Neo-Abdülhamitçilik: Rusya’dan S-400, Rusya’ya karşı SİHA
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Neo-Abdülhamitçilik: Rusya’dan S-400, Rusya’ya karşı SİHA

01.11.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“İstediğim ülkeden silah alır, istediğim ülkeye silah satarım” diyebilmek, elbette her egemen devletin hakkıdır. Ancak bu ilkeyi uygulayabilmek için, dış politikada bütünlüklü bir stratejiye sahip olmalı ve taktik hamlelerinizi o stratejiye uygun olarak yapmalısınız. Stratejiniz yanlış olduktan sonra, taktik hamleleriniz doğru olsa bile bir işe yaramaz zira...

AKP TİPİ DENGECİLİK

AKP iktidarı Rusya’dan S-400 almayı nasıl gerekçelendiriyor? İçeriye, daha çok “Egemen devletim, istediğim silahı alırım” diyor, haklı.

Ya dışarıya? ABD’ye de “Sen bana Patriot satmadığın için Rusya’dan S-400 almak ‘zorunda’ kaldım” diyor, zayıf argüman, net olmayan tavır, ikircikli tutum.

Peki, Ukrayna’ya SİHA satışı?

Rusya’ya şu mesajı veriyor: “Nasıl bir NATO ülkesi olarak senden S-400 alıyorsam, Ukrayna’ya da SİHA satabilirim.”

ABD’ye de şu mesajı veriyor: “Tamam, Rusya’dan S-400 aldım ama senin Rusya’ya karşı cephe ilan ettiğin Ukrayna’ya da silah satıyorum.”

MOSKOVA’NIN ‘DİPLOMATİK’ TEPKİSİ

Bu, AKP’nin dış politikadaki Neo-Abdülhamitçiliğinin silaha yansıma biçimidir özetle. “Rusya’yla işbirliği yaparak kendisine alan açan, bu işbirliğini ABD’yle pazarlığında kullanan, iki büyük gücü de AB’yle dengelemeye çalışan.” Neo-Abdülhamitçilik, Rusya’dan S-400 alarak ABD’yle ters düşmeyi, ABD’nin Rusya karşıtı cephesi Ukrayna’ya silah satarak dengelemeye çalışıyor. Ancak sonuçta her iki tarafla da ters düşmüş oluyor.

Moskova, Ukrayna’nın Donbass’ta Rusya yanlılarına karşı SİHA kullanmasına tepkili. Kremlin sözcüsü Peskov, Rusya’nın Astana ortağı Türkiye’ye karşı oldukça diplomatik bir dil kullandı: “Türkiye ile gerçekten iyi ilişkilerimiz var ancak mevcut durumda, Ukrayna ordusuna bu tür silahların sağlanmasının, temas hattında, durumu potansiyel olarak istikrarsızlaştırabileceğinden endişe duyuyoruz.”

ÇAVUŞOĞLU’NUN SAVUNMASI

AKP iktidarının Moskova tepkisine karşı “savunması” ise Neo-Abdülhamitçiliğin bir kez daha “çok taraflılık” değil, “çok tarafa taviz” anlamına geldiğini ortaya koydu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun savunması şöyle: “Bir ülke, bizden, başka bir ülkeden almışsa o silah daha fazla Türk ya da Rus ya da Ukrayna silahı olarak anılamaz. Bir devlet bizden bunu satın alıyorsa, o daha fazla Türk ürünü değildir. Belki Türkiye’de üretilmiş olabilir ama Ukrayna’ya ait. Türkiye bununla suçlanamaz.”

Çavuşoğlu’nun savunmasının devamı daha da vahim: “Bazen terörle mücadelemiz sırasında farklı ülkelerden farklı silahlarla karşılaşıyoruz, Rusya da dahil olmak üzere. Biz asla Rusya’yı suçlamıyoruz. Ukrayna da bizim adımızı kullanmayı bırakmalı.”

Üstelik iki kere vahim: Hadi Ukrayna’ya “Bizim adımızı kullanmayın” demelerini geçtik, ancak “bir ülke terör örgütüne silah sattıktan sonra artık o silah o ülkeyle anılmaz, terör örgütünündür” şeklindeki savunma, Türkiye’nin 40 yıllık argümanını zayıflatmıştır.

Bu savunmayı yapan AKP iktidarı, örneğin PKK’nin elindeki silahlar nedeniyle NATO müttefiki ABD’yi nasıl suçlayabilecek artık? PKK’nin elindeki ABD silahları artık ABD’nin değil, PKK’nin mi denilecek yani!

BÜTÜNLÜKLÜ STRATEJİ İHTİYACI

Sonuç? AKP Rusya’dan aldığı S-400’ü ABD’nin tepkisi nedeniyle hâlâ çalıştıramıyor, Rusya’nın tepkisi nedeniyle de Ukrayna’ya sattığı silahı savunamıyor, müşterisine “Benim adımı kullanma” diyor!

Çünkü ortada bütünlüklü bir strateji yok. Oysa Türkiye bölge ve Asya ülkeleriyle işbirliği yapacaksa, bunun gereğini yapmalı. ABD’nin Rusya karşıtı planlarında olmak, ABD’nin Rusya’ya karşı açtığı Ukrayna cephesine destek vermek, ABD’nin Karadeniz odaklı Rusya karşıtı master planını onaylamak, Türkiye’nin çıkarına değildir. Tersine, ABD’nin bu hamleleri, Karadeniz bağlamında Türkiye’nin çıkarlarını da hedef almaktadır.

Not 1: AKP iktidarının BM’de ABD-Fransa ikilisinin öncülük ettiği Çin karşıtı çağrıya destek vermesi, Çin’in Suriye’deki TSK varlığına tepki açıklamasını getirdi. Ankara’nın bundan da çıkarması gereken dersler var.

Not 2: Erdoğan’ın ABD bayrağı önünde, Biden’ın Türk bayrağı önünde poz vererek başladığı Roma görüşmesi, özetle “Diyalog var, mesaj var ama çözüm yok” şeklinde sonuçlandı.

Yazarın Son Yazıları

İki milliyetçilik

Çağımızda milliyetçilik, eğer antiemperyalist karakterde değilse milletine genelde sorun çıkarır.

Devamını Oku
07.03.2026
Üs tuzağı

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Kısa savaş, uzun etki

ABD, müzakere etmekte olduğu İran’a neden saldırdı? Temel nedeni şu: ABD İsrail hegemonyasında bir yeni Ortadoğu düzeni kurmak istiyor.

Devamını Oku
02.03.2026
Şantaj mı, denge arayışı mı?

Önce şu listeye bir bakalım: Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Kanada Başbakanı Mark Carney, İrlanda Başbakanı Micheál Martin, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ve Almanya Başbakanı Frederic Mertz...

Devamını Oku
28.02.2026
ABD’nin ‘altın çağı’ mı?

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’deki rekor süreli konuşmasını kendi propagandasına dönüştürdü.

Devamını Oku
26.02.2026
Rubio’nun ‘Hıristiyan birliği’ mesajının anlamı

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee “Nil’den Fırat’a uzanan bölgenin İsrail’in hakkı olduğunu” savundu. Neden? Çünkü Tevrat’a göre Tanrı o toprakları Yahudilere vaat etmiş!

Devamını Oku
23.02.2026
NATO 3.0

Münih Güvenlik Konferansı’nın önemli başlıklarından biri de NATO’ydu.

Devamını Oku
21.02.2026
BM düzenine üç tehdit

Önce Davos’ta, ardından Münih’te “uluslararası düzenin yıkıma uğradığı” saptandı.

Devamını Oku
19.02.2026
Münih sirki

Başlıktaki benzetme İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye ait: “Genellikle ciddi bir etkinlik olan Münih Güvenlik Konferansı’nın, İran söz konusu olduğunda Münih sirkine dönüşmesini görmek üzücü.”

Devamını Oku
16.02.2026
Avrupa ‘yıkım altında’

Münih Güvenlik Konferansı başladı. Öncesinde yayımlanan hacimli Münih Güvenlik Raporu, Avrupa açısından bir çaresizliğe işaret ediyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Bilal Erdoğan ve kapitalizm

Bilal Erdoğan’ın kapitalizm “karşıtı” şu sözleri tartışma yarattı...

Devamını Oku
12.02.2026
Trump’ın vakti

ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman’daki ABD-İran müzakeresi sonrası söylediği “Bolca vaktimiz var, acelemiz yok” sözleri önemli.

Devamını Oku
09.02.2026
Epstein meselesi

Dünyanın da Türkiye’nin de gündeminin en üst sıralarında Epstein meselesi var.

Devamını Oku
07.02.2026
Bahçeli ve Fidan’ın taktiği

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM grup toplantısındaki şu sözleri yine gündem oldu: “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!”

Devamını Oku
05.02.2026
ABD’nin yükünü kim paylaşacak?

Bir program olarak Ulusal Güvenlik Stratejisi ve onun harekât planı olarak Ulusal Savunma Stratejisi, “Önce Amerika” doktrininin işaret ettiği hedeflere, hangi araçlarla, hangi yoldan ulaşılacağının planlamasıdır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kademeli entegrasyon

Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında bir anlaşma daha yapıldı.

Devamını Oku
31.01.2026
IŞİD’e Irak görevi

Suriye Savunma Bakanlığı’nın SDG’yle ateşkesi 15 gün uzattığını belirttiği açıklamasında dikkat çeken bir gerekçe vardı...

Devamını Oku
29.01.2026
Pentagon’un yeni strateji belgesi

Bugün Trump döneminde yayımlanan 2026 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesini, Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinden farkları üzerinden analiz edeceğiz.

Devamını Oku
26.01.2026
Trump kurulu

Trump’ın başkanlığını yaptığı Gazze için oluşturulan barış kuruluna 19 ülke imza attı.

Devamını Oku
24.01.2026
ABD SDG’yi neden sattı?

PKK yöneticisi Murat Karayılan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya dörtlüsüne soruyor...

Devamını Oku
22.01.2026
İransız iki proje

Medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı bilgilendirme toplantısında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a “Türkiye’nin Suudi Arabistan veya Mısır’la güvenlik ittifakı kurup kurmayacağı” sorulmuş.

Devamını Oku
19.01.2026
ABD’den SDG’ye yeni görev

Omurgasını PKK’nin Suriye kolu olan PYD/ YPG’nin oluşturduğu ve ABD’nin resmi müttefiki durumundaki SDG, Suriye ordusuyla kısa süreli çatışmanın ardından, kontrol ettiği Halep’teki iki mahalleden çekildi.

Devamını Oku
17.01.2026
İran’daki ölümlerin asıl faili Trump’tır

İran’da paranın değerinin düşmesine tepki gösteren Tahran çarşı esnafının haklı protestosuyla başlayan demokratik eylemler, ABD Başkanı Trump’ın kışkırtmasıyla kanlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Faturacılar

Henüz ABD-İsrail saldırganlığı yokken çok kutupluluğa şu eleştiri yapılırdı: “Çok kutupluluk halka ne kazandırdı, emekçilerin hayatını iyileştirdi mi?”

Devamını Oku
12.01.2026
Trump’ın ahlakı

ABD Başkanı Donald Trump, “Beni durduracak tek şey kendi ahlakım, uluslararası hukuka ihtiyacım yok” diyor.

Devamını Oku
10.01.2026
Grönland ve NATO gerçeği

Trump yönetimi, Batı yarımküreyi Çin’e kapatabilmek için yeni Monroe Doktrini ilan etti.

Devamını Oku
08.01.2026
Uzun çöküş

Evet, dünyanın hâkimi konumundaki düzen kurucu süper devletlerin çöküşü uzun olur ama ergeç olur. ABD süper devlet olmaktan çıktı, iki büyük devlet içinde büyüğü kalmaya çalışıyor aslında.

Devamını Oku
05.01.2026
Sosyalist-Kemalist ittifakı

Merdan Yanardağ, Birgün gazetesinde “yakın ve vahim tehdit” ile “sosyalist cumhuriyetçidevrimci ittifakı” başlıklı iki çok önemli yazıyla “Ne yapmalı” ve “Nasıl yapmalı” sorularının yanıtlarına işaret etti.

Devamını Oku
03.01.2026
Somali-Yemen hattı

İsrail Başbakanı Netanyahu, 34 yıl önce Somali’den ayrılan Somaliland’ı “demokratik ve ılımlı Müslüman ülke” olduğu ve “İbrahim Anlaşmalarına katılma isteği” gösterdiği için ilk tanıyan ülke olduklarını açıkladı.

Devamını Oku
01.01.2026
Özel’in görmediği o tehlike

CHP iktidar olmak istiyorsa asıl bu tehlikeye dikkat çekmeli ve asıl buna çözüm olacak “gerçek” bir ulusal savunma hedeflemelidir. “İktidar, Rus İHA’sı diye düşüremedi” şeklinde propaganda yaparak iktidara yürünmez, muhalefette kalınır.

Devamını Oku
29.12.2025
Stratejik taşeronluk

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bakanlıkta düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında, ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nden hareketle dikkat çeken bir yorum yaptı.

Devamını Oku
27.12.2025
Türkiye test mi ediliyor?

Anımsayalım: Azerbaycan’dan dönen askeri uçağımız Gürcistan’da düştü ve 20 askerimiz şehit oldu. Bir haftadır sınırlarımızı aşarak çeşitli illerimize kadar gelen İHA sorunu var. Karadeniz’de ticari gemilerimiz hedef alındı. Hatta ticari gemilerimiz Afrika kıyılarında bile hedef alındı. Vurulan geminin sahibi, Rusya’yla ticareti durdurduklarını açıkladı. Ve şimdi de Libya Genelkurmay Başkanı Haddad ile kara kuvvetleri komutanı dahil askeri ekibini taşıyan “özel jet” Ankara’da düştü.

Devamını Oku
25.12.2025
Fidan neden hedef?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açılımı sabote mi ediyor?

Devamını Oku
22.12.2025
İki entegrasyon, iki idari yapı

Suriye’den gelen bilgiler, Şam ile SDG’nin entegrasyonda bir orta yol bulmaya yakın olduklarına işaret ediyor.

Devamını Oku
20.12.2025
Güney Amerika için iki zıt program

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinden sonra Çin de Güney Amerika için bir strateji belgesi yayımladı

Devamını Oku
18.12.2025
Solculuk meselesi

Türban ve laiklik açıklamalarından Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermesine kadar tüm hataları, Erdoğan’la Erdoğan’ın kulvarında yarışmaya çalışmasındandı. Özel-İmamoğlu ikilisi de Erdoğan’la Atlantikçilikte yarışmaya çalışıyor. Halbuki orası da Erdoğan’ın kulvarı.

Devamını Oku
15.12.2025
ABD İmamoğlu’nu kurtarabilir mi?

CHP’nin yaşadığı hukuksuzluk nedeniyle Batı merkezlerinden destek arama çizgisinin işe yaramadığı görülmüyor mu?

Devamını Oku
13.12.2025
Transatlantik çözülme

ABD’nin Cumhuriyetçi Parti Kongre üyesi Thomas Massie, Temsilciler Meclisi’ne “ABD’nin NATO’dan çekilmesini” isteyen bir yasa teklifi sundu.

Devamını Oku
11.12.2025
ABD’nin Çin’le mücadele stratejisi

Trump’ın Ulusal Güvenlik Stratejisi, “en az yarım yüzyıldır ABD dış politikasının birinci bölgesi olan” Ortadoğu’ya odaklanmanın gerekçelerinin adım adım ortadan kalktığını savunuyor. ABD’nin bu bölgedeki ulus inşası dönemini kapattığını ve reform dayatmayı bırakacağını belirten belge, ABD’nin bölge önceliklerini şöyle sıralamış: “Körfez enerji kaynakları düşmanın eline geçmemeli, Hürmüz Boğazı açık kalmalı, Kızıldeniz seyrüsefere elverişli kalmalı, bölge ABD çıkarlarına karşı terör kuluçka merkezi veya ihracatçısı olmamalı, İsrail’in güvenliği sağlanmalı.”

Devamını Oku
08.12.2025
Barrack Türkiye’ye tezgâh kuruyor

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, sadece Türkiye’nin içişlerine değil, dışişlerine, savunma ve güvenliğine de müdahale ediyor.

Devamını Oku
06.12.2025