Buna bilim dünyasında "Ekran Apnesi" (Screen Apnea) deniyor. Yapılan son nörolojik araştırmalar, insanların %80'inden fazlasının bir ekrana odaklandığı anlarda, özellikle de gelen bir bildirimi veya maili açtığı o ilk saniyelerde nefes almayı tamamen durdurduğunu veya nefes alışverişini inanılmaz derecede yavaşlattığını gösteriyor.
Beynimiz ekrandan gelen ani uyarıcıları bir "beklenmedik durum" olarak algıladığı için bedeni fark etmeden ilkel bir savunma pozisyonuna alıyor ve nefesi kesiyor. Gün içinde yüzlerce kez tekrarlanan bu minik nefes tutmalar, vücuda yeterli oksijen gitmesini engelleyerek sürekli bir içsel stres, kronik gerginlik ve gün sonu tükenmişliği yaratıyor.

NASIL ÇÖZÜLÜR?
Bunu fark ettiğiniz an döngüyü kırmak çok basit. Telefonunuzu her elinize aldığınızda veya bilgisayar başına oturduğunuzda, ekrana bakmadan hemen önce bilinçli olarak derin ve sesli bir nefes verin. Giriş anını bir nefes verme rutini haline getirdiğinizde, beyninizin o ekranı bir "tehdit" olarak algılamasını engeller ve gün içindeki enerjinizi korursunuz.
