Köylüler, yaşam alanlarına yönelik mücadelelerini Ankara’da sürdürdü: ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’

Köylüler, yaşam alanlarına yönelik mücadelelerini Ankara’da sürdürdü: ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’

7.04.2026 17:34:00
Güncellenme:
Emirhan Çoban
Takip Et:
Köylüler, yaşam alanlarına yönelik mücadelelerini Ankara’da sürdürdü: ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’

Muğla’nın Milas ilçesinin köylüleri “Acele kamulaştırılma geri çekilsin” diyerek Ankara’ya geldi. AYM ve Danıştay önünde yaptıkları eylemlerle “Acele kamulaştırılma geri çekilsin” isteklerini yineleyen köylüler, “Üzerimize yapılan darbelere rızamız yok diyoruz” tepkisini gösterdi. Eyleme, 8 gün önce yaşadığı bölgeyi korumak isterken gözaltına alınan, daha sonra tutuklu yargılanmasına başlanan Esra Işık’ın annesi Nejla Işık da katıldı.

Muğla’nın Milas ilçesinin köylüleri “Acele kamulaştırılma geri çekilsin” diyerek Ankara’ya geldi.

Temmuz 2025’te Meclis’ten geçen düzenlemeyle zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasına yönelik Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvurunun aylardır sonuçlanmamasına tepki gösteren köylüler, önce AYM binasının karşısında bulunan Ahlatlıbel Parkı’nda toplandı.

AYM’nin karar vermediği her an şirketlerin çalışmaya devam ettiğini, zeytin ağaçlarının söküldüğünü, evlerinde keşif çalışmalarının yapıldığını belirten köylüler, yaptıkları eylemle yaşam alanlarını savundu. Eyleme, 8 gün önce yaşadığı bölgeyi korumak isterken gözaltına alınan, daha sonra tutuklu yargılanmasına başlanan Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, kardeşi Anıl Işık, diğer köylüler katıldı.

Siyasiler arasından ise CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, CHP Muğla Miletvekilleri Cumhur Uzun, Süreyya Öneş Derici, Gizem Özcan ve İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ve Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan katılarak köylülere destek verdi. 

Image

"DARBELERE RIZAMIZ YOK"

“Acele kamulaştırmanın geri çekilmesi” yönündeki isteklerini yineleyen köylüler adına basın açıklamasını, Nejla Işık yaptı.

Işık, “Ben öncesinde toprağını, havasını, suyunu köyünü 7 yıldır korumaya çalışan bir çiftçi kadınken şu an kızının da adaleti için bir anne olarak sesleniyorum. Benim kızım sadece yurdunu savundu. Kimsenin cesaret edip de söyleyemediğini haykırdı. Limak ve İçtaş’a ‘sana verecek toprağımız yok’ dedi. O kadar onurlu bir yaşam mücadelesi veriyoruz ki. Çok bedeller ödüyoruz bu yüzden. Talebimiz net; doğduğumuz, doyduğumuz topraklarda yaşamak, üretmek istiyoruz. Bu üzerimize yapılan darbelere rızamız yok diyoruz” ifadelerini kullandı.

Işık, “Maden Yasası geçirilirken bunların olacağını biliyorduk. Bu yasa sadece bizim değil, hepimizin ölüm fermanıdır dedik. Bizi görmediler, duymadılar. O yasa geçti ve geçtikten sonra Akbelen’de tek tek zeytinler kesildi. Sıra topraklarımıza geldi. Danıştay ve AYM’de davalarımız var. ‘Yürütmeyi bir an önce durdurun’ dedik. O karar verilmediği için buradayız. Kızım Esra için buradayız. Geç gelen adalet, adalet değildir. Bir an evvel yürütmeyi durdurma kararı verilmesini talep ediyoruz. Akbelen’de kaybedersek, Türkiye’de kaybetmiş olacağız” diye konuştu. 

"BIRAKACAĞIMIZ EN GÜZEL MİRAS"

Daha sonra konuşma yapan İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, “Akbelen direnişi, Türkiye için ve dünya için gelecek kuşaklara bırakılacak en güzel miraslardan bir tanesi” dedi.

Süreçte binlerce zeytin ağacının söküldüğü ve Milas’ta 6 köyü kapsayan 679 parsel için acele kamulaştırma kararının alındığını belirten Cangı, bölgede acele el koyma süreçlerinin hızla ilerlediğini öne sürdü. Cangı, keşiflerin hızla yapıldığını ve kısa süre içinde taşınmazlara el konulmasının gündemde olduğunu söyledi. Cangı, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararı beklediklerini ifade etti.

Daha sonra açıklama yapan İkizköylü bir yurttaş, “Bu şirketler kendini büyük sanıyor. Topraktan başka büyük yoktur” tepkisini gösterdi. 

"SÜREÇ HIZLA İLERLETİLİYOR"

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “CHP olarak, Anayasa’ya aykırı bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne, bir başvuruda bulunduk. Bütün muhalefet, burada Anayasa'ya aykırılık olduğu konusunda hemfikir. Ancak AYM, bu incelemeyi yapmadığı için İkizköy'de, Milas'ta talan devam ediyor, zeytinler sökülmeye devam ediliyor. İnsanlar yaşamlarından koparılmak için süreç hızla ilerletiliyor. O nedenle AYM’ye bir kez daha sesleniyoruz: Önünüzdeki dosyada verecek olduğunuz bir yürütmeyi durdurma kararı ya da iptal kararı yaşanmakta olan Anayasa'ya aykırılığın ve hukuka aykırılığın sonunu getirecek durumda” dedi.

Uzun'dan sonra konuşan CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici ise Esra Işık'ın tutukluluğunun son bulması ve Akbelen Ormanları çevresinde maden şirketlerinin faaliyetlerini durdurmalarına ilişkin AYM'nin yürütmeyi durdurma kararı vermesi çağrısında bulundu. 

"BU ÜLKE ÜÇ BEŞ TANE ŞİRKETİN ÜLKESİ DEĞİLDİR"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu da, “Bu kötü düzene Meclis'i de alet ettiler. Geçen sene süper izin yasası çıkarttılar. Yetmedi üstüne bir de acele kamulaştırma getirdiler. Yetmedi. Çünkü AKP doymuyor. AKP bir yere baktığında şunu düşünüyor: ‘Ben buradan nasıl zengin olurum? Ben yandaşımı nasıl zengin ederim?’ Bu ülke üç beş tane şirketin ülkesi değildir, toprağı değildir. 86 milyonun toprağıdır” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise, “Bu, bir yurttaşın en temel anayasal hakkı olan yaşamın sürgün edilmesidir. Mülkiyet hakkının gasbıdır. Çünkü bunun yapılabilmesi için bir kamu yararı olması gerekmekteydi. Buradan soruyoruz bir kez daha: Nerede bu kamu yararı? O kamunun yararının bu köylüleri koruması gerekiyor. Onların hakkını ve hukukunu koruması gerekiyor. Ve bu süreçte bitti, yetmedi. Daha sonra ne oldu? Ona itiraz eden, kardeşimiz, başından beri bu mücadelenin içine doğan ve büyüyen Esra tutuklandı. Neden? Bu ülkenin bir genci itiraz ettiği için, ses yükselttiği için, evini, toprağını, vatanını savunduğu için, anayasanın her bir yurttaşa yüklemiş olduğu sorumluluk olan, gelecek nesillere sağlıklı bir çevre, yaşanılabilir bir çevre bırakmak ve toprağın doğasını savunmak için mücadele ettiği için şu an cezaevinde aramızda değil. Ona bir kez daha buradan selam yolluyoruz. Asla yalnız yürümeyecek” diye konuştu. 

"ONLARCA YILDIR DEĞİŞMEYEN ZEYTİN KANUNU BİR GECEDE DEĞİŞTİRİLDİ"

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun da “Onlarca yıldır değişmeyen zeytin kanunu bir gecede değiştirildi, bir anda değiştirildi ve bütün zeytin alanlarımız madencilik adı altında talana açıldı” dedi.

Tutuklu Esra Işık'ın kardeşi Anıl Işık da ablasının 8 gündür tutuklu olduğunu belirterek, AYM önüne 8 adet çam kozalağı bırakarak tutuklamaya tepki gösterdi. Daha sonra Danıştay binası önüne geçen köylüler, bina içerisine avukatlarıyla birlikte oluşturdukları heyetle girerek isteklerini belirttikleri dilekçeyi sundu.

İlgili Haberler