Altılı masanın gücü ve tuzaklar

Altılı masanın gücü ve tuzaklar

29.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Altılı masanın gücü, “Güçlendirilmiş Parlamenter Demokrasi” üzerindeki “fikir birliğinden” geliyor:

Çünkü bu “fikir birliği” Türkiye’nin siyasetindeki sağ-sol bölünmesini çapraz keserek, sağ politikanın son aşaması olan Erdoğan/AKP iktidarının kurduğu “Şahsım Devleti”nin demokratik kurum ve kuralları yozlaştırarak rejimi katletmesini önlemeye yönelik “Demokratik Bir Uzlaşma”dır.

Türkiye’nin siyasal tarihinde Demokratik Rejimi yozlaştırmaya yönelik olan hatalardan ders almış olan sağ politikacıların desteğiyle ortaya çıkmıştır.

Kuruluşu Kemal Kılıçdaroğlu’nun ince ince işlediği bir siyasal strateji sayesinde gerçekleşmiştir.

CHP’nin liderliğinde, İYİ Parti’nin desteğiyle, dinci sağın ve eski AKP yöneticilerinin katılmasıyla kurulan bu “Millet İttifakı” ilk kez, Türkiye’de “Demokratik Rejim” için bir umut belirliyor.

Geçmişte de Mümtaz Soysal’ın “Tarihsel Uzlaşma” diye övdüğü Ecevit-Erbakan koalisyonu ile denenen ve başarısızlıkla biten; yaklaşık yirmi yıl sonra Erdal İnönü ile darbelerden ders almış ve Demokratik Rejim’in değerini anlamış olan Süleyman Demirel ortaklığıyla bir kez daha gündeme gelen bu “Orta Sol” ile “Sağ” arasındaki “Demokratik İttifak” yeniden umut oldu!

Buraya kadar Altılı Masa’nın gücünü anlatmaya çalıştım.

Şimdi önündeki tuzaklara gelelim.

***

Altılı Masa’nın önündeki birinci tuzak, bu ittifak içinde yer alan partilerin tabanlarının kendi liderlerini öteki partilere ödün vermekle suçlaması ve bu suçlama bağlamında Demokratik İttifakı zedelemeleridir.

Sol ve Demokrat seçmen tabanı, CHP Demokratik Rejimi ve onun ayrılmaz önkoşulu olan laikliği yeterince desteklemediği gerekçesiyle...

CHP dışındaki sağ partilerin tabanları ise eski alışkanlıklarıyla Demokratik Rejim karşıtı ideolojilerinden vazgeçmediklerinden...

Destekledikleri partilerin liderlerini, öteki partilere ödün vermekle ve kendi kimliklerinden sapmakla suçlamaktadırlar.

Bu suçlamaların etkileri değişik yönlerde olmaktadır:

CHP’ye tabanı tarafından yöneltilen suçlamalar Demokratik Rejimi koruyucu, onun dışındaki sağ partilere tabanları tarafından yöneltilen suçlamalar ise Demokratik Rejimi yozlaştırıcı etki yapmaktadır.

Burada önemli bir gözlem olarak her altı parti liderinin de zaman zaman hem birbirleriyle hem de kendi içlerinde çelişen söylem ve eylemlerinin, kendi tabanlarından gelen bu değişik baskıları karşılamak için ortaya çıkan tutarsızlıklar olduğunu vurgulamalıyım.

Üstelik burada dikkate alınması gereken bir başka öğe, Altılı Masa dışındaki HDP ve öteki iki sol ittifak ile Masa’nın ilişkileridir.

Demokratik Rejim’i korumak ve yeniden kurmak için seçimlerde kendi dışındaki desteklere de gereksinme duyan Altılı Masa, gerek HDP’nin gerekse iki ayrı sol ittifakın siyasal konumlarını da dikkate almak zorundadır.

***

Altılı Masa’nın önündeki ikinci tuzak, “Güçlendirilmiş Parlamenter Demokratik Rejim” olarak belirlenen “genel hedef” dışında, başka özel ayrıntılara girme baskılarıdır.

Burada iktidarın etnikçilik/milliyetçilik ve dincilik/mezhepçilik üzerinden oluşturduğu kışkırtmaları da akılda tutularak “Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim” kurulduktan sonra ele alınması ve çözülmesi gereken sorunlara şimdiden çözümler formüle etmek gibi bir yanlışa düşülmemelidir.

Seçimlerden sonra kurulacak hükümet de çözülecek güncel sorunlar da seçimlerin sonuçlarına göre belirlenecek yeni yapının oluşturacağı Meclis’te ele alınacaktır.

Şimdiden hükümetin yapısı ve somut sorunlar hakkında müzakerelere başlanması, ortaya çıkacak olan fikir ayrılıkları ve çelişkiler yüzünden, “Demokratik Rejim’in kurulması ve işletilmesi” biçimindeki ortak genel hedefi zedeler!

***

Tarih ve siyaset “Güçlendirilmiş Parlamenter Demokratik Rejim”in yeniden kurulmasını ve işletilmesini engelleyen politikaları ve politikacıları affetmeyecektir.

Yazarın Son Yazıları

‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026
Emperyalizm ve ‘İmamoğlu-Özel ikilisi’nin şansı

4-6 Kasım 2023 tarihindeki Kurultay’da, Kılıçdaroğlu’nun yerine Özel’in seçilmesi, siyasal veya ideolojik bir ayrışmadan kaynaklanmıyordu.

Devamını Oku
12.06.2026
CHP örgütü ve seçmeni aptal değildir-4

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP emperyalizme direnebilecek mi?-3

Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti.

Devamını Oku
09.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-2

Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!

Devamını Oku
07.06.2026