Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne verilen cezaların istinafta bozulması ve 2 dosyayla birleştirilmesinin ardından 76 sanıklı davaya dün devam edildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında görülen davada; tutuklu sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile davanın aynı zaman “M7” kod adlı gizli tanığı Serdar Sertçelik salona getirildi.
SORUŞTURMAYI YÖNETEN POLİSLERLE ÖRGÜT SANIKLARI AYNI SIRADA
Ayrıca; soruşturmada görev alan tutuksuz müşteki sanıklar eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan ile polisler Metehan İlkyaz ve Gökhan Karaca salonda hazır bulundu.
DİĞER POLİSLER SEGBİS’LE KATILDI
Bunların yanı sıra soruşturmada görev alan tutuksuz müşteki sanıklar eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve eski polisler Ufuk Gültekin de SEGBİS’le davaya katıldı.
''KAÇTIĞINDAN HEMEN EMİN OLMADIK''
Duruşmaya müşteki sanıklardan eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ın kalan savunmasıyla başlandı. Dosya savcısının soruları üzerine Demrican; Sertçelik’in ev hapsindeyken kaçışına ilişkin; “Kaçtığından hemen emin olmadık. Çünkü annesi hastanedeydi dedi. Hastaneye gidildi, bakıldı. Tutanaktan sonra kaçtığını anladık. İstihbarat şefiyle görüştü, süreci Öner (müşteki sanık eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü) yürüttü” dedi.
Serdar Sertçelik’in avukatının itirazı üzerine Mahkeme Başkanı Demircan’a “Serdar Sertçelik’in ağabeyi Selçuk Sertçelik’i gözaltına almak, tutuklamak gibi tehditte bulundun mu?” sorusunu yöneltti. Demircan, “Kesinlikle böyle bir şey olmadı” yanıtını verdi.
''SİZ TUTUKLANDIKTAN SONRA KESİLİYOR, TESADÜF MÜ?''
Demircan; sanık Sertçelik’in avukatı Alperen Ekici’nin “gizli tanık ifadesinin ardından hazırlandığı iddia edilen rapora”, gizli tanıklık süreci ile Sertçelik’le arasında geçen görüşme ve mesajlaşmalara ilişkin sorularını yanıtlamadı.
Diğer sanık avukatları Demircan’a “Operasyonun medya ayağı siz miydiniz?”, “Siz tutuklanmadan önce sosyal medyada ABK soruşturmasıyla ilgili paylaşım yapılıyordu. Siz tutuklandıktan sonra bunlar kesiliyor; tesadüf mü?” ve sanık Metehan İlkyaz ile aralarındaki geçen “Sözcü TV”, “Erk Acarer” ve haberlere yönelik konuşmalara ilişkin sorular yöneltti. Demircan, bu soruları da yanıtsız bıraktı.
MESAJLAŞMALARDA GEÇEN SİYASİLERE İLİŞKİN SORULAR YANITSIZ KALDI
Sanık Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu; dosyada geçen Dr. R.E.Ş.’nin ifadelerinden hareketle; “Serdar Sertçelik’in tutuklanmaması ve gözaltına alınmaması için sahte rapor hazırlattınız mı?” sorusuna, Demircan; “Cevaplamıyorum sayın başkanım” dedi. Ayrıca Demircan; Av. Köroğlu’nun “Sertçelik kaçmasında sizin payınız yoksa suç örgütü liderliğinden aranan bir kişiyle ‘Paris’te misin? Foto at’ şeklinde konuşmanız ne kadar doğru?” ve Serçelik’le konuşmasında geçen siyasi isimlerden neden bahsettiğine yönelik sorularını da cevapsız bıraktı.
ABK suç örgütünce kaçırılıp, dişlerinin söküldüğü iddia edilen Erken Doğan’ın ifadelerinde, şikâyetçi olmaması yönünde tehdit aldığını belirtti “emniyetteki kırçıl saçlı” kişi hakkında araştırma yapılıp yapılmadığına ilişkin soruyu da Demircan yanıtsız bıraktı.
Müşteki sanık Ufuk Gültekin’in avukatının soruları üzerine Demircan; “Efendim bu dosya eksiktir, daha fazlasını yapardık” dedi.
Avukatlarının sorularının ardından sanıklara soru sorma hakkı tanındı. Sanık Kaplan’ın avukatı Rıdvan Şahin, müvekkilinin sorularının uygun görüldüğü takdirde Mahkeme Başkanı’nca sorulmasını istedi, Mahkeme Başkanı kabul etmedi.
''BU SORUYU SİZ DE SORABİLİRSİNİZ?''
Soru sorma hakkı tanınan Kaplan; savcının ses kaydında olmayan bir diyalog üzerine soru yönelttiğini belirterek, Serdar Sertçelik’le Demircan arasında “ağabeyi” hakkında geçen diyalogları okudu. Bunun üzerine Kaplan;” Mesajlaşmalarda örgüt tarafından Serdar’ın ağabeyine bir tehdit bulunduğuna yönelik ibare geçmiyor. Serdar’ın ağabeyi hakkında tehditte bulundunuz mu?” sorusunu yöneltti. Demircan, yanıtlamadı.
Demircan, Kaplan’ın dosyaya eklenen ve Demircan’ın avukatının kapısında bulunan telefon ve telefonun üstünde çıkan parmak izinin sahibi Mustafa Öztaş hakkındaki soruları yanıtsız bıraktı. Kaplan’la Mahkeme Başkanı arasında; Mustafa Öztaş sorusuna yönelik şu diyalog yaşandı:
Kaplan: “Bu soru dosyamızın köküne indiği için siz de sorabilirsiniz?”
Mahkeme Başkanı: “Mustafa ile görüştükten sonra…”
Kaplan: “Tekrar mı Şevket Demircan’a soru soracaksınız? Bilmediğim için soruyorum başkanım.”
Mahkeme Başkanı: “Bora, sen sorunu sor geç.”
AHMET YIKILMAZ, SÜLEYMAN SOYLU VE SADIK SOYLU HAKKINDA SORULAR…
Demircan; Kaplan’ın “Eski Başsavcı Vekili Ahmet Yıkılmaz ile aramda bağlantı olsa benim soruşturmadan haberim olmaz mıydı? Haberim olmadığına göre, bu yönde iftira mı atıyorsunuz?” sorusuna da yanıtsız bıraktı.
Demircan; Kaplan’ın “Gizlilik kararı olan dosya hakkında basına bilgi sızdırıldı mı?” sorusuna da yanıt vermedi.
Kaplan, “Eğer bu mesaj yalansa kellemi keseceğim” diyerek; Demircan ile müşteki sanık eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’le arasındaki mesajlaşmaları okudu. Kaplan; “Gizli tanık ifadesi düzenlemesi yok diyor arkadaşlar ama bu mesaj en net kanıtı. Demircan, Çelik’e ‘SS’lerin her ikisine’, yani Süleyman Soylu ve Sadık Soylu, ‘SS’lerin her ikisine girdim’ yazıyor. Bu mesajları siz yazmadıysanız kim yazdı?” sorusunu yöneltti. Demircan bu soruyu da yanıtlamadı.
KAPLAN’LA MAHKEME BAŞKANI ARASINDA ‘SORU’ TARTIŞMASI
Kaplan soru sorarken, Mahkeme Başkanı ile arasında şöyle dikkat çeken bir diyalog yaşandı:
Kaplan: “Evinizde neden ruhsatsız silah bulunduruyorsunuz?”
Mahkeme Başkanı: “Başka soru sor. Bu dava konusu mu?”
Kaplan: “Ama Başkanım bulunmuş, bu normal mi?”
Mahkeme Başkanı: “Tamam o konuda başkası şikâyetçi bulunur, sen başka soru sor.”
Kaplan: “Başkanım, şöyle bir mesajlaşma var…”
Mahkeme Başkanı: “Bora sen sorunu sor, yorum yapma. Önce sorunu sor, izin verecek miyim, vermeyecek miyim? Sonra açıklamasını oku.”
Kaplan: “MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyüp Yıldız hakkında araştırma yaptınız mı?”
Demircan: “Cevap vermiyorum başkanım.”
Mahkeme Başkanı: “Bu dosyayla alakası yok zaten, başka soruya geç. Sen değerlendirme yapma, ben zaten yapıyorum. Sen sorunu sor.”
Kaplan; Demircan ile Sertçelik arasındaki mesajlaşmalardan bir kısmını okumak istemesi üzerine:
Mahkeme Başkanı: “Ben bunları okudum, sorunu sor.”
Kaplan: “Başkanım siz bu kısımları okumadınız. Ben dikkat ettim, üstünden geçtiniz.”
Mahkeme Başkanı: “Bora ben okudum onları sorunu sor.”
Kaplan: “Başkanım okumadınız. İzin verin sorumu sorayım, niye izin vermiyorsunuz?”
Mahkeme Başkanı: “Kayıtların hepsini okudum. Serdar’a da Şevket’e de sordum.”
‘Kocaman ve Yıkılmaz hakkında aleyhte bilgi üretmemi niye istediniz?’
Kaplan’ın sorularının ardından sanık Sertçelik’e soru sorma hakkı tanındı. Sertçelik’in “Benden Yüksel Kocaman ve Ahmet Yıkılmaz hakkında aleyhte bilgi üretmemi niye istediniz?” sorusunu yanıtsız bıraktı.
''AHTAPOT GİBİ BİR ÖRGÜT''
Avukat ve sanıkların sorularının ardından Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün savunmasına geçildi. Av. Öksüz; müvekkillerinin bir operasyon sonucu tutuklandıklarını ve bomboş bir iddianameyle yargılandıklarını savunarak; “Bu örgüt ahtapot gibi; medyaya, yargıya, sokağa, emniyete dayalı güçlü bir örgüt, siyasi yapılanması da var. Susurluk skandalının 10 katı derecede skandala sebebiyet verecek bir örgüt” dedi.
Mahkeme Başkanı, Av. Öksüz’e dosyaya eklenen ve kendi ofisinin kapsında bulunan buluntu telefon hakkında tanıklık yapmak isteyip istemediğini sordu. Av. Öksüz de “Tanıklıktan ziyade bilgi sahibi olarak olabilir” dedi. Mahkeme Başkanı da bu konuyu ilerleyen aşamada tanıklar dinlenirken değerlendireceklerini bildirdi.
KAPLAN TARAFI REDDİHÂKİMDE BULUNDU
Av. Öksüz’ün ardında söz alan Kaplan’ın avukatı Rıdvan Şahin ise tekmil istemlere karşın dijital bulguların verilmemesi ve müvekkilinin mesajları okumasının kesilmesi için reddihâkim isteminde bulundu.
Konu hakkında söz alan Kaplan da “Tek isteğimiz adil yargılanmaktı; ama ısrarla dijitallere yönelik taleplerimizi reddettiniz. Reddederken de okuyacağını belirttiniz; ancak hem okumadınız hem de okuduğumda bunları incelemediğiniz ortaya çıktı. Bunun anlamı kararınızın baştan belli olması. Dijitaller çıkmadıkça gerçeğe ulaşma imkânımız yok. O yüzden reddihâkimde talebinde bulunuyoruz” dedi.
Mütalaası sorulan dosya savcısı ise ret nedeniyle ilgili yeterli bulgunun sunulmaması ve istemin davayı uzatma kastının olduğunu belirterek, istemin reddini istedi. Mahkeme de inceleme için verdiği 15 dakikalık aranın ardından, istemi reddetti.
''KAÇTIĞI GÜN BİLE MESAJ ATIYORDU''
Kaplan tarafının reddihâkim isteminin değerlendirmesinin ardından; müşteki sanık soruşturma aşamasında Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde görevli müşteki sanık komiser Ufuk Gültekin’in savunmasına geçildi. Gültekin; savcı talimatına göre hareket ettiğini ve talimatların hukuka uygun olarak yerine getirildiğini, Sertçelik’in gizli tanık ifadesini savcının aldığını, zorla yazdıkları iddialarının doğru olmadığını savundu.
Mahkeme Başkanı; Gültekin’e dosyada bulunan Sertçelik’le arasında geçen yazışmaları okudu. Yazışmalara ilişkin Gültekin; “Kaçtığı gün bile mesaj atıyordu. Sizin de okuduğunuz gibi ben görüşen biri değilim. Arıyordu, sürekli bilgi vermek istiyordu. Tanık koruma kapsamında sorular soruyordu, ben de Şevket Demircan’a iletiyordum” dedi.
''BÖYLE NASIL İLERLEYECEĞİZ BAŞKANIM?''
Mahkeme Başkanı; Gültekin’e dosyada bulunan Sertçelik’le arasında geçen yazışmaları okudu. Yazışmalara ilişkin Gültekin; “Kaçtığı gün bile mesaj atıyordu. Sizin de okuduğunuz gibi ben görüşen biri değilim. Arıyordu, sürekli bilgi vermek istiyordu. Tanık koruma kapsamında sorular soruyordu, ben de Şevket Demircan’a iletiyordum” dedi.
Mahkeme Başkanı; Ufuk Gültekin’e “Ufuk, sorulan sorulara cevaplayacak mısın? Çelik, Öner ve Demircan’a sorulan sorulardan yanıtlamak istediğin var mı?” diye sordu. Gültekin; “Hayır cevaplanmayacağım” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, ara karar kurarak, sanığın cevap vermeme isteği gerekçesiyle soru aşamasını geçip, sanık avukatının savunmasına geçilmesine karar verdi.
Bunun üzerine Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu ise Mahkeme Başkanı’na hitaben; “Efendim biz nasıl böyle ilerleyeceğiz. Ne aleyhe ne leyhe delil toplayabiliyoruz. Savunma hakkımız engelleniyor, kayda geçmesini istiyorum” dedi. Mahkeme Başkanı da “Avukat Bey, kararı verdik, avukat hanımın savunmasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.
''AĞABEY DEDİĞİ ADAM CEZAEVİNDEYKEN ÇORBACI DA NE İŞİ VAR?''
Bu tartışmanın ardından Gültekin’in avukatının Sultan Penez’in savunmasına geçildi. Av. Penez; “Müvekkilim Ayhan Bora Kaplan suç örgütünü çökeltmiştir, şimdi çökerttiği örgütle yargılanıyor” demesi üzerine, Kaplan; “Biz suç örgütü değiliz, daha hüküm kurulmadı. Söylediklerine dikkat etsin” dedi.
Mahkeme Başkanı’nın uyarılarının ardından savunmasına devam eden Penez; “Benim müvekkilimin sanık sıfatıyla ne işi var burada? Ayhan Bora Kaplan suç örgütü olduğu iddia edilen örgütü çökertmiş. Bu iddia örgüte yönelik tek dayanak Sertçelik’in ifadeleri mi? Kapı gibi MASAK raporu var. Benim müvekkilim suçu mu, suçluyu mu kayırdı; Bora Kaplan’ı mı, Serdar Sertçelik’i mi kayırdı? Ayağında kelepçe varken ve ‘ağabey’ dediği adam ceza evinde tutukluyken, çorbacı da ne işi vardı?” ifadelerini kullandı.
Sanık Sertçelik’in dava boyunca tutarsız hareket ettiğini ileri süren Penez; “Ağabeyim dediği adamında iddia konusu örgütünü satmış, daha doğrusu gizli tanıklıkla devlete teslim etmiş; ardından kaçtıktan sonra yaptığı açıklamalarla ülkesini zor duruma düşürmüş; ardından getirildikten sonra saf değiştirmiş ve yeniden örgütün yanına geçmiş bir kişinin ifadelerinden medet umuyoruz” dedi.
''AKSİ TAKDİRDE İKİNCİ REDDİHÂKİM NEDENİ OLACAK''
Av. Penez’in ardından Kaplan’ın avukatı Köroğlu söz hakkı alarak; kurulan ara kararın kaldırılmasını isteyip; “Aksi takdirde bu bizim için yeni bir reddihâkim talebi olacaktır. Bunu en geç yarın delilleriyle birlikte yazılı olarak sunacağım” dedi.
DAVA YARIN DEVAM EDECEK
Mahkeme Başkanı; Köroğlu’nun istemini reddederek, davayı yarın saat 09.30’a erteledi.
