Sağlıklı bir yaşamın sürdürülebilmesinde hayati bir role sahip olan uyku düzeni, beyin sağlığı söz konusu olduğunda tahmin edilenin de ötesinde bir önem taşıyor. Avustralya, Kanada ve ABD’den bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü uluslararası yeni bir araştırma, yaşlanma süreci ile demans (bunama) arasındaki karanlık noktaları aydınlatacak çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırma verilerine göre, özellikle 60 yaş üstü bireylerde "yavaş dalga uykusu" olarak bilinen derin uyku evresindeki azalma, demans riskini doğrudan tetikliyor.
YAVAŞ DALGA UYKUSU NEDİR VE BEYNİ NASIL KORUR?
İnsan uykusu, gece boyunca tekrarlanan 90 dakikalık döngülerden oluşmaktadır. Bu döngünün üçüncü aşaması olan ve yaklaşık 20 ila 40 dakika süren evre, yavaş dalga uykusu ya da halk arasında bilinen adıyla "derin uyku" olarak tanımlanır. Vücudun ve zihnin en yoğun şekilde dinlendiği bu evrede kalp atış hızı yavaşlar, kan basıncı düşer ve beyin dalgaları minimum hıza iner.
Derin uyku evresi yalnızca kas, kemik ve bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmaz; aynı zamanda beyni yeni bilgileri öğrenmeye ve depolamaya hazır hale getirir. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avustralya Monash Üniversitesi nörobilimcilerinden Dr. Matthew Pase, derin uykunun yaşlanan beyni koruma mekanizmasını şu sözlerle açıklamaktadır:
"Yavaş dalga uykusu, yaşlanan beyni pek çok açıdan desteklemektedir. Uykunun, özellikle Alzheimer hastalığında beyinde kümelenerek hasara yol açan zararlı proteinlerin ve metabolik atıkların temizlenmesini kolaylaştırdığını biliyoruz. Bulgularımız, derin uyku kaybının müdahale edilebilir bir demans risk faktörü olabileceğini göstermektedir."

17 YILLIK TAKİP: ALZHEİMER RİSKİNDE KORKUTAN ARTIŞ
Bilim insanları, araştırma kapsamında ünlü Framingham Kalp Çalışması’na dahil olan 346 katılımcının verilerini mercek altına aldı. 1995-1998 ve 2001-2003 yılları arasında iki kez kapsamlı uyku laboratuvarı testine (polisomnografi) giren katılımcılar, 2018 yılına kadar demans gelişimi açısından düzenli olarak izlendi. Takip sürecinin başlangıcında 60 yaşın üzerinde olan ve herhangi bir demans belirtisi göstermeyen katılımcılardan 52'sine ilerleyen yıllarda demans teşhisi konuldu.
Analizler, 60 yaşından itibaren derin uyku süresinin hızla azaldığını, bu düşüşün 75 ila 80 yaşları arasında zirve noktasına ulaştığını gösterdi. İki farklı dönemde yapılan uyku testleri karşılaştırıldığında, derin uyku oranındaki her yüzde 1'lik yıllık düşüşün demans riskini yüzde 27 artırdığı saptandı. Araştırmacılar, çalışmayı en yaygın demans türü olan Alzheimer hastalığına indirgediklerinde ise bu risk oranının yüzde 32’ye kadar tırmandığını belirledi.
GENETİK FAKTÖRLER VE KALP SAĞLIĞI UYKUYU SABOTE EDİYOR
Araştırmanın bir diğer dikkat çekici çıktısı ise derin uyku kaybı ile diğer kronik sağlık sorunları arasındaki ilişki oldu. Elde edilen verilere göre düşük yavaş dalga uykusu seviyeleri; kardiyovasküler hastalık riski, uyku kalitesini olumsuz etkileyen ilaçların kullanımı ve Alzheimer ile doğrudan bağlantılı olan 'APOE ε4' geniyle paralellik gösteriyor. Dr. Matthew Pase, beyin hacmindeki küçülmeden ziyade, genetik yatkınlığın derin uyku sürelerindeki hızlı düşüşle ilişkili olduğunu kaydetti.
