Mahkemenin "mutlak butlan" kararının ardından CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Halk TV ile Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nu hedef almasının yankıları sürüyor.
"BEN KENDİSİ ADINA UTANDIM"
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da, Kılıçdaroğlu'nun iktidara yakınlığı ile bilinen TGRT'ye teşekkür ettiğine dikkat çekerek, şu sözlerle tepki gösterdi:
"3 yıldır bu kumpası yapan, bu iftiraları atan, bu yayınları yapan TGRT'ye teşekkür edip Halk TV'yi hedef göstermek utanmazlıktır. Bunu asla ve asla kabul edemeyiz. Demokrasi adına utanç verici bir durumdur. Ben kendisi adına utandım. Bizi daha fazla utandıramazsın, en üst limittesin."
KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?
Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'de yaptığı konuşmada Halk TV ve Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nu hedef almış ve şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu düzeni değiştireceğiz, değiştireceğiz! Emin olun, bu düzeni değiştireceğiz. Ama mücadeleyi yaparken, hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız. Omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim, onun da önüne geçeceğim... Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız. Ailenin birliği için yapacağız, dirliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız."
"BİR YERLERE MESAJ GÖNDERİYOR"
Cafer Mahiroğlu ise, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak, Kılıçdaroğlu'na şu sözlerle yanıt vermişti:
"Sevgili Türk halkı, sevgili Halk TV izleyicileri; Yaklaşık 7 yıl önce satın aldığımız Halk TV'de muhalif tavrımıza ve sert eleştiriler de içeren yayınlarımıza rağmen AKP iktidarı ya da devlet kurumlarının hiçbirinden ne uyarı aldık ne de tehdit mesajı.
Çok cezalar kestiler, ekranı kararttılar ama tamamı faaliyet alanımız içinde denetleyici kurumla yaşandı. Cezaların çoğu da mahkemeden geri döndü. Bugün ise baskı, tehdit ve şantaj konusunda bambaşka bir düzeydeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu doğrudan Halk TV’yi ve beni hedef alıyor, hedef gösteriyor. Bir yerlere mesaj gönderiyor.
Rahat hareket edebilmesi için Halk TV’yi susturmanın yeterli olacağını sanıyor; CHP seçmenini hiç ama hiç tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Baskı, tehdit ve şantaj konusunda gemi azıya öyle almışlar ki, kürsüden açıkça hedef göstermeden öncesi de var. CHP'li bir vekil söyleşi yapıyor, 'Halk TV'yi bize verin, biz 3 ayda algıyı tersine çevirelim' diyor bu kadar seçmenini tanıyorlar.
Bir başkası "Bizi destekleyin; maddi, manevi ne gerekiyorsa yaparız" diye telkinde bulunuyor. Bunlarla sonuç alamayınca şimdi açıktan 'Halk TV'yi susturun' çağrısı yapıyorlar. Bu kanal Halk TV izleyicilerinin ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının teminatı altındadır.
Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemin birliği, beraberliğine olan inancımla yayıncılık yaptım. Adaletten, hukuktan, demokrasiden, insandan yana durdum. Bugün de aynı yerdeyim. O yüzden Halk TV, bağımsız ve demokrasiye bağlı yayıncılık ilkesinden hiçbir koşulda vazgeçmeyecektir."
