeniz’de Rusya’ya karşı caydırıcı güç”, “ABD ve Türkiye uyum sağlayabilir” ifadeleri yer aldı.

19 Ekim 2021 Salı, 04:00
AKP’den NATO-PA’ya rapor: Türkiye, Rusya’ya karşı caydırıcı güç
Abone Ol google-news

Türkiye’nin son dönemki dış politikasında Washington ile Moskova arasında yaşadığı gelgitler sürerken, NATO Parlamenter Meclisi (NATO-PA) Türk Grubu üyesi ve AKP Denizli Milletvekili Ahmet Yıldız’ın hazırladığı raporda dikkat çekici ifadeler yer aldı. Yıldız, Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya’ya karşı “caydırıcı güç” olduğunu, ABD ve Türkiye’nin bölgesel meselelerde uyum sağlayabileceğini belirtti. 

Yıldız’ın hazırladığı “Değişen Stratejik Ortamda Transatlantik Bağlantı ve Külfet Paylaşımı” başlıklı rapor, geçen hafta Portekiz’in başkenti Lizbon’da yapılan NATO-PA genel kurulunda oybirliğiyle kabul edildi. NATO’nun 2030 stratejisi çerçevesinde transatlantik bağın güçlendirilmesi ve daha adil bir külfet paylaşımı için yol haritası önerilen raporda ittifak üyelerinin NATO’ya yaklaşımı konusunda da değerlendirmelerde bulunuldu. ABD’nin, Joe Biden’ın başkanlığa gelmesinin ardından “küresel liderliği yeniden ele alma stratejisi kapsamında NATO’ya ve üyelere güvence vermek için kararlı adımlar attığı” belirtilen raporda, ABD’nin bu tutumunun, transatlantik bağın güçlendirilmesi için elverişli koşulları yarattığı kaydedildi. Raporda, Türkiye’nin ABD’yle ilişkilerini yeniden konumlandırmaya açık olduğu belirtilirken yeni ABD yönetiminin diplomasi ve diyaloğu önceleyen tutumunun Washington ve Ankara’nın İran nükleer programı başta olmak üzere bölgesel meselelerde politikalarını ortaklaştırmasının önünü açabileceği kaydedildi. Türkiye’nin Mısır, İsrail ve Suudi Arabistan’la ilişkilerini iyileştirmek için başlattığı diplomatik girişimlerin de “transatlanlantik ortaklıkta yeni sayfa açılmasına katkı sağlayacağı” savunuldu.

NATO üyelerinin, ittifakın kanat ülkelerinin oynadığı özel rolü takdir etmeleri gerektiği belirtilen raporda, “Bu müttefik ülkeler, diğer NATO üyelerini terörizm ve düzensiz göç gibi dış tehditlerden korumak için sıklıkla kendi ulusal kaynaklarını kullanıyorlar. Örneğin sorunlarla çevrili bir alanda bulunan Türkiye, kendi sınırındaki terörist gruplarla mücadele etmenin ağır yükünü taşıyor. Türkiye, dünyadaki diğer tüm ülkelerden fazla sayıda, 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Türkiye ayrıca yeniden güçlenen Rusya’ya karşı NATO ittifakına Karadeniz’de önemli caydırıcılık kapasitesi sağlıyor” ifadelerine yer verildi.

Raporda, NATO-PA’nın 2019’da önerdiği ve NATO 2030 stratejisinde de yer alan üye ülkelerdeki demokratik kurumların güçlendirilmesi amacıyla NATO bünyesinde “Demokratik Dayanıklılık Mükemmeliyet Merkezi” kurulması önerisi de yinelendi. NATO’nun üyeler arasındaki sorunların çözümü için diyaloğun başlatılmasında da etkili olduğu belirtildi ve buna örnek olarak Türkiye-Yunanistan arasında beş yıl aranın ardından yeniden başlatılan öngörüşmeler (istikşafi) örnek gösterildi.

RUSYA’YA KARŞI DESTEK TALEBİ

NATO-PA Türk Grubu Başkanı ve AKP Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, NATO-PA Genel Kurulu’nda söz alarak, İdlib’de Rusya ve Suriye’nin saldırılarının durdurulması için NATO’dan destek talep etti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de katıldığı 11 Ekim’deki oturumda konuşan Bak, Türkiye’nin Rusya’yla Soçi uzlaşısı kapsamında İdlib’deki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşın son dönemde Suriye ve  Rusya’nın saldırılarıyla siviller üzerindeki baskıyı artırdığını, bu gelişmenin Türkiye’yi, Avrupa’yı ve NATO’yu etkileyebileceğini belirtti. Bak, Stoltenberg’e “İdlib’de ateşkes bozulursa buradaki 4 milyon kişi Türkiye’ye ve Avrupa’ya gelmeye başlayacak ve yeni bir insani kriz yaşayacağız. NATO ittifakı, İdlib’de Suriye rejimi ve Rusya’yı durdurmak için ne yapabilir?... Afganistan’daki son gelişmelerin ardından yeni bir akını görüyoruz. Müttefiklerimizin desteğine ihtiyacımız var” dedi.

‘SURİYE’DE NATO MİSYONU OLMAMALI’

Stoltenberg, Bak’ın sorusuna verdiği yanıtta Suriye ve Rusya’yı kınadıklarını belirtirken  “Bazı NATO müttefiklerinin Suriye’de sahada varlıkları bulunuyor, fakat NATO’nun sahada bir varlığı yok. Suriye’de sahada bir NATO misyonu ya da NATO varlığı olmamalıdır” ifadelerini kullandı.