Amirallere, yaptıkları 'Montrö' açıklamaları nedeniyle hapis istemi

Montrö tartışmaları ve cüppeli amirale ilişkin açıklamaları nedeniyle hedef alınan emekli amiraller hakkında 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

07 Aralık 2021 Salı, 04:00
Amirallere, yaptıkları 'Montrö' açıklamaları nedeniyle hapis istemi
Abone Ol google-news

Montrö tartışmaları ve cüppeli amirale ilişkin açıklamaları nedeniyle hedef alınan emekli amiraller hakkında 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianameye ilişkin Cumhuriyet’e konuşan emekli amiraller Atilla Kezek ve Cem Gürdeniz, “Biz suç işlemedik. Bu açıklamayı borç bildik.  Söylediklerimizde hukuksuz, kanunsuz bir şey yok. Basit bir basın açıklamasını böylesine bir suça yükseltmek mantıken izah edebilebilecek bir durum değil. Kasıtlı bir değerlendirme var” görüşünü dile getirdi. 

Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin tartışmalar sürerken, Meclis Başkanı Mustafa Şentop, “Cumhurbaşkanı ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çekildim, Montrö’yü tanımıyorum, feshettim’ diyebilir mi” sorusuna, “Yapabilir” yanıtını vermişti. Şentop’un yanıtına tepkiler sürerken, 104 emekli amiral de hem Montrö’ye hem de üniformasıyla gittiği tarikat evinde cüppe ve sarıklı fotoğraları basına sızan Tuğamiral Mehmet Sarı’ya ilişkin ortak açıklama yapmıştı. 4 Nisan’da açıklama yayımlayan emekli amiraller, Montrö’nün önemine işaret etmişti. İktidar, açıklamayı “darbe çağrısı” olarak nitelendirerek tepki gösterirken, amiraller hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen “Suç İçin Anlaşma” başlıklı 316. maddesi uyarınca soruşturma başlatılmıştı. Bu kapsamda, 10 emekli amiral, 5 Nisan sabahı gözaltına alınmıştı. Dört emekli amiral ise “yaş durumları” nedeniyle ifadeye çağrılmıştı. Toplam 8 gün gözaltında kalan ve ifadeleri tamamlanan emekli amiraller, adli kontrol tedbirleri ile serbest bırakılmıştı. 

ÇALIŞKAN DA DAHİL EDİLMİŞTİ

Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) “104 amiralin bildirisini kınadılar” şeklindeki açıklamasını “Emekli amirallerin bildirisine yönelik herhangi bir kınama ifadesi kullanılmamıştır” sözleri ile reddeden Türkiye Emekli Subaylar Derneği’ne (TESUD) kayyım atanmış, TESUD Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan da soruşturmaya dahil edilmişti. İfadelerin tamamlanmasının ardından bazı emekli amirallere elektronik kelepçe takılmış, itirazların kabul edilmesinin ardından kelepçeler çıkarılmıştı. Emekli Amiral Mustafa Özbey, ordu evine giriş yasağı konduğunu sosyal medya hesabından duyurmuştu. Açıklamanın üzerinden geçen 8 ayın ardından 103 isim hakkında iddianame hazırlandı. Bu isimler hakkında 12 yıla kadar hapis istenen iddianame, 20. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 

İddianameye ilişkin Cumhuriyet’e konuşan emekli amiral Atilla Kezek, “İddianame bekliyorduk çünkü bunu siyasi hale getirdiler. Biz suç işlemedik. Anayasa, tüm vatandaşlara toplu halde veya ferdi olarak düşüncelerini açıklama hakkı veriyor. Konuştuğumuz konu da uzmanı olduğumuz Montrö ve giydiğimiz üniformaya hakaret gibi bir olayı kınadığımızı ifade ettik. Bunlar bizim anayasal hakkımız. Bundan sonra anayasa çalışmalarında ‘Herkes bireysel veya grup halinde düşüncelerini açıklayabilir’ deyip, parantez içinde ‘Emekli amiraller hariç’ diye yazılırsa biz de bir daha açıklama yapmayız” dedi. Görevde olmadıklarını, emekli olduklarını vurgulayan Kezek, “Bu açıklamayı borç bildik. Montrö’nün bu ülke için gerekli olduğunu, haklı olduğumuzu da iddia ediyoruz her zaman. Kılına zarar gelmemesi lazım. Söylediklerimizde hukuksuz, kanunsuz bir şey yok” ifadelerini kullandı.

ÜÇ KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Ülke ve hukuk adına üzüldüklerini söyleyen Kezek, “Biz demokrasiye bağlı, askerin demokrasi içindeki konumunu bilen, askeri darbelerin ülkeye ne kadar büyük zarar verdiğini bilen insanlarız. Siyaset konuşmadık. Montrö’yü ve bir amiralin cüppe, sarık giymesinin getireceği tehlikeleri anlattık. Ya hukuk kazanacak ya hukuk kaybedecek” diye konuştu. Kezek, açıklamanın üzerinden geçen sekiz ayda üç amiralin yaşamını yitirdiğini de belirtti. 

Mavi Vatan’ın isim babası emekli Amiral Cem Gürdeniz, “Türkiye ciddi bir jeopolitik kuşatma altında. Karadeniz’deki gelişmeler neredeyse Ukrayna ile Rusya arasında bir savaşın eşiğine gelmiş durumda. Diğer yandan Türkiye ekonomik olarak ciddi bir kriz içerisinde. Böyle bir konjonktürde 4 Nisan 2021 tarihinde amirallerin yaptığı basit bir basın açıklamasını böylesine bir suça yükseltmek ve böyle bir iddianame hazırlamak benim mantıken izah edebileceğim bir durum değil. Burada ciddi bir yanlış anlaşılma, kasıtlı bir değerlendirme olduğunu düşünüyorum” dedi. 

"SON DERECE DÜŞÜNDÜRÜCÜ"

Yapılan açıklamanın anayasal hak olduğunu söyleyen Gürdeniz, “Bu anayasının vermiş olduğu bir hakkın zararsız olarak kullanılmasıdır. Montrö Sözleşmesi’nin ne kadar önemli olduğunu özellikle son beş ayda yaşadıklarımız ortaya koydu. Diğer yandan sarıklı amiral konusunda yoruma bile gerek yok. Laik bir demokraside amiralin resmi üniforma üzerine dini bir kıyafet giymesi kabul edilemez. Türkiye jeopolitik kuşatma ve ekonomik kriz altındayken hiçbir suç unsurunun bulunmadığı bir basın açıklamasından böyle bir iddianamenin yaratılması her yönüyle son derece düşündürücüdür.” ifadelerini kullandı.

"HAYAL KIRIKLIĞI"

Amirallerin avukatı Şule Nazlı Erol ise “Amirallerin duyurusunu herkes okudu. Bunun neresinde suç için anlaşma var? Hiçbirinin arasında en ufak bir irtibat yok, mesaj yok. Suç unsuru yok. Yanlış bir dava. Ben takipsizlik kararı bekliyordum. Hayal kırıklığı içindeyim” dedi. “Neye dayanarak iddianameyi hazırladılar merak ediyoruz” diyen Erol, “İddianame henüz bize tebliğ edilmedi. Duruşmada itirazlarımızı sıralayacağız. Ancak unutulmasın ki bu tür davalarla artık Türkiye’de gündem belirlenemez. Bu gündem belirleyecek bir dava değil! Bu davanın açılması halkta tepkiye yol açar” ifadelerini kullandı.