TBMM'deki taciz davasında avukattan tepki çeken ifadeler: Cinsel mesajı ‘öğretici mesaj’ diye savundu

TBMM'deki taciz davasında avukattan tepki çeken ifadeler: Cinsel mesajı ‘öğretici mesaj’ diye savundu

2.07.2026 11:33:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
TBMM'deki taciz davasında avukattan tepki çeken ifadeler: Cinsel mesajı ‘öğretici mesaj’ diye savundu

TBMM lokantasında stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz olayına ilişkin yapılan yargılama sonucunda mahkeme, 5 sanıktan 4’üne ceza verdi; ancak hapisteki süreleri nedeniyle tutukluluk kararı çıkmadı. Sanık İbrahim Beşlioğlu’nun avukatı ise, müvekkilinin “Erkekleri yatakta tanıyamazsın” sözlerini “kaba ve ağır bir öğretici dil” ifadeleriyle savundu.

TBMM lokantasında stajyer öğrencilere cinsel taciz olayı kapsamında 5 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görüldü.

Bu kapsamda, önceki duruşma tutuklulukları kaldırılan sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven, Halil İlker Güner, Ramazan Çetin salonda hazır bulundu.

SAVCI 16 YILA KADAR HAPİS İSTEMİŞTİ

Duruşmada sanıkların savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarıyla başlandı. Dosya savcısı; önceki duruşma sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar” ve “cinsel taciz” suçlarından 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep etmişti. 

‘İNSANLAR KADINLA ASANSÖRE BİNMEYE KORKUYOR’

Sanık Durmuş Uğurlu; mütalaaya karşı savunmasında; “Ben kesinlikle böyle bir suç işlemedim. Benim de eşim, kız çocuğum var. Benim kızıma yapılamamasını istediğimi, başkasına yapmam. İşten kaytardığı, sağda solda gezdiği için ben uyarılarda bulundum. Mobing olarak görüp, üstüme iftira atılmaktadır” dedi. Uğurlu’nun avukatı ise müvekkilinin cinsel haz almak gibi bir amacının olmadığını iddia edip; “Cezasızlık algısı diye bir şey yok. Bugün tam tersi insanlar bir kadınla asansöre binmeye korkuyor” savunmasında bulunarak, beraat talebinde bulundu.

‘KABA VE AĞIR BİR ÖĞRETİCİ DİL’

Sanık İbrahim Beşlioğlu da, cinsel saikle mesaj atmadığını savunarak, beraatini talep etti. Beşlioğlu’nun avukatı ise müvekkilinin dosyada geçen “Erkekleri yatakta tanıyamazsın” sözlerine yönelik; “Bu söz kaba ve ağır bir öğretici dil içermektedir. Savcılığın cımbızla kelimeleri seçerek suç vasfı yüklemesi, dosyaya sunduğumuz Yargıtay kararlarına göre suç teşkil etmez” savunmasında bulundu. Avukat, müvekkilinin beraatini istedi.

‘MEDYA BASKISIYLA HÜKÜM KURULMAZ’

Beraatini isteyen sanık Recep Seven’in avukatı ise, kamera kayıtlarına değinerek; “Kayıtlara göre cinsel taciz eyleminin gerçekleşmediği ortadadır. İddiaların dedikodu olduğu anlaşılmaktadır. Şaibeli, soyut beyanlara dayalı cezalandırma yapılması hukuka aykırıdır. Bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Toplum ve medya baskısıyla hüküm kurulamaz. Mahkemeler bağımsızdır. Dosyada bulunan delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir” dedi. 

‘YAŞ GRUBU HUKUKEN OLAYLARI ALGILAMAYA SAHİPTİR’

Sanık Halil İlker Güner ise savunmasında; “Benim şikâyetçi olan tarafa hiçbir dokunmam olmamıştır. Mesajlaşmalarım vardır; ancak karşı tarafın da bana yönelik mesajları vardır. Adaletinize güveniyorum" ifadelerini kullandı. Avukatı da “Müvekkilimin dokunması, öpmesi gibi herhangi bir fiziksel teması bulunmamaktadır. Mağdurenin de beyanı böyledir. Söz konusu diyaloglar karşılıklı ve rıza çerçevesi içerisinde olup, mesajlarda cinsel amaç ve saik bulunmamaktadır. Mağdurenin yaş grubu, hukuken olayların anlam ve sonuçlarını algılamak ve davranışlarını yönlendirmeye sahip bir dönemdir. İlgili mesajlaşmalar staj dönemi bitimi sonrasıdır. Bu sebeple ast üst ilişkisi de bulunmamaktadır. Beraat talep ediyoruz” dedi.

TÜM SANIKLAR BERAAT İSTEDİ

Sanık Ramazan Çetin de, beraatini talep etti. Avukatı da müvekkiline yönelik etkin bir soruşturma yürütülmediğini savunarak; “Soyut beyanlara dayalı bir iftira nedeniyle müvekkilim yargılanmaktadır. Bir delil bulunmamakta, bu nedenle beraat talep ederim” ifadelerini kullandı.

‘SENİ SU GİBİ İÇERİM DERKEN AĞABEYLİK Mİ YAPIYOR?’

Mağdur çocukların annelerinden E.D., “Benim çocuğumun yaşadığı travma ne olacak? Kimseye güveni kalmadı çocuğumun. ‘Erkekleri yatakta tanıyamazsın’ derken ağabeylik mi yapıyor? ‘Seni su gibi içerim’ derken ağabeylik mi yapıyor? Şikâyetçiyim” dedi. 

‘EMSAL BİR KARAR VERİLMESİNİ BEKLİYORUM’

Mağdur çocukların yakınlarının ifadelerinin ardından, avukatlara geçildi. Bu kapsamda taraf vekillerinden Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Cemile Didem Karaboğa, şu beyanda bulundu:

“‘Küçük sevgilim, sana hâkim olmak istiyorum’ şeklindeki mesajların cinsel saikle atılmadığını iddia etmek en ufak tabiriyle akılla alay etmektir. Sanıkların tahliye edilmeleri cezasızlık algısını besleyen bir karardır. Sanığın eğitici sıfatını dolayısıyla tahakküm gücünü kullanarak atılı suçu işlediği hem müvekkil beyanı hem de delillerle sabittir. Mağdurların adalete olan inancının yeniden tesisi hem de bu ülkenin herhangi bir yerinde eğitici sıfatına sahip herhangi birinin bir çocuğa elini uzatmaması için emsal bir karar verilmesini bekliyoruz.” 

4 SANIĞA CEZA, 1 SANIĞA BERAAT VERİLDİ

Mahkeme hâkimi, savcının son savunmalarına karşı mütalaasını, sanıkların da son sözlerini aldıktan sonra karar vermek için duruşmaya ara verdi. Verilen aranın ardından hâkim, kararlarını açıkladı.

Verilen kararlar şöyle:

. Durmuş Uğurlu’ya, mağdur S.’ye yönelik eylemleri kapsamında “çocuğa karşı cinsel taciz” ve “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan toplam 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi.

. Sanık Recep Seven’e mağdur S.'ye yönelik eylemleri kapsamında “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

. Sanık Halil İbrahim Güner, mağdur D.’ye yönelik “Çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırılırdı.

. Sanık İbrahim Beşlioğlu’na ise mağdur S.’ye yönelik “Çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan 1 yıl 15 ay hapis cezası verildi. 

. Sanık Ramazan Çetin’nin de mağdur A.’ya yönelik “Çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan yargılamasında, üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.

Sanıkların hapiste geçirdikleri süre göz önüne alındığında ise tutuklama kararı çıkarılmadı. 

İlgili Haberler