Uluslararası tıp dünyasında yürütülen güncel bir araştırma, her gece bir saatten biraz fazla uyku kaybetmenin metabolizmayı yavaşlatarak kilo alımını tetiklediğini ve kalp hastalığı riskini artırdığını kanıtladı. Annals of Internal Medicine bünyesinde yayımlanan klinik bir araştırma, günde yaklaşık bir saatlik kronik uyku eksikliğinin, doğrudan kilo alımına, bel çevresinin genişlemesine ve hücresel kalp iltihabına yol açtığını saptadı.
ALTI HAFTADA BEL ÇEVRESİ GENİŞLİYOR
Columbia Üniversitesi uzmanları tarafından yönetilen araştırmada, normal şartlarda her gece yedi ila sekiz saat uyuyan 95 yetişkinin yaşam tarzı parametreleri takibe alındı. Deney sürecinde katılımcıların uyku süreleri kasıtlı olarak ortalama 78.4 dakika kısıtlandı.
Yalnızca altı hafta süren bu hafif uyku yoksunluğu evresinin sonunda, katılımcıların hiçbir beslenme değişikliği yapmamalarına rağmen ortalama yarım kilo aldıkları saptandı. Araştırma heyeti, bu durumun bir yıl boyunca sürdürülmesi halinde vücutta kalıcı ve ciddi bir obezite tablosunun oluşacağı uyarısında bulunuyor. Kilo artışının yanı sıra, uyku süresi azalan bireylerin bel çevresinde de doğrudan genişleme kaydedildi.

HAREKETSİZLİK SÜRESİ YARIM SAAT UZUYOR
Uykusuzluğun kilo alımı üzerindeki etkisi sadece kalori alımıyla sınırlı kalmıyor; bu durum bireylerin günlük hareket kapasitesini de doğrudan baltalıyor. Laboratuvar verilerine göre, az uyuyan katılımcılar gün içinde ortalama 17 dakika daha fazla oturarak hareketsiz zaman geçirmeye başladı.
Bu olumsuz tablo erkeklerde ve menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda çok daha keskin bir seyir izledi; bu gruplardaki günlük hareketsizlik süresi yaklaşık 30 dakika artış gösterdi. Çalışmanın yazarı Dr. Marie-Pierre St-Onge, durumun biyolojik mekanizmasını şu sözlerle açıklıyor: "Kilo alımı, vücudun harcadığı enerji ile aldığı enerji arasındaki dengenin bozulmasıyla meydana gelir. Uyku eksikliği, metabolik faaliyetleri yavaşlatarak harcanan enerjiyi düşürürken, bireyi daha sedanter bir yaşama zorluyor."

KALP HASTALIKLARI VE DİYABET RİSKİNİ TETİKLİYOR
Yetersiz uykunun vücut içindeki biyolojik süreçlere faturası ise çok daha ağır oluyor. Kronik olarak uykusuz kalan bireylerde, açlık hissini yöneten 'grelin' hormonunun hızla yükseldiği, tokluk hissi veren 'leptin' hormonunun ise baskılandığı biliniyor. Bu hormonal dengesizlik, kişiyi karbonhidratlı ve yüksek kalorili gıdalara yönlendiriyor.
Araştırmada ortaya çıkan daha büyük bir tehlike ise hücresel düzeyde yaşanıyor. Uzun süre hafif uyku kaybına maruz kalan hastaların damar ve kalp dokularında hücresel enflamasyon (iltihaplanma) işaretleri saptandı. Bu durum, savunma mekanizmalarını bozarak uzun vadede kardiyovasküler hastalıklara ve kalp krizine zemin hazırlıyor. Aynı zamanda, özellikle risk grubundaki kadınlarda insülin direncinin ani artışlar gösterdiği, bunun da gizli şeker ve tip 2 diyabet riskini doğrudan tırmandırdığı tescillendi. Uzmanlar, obezite ve kronik rahatsızlıklardan korunmak için beslenme ve egzersiz kadar, günde en az 7 saatlik düzenli uykunun da hayati bir zorunluluk olduğunu hatırlatıyor.
