Jon Snow ölmedi, kalbimizde yaşıyor!
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Jon Snow ölmedi, kalbimizde yaşıyor!

04.08.2015 17:42
Güncellenme:
Takip Et:

 (Uyarı: Metin, Spoiler kapsamındadır)

“Game of Thrones”un bu sezonki acı sürprizi en sonda Jon Snow’un ölüme yolculuk sahnesiydi. Öyle ki dizinin müptelaları, özellikle de Jon’a meftun (“fan”) hiç kimse onun öldüğüne inanmak istemedi ve yeniden dirileceğine dair muazzam bir kehanet bombardımanı ortalığı kapladı.

Bu nedenle önceki gün dizinin yapımcı şirketi HBO’nun başkanı Michael Lombardo duruma netlik kazandırma ihtiyacı hissetmiş olacak ki “Gördüğüm, duyduğum, okuduğum her şeye göre Jon Snow gerçekten öldü” dedi.

Kit Harington tarafından canlandırılan Jon Snow karakteri, ana eksen itibarıyla bir feodalite fantezisi olarak izlediğimiz Game of Thrones kurgusunun şimdiye değin ayakta kalabilmiş, ön plândaki üç “iyi” karakterinden biriydi. Diğer ikisi, kral babası katledilince kötü bir dönem geçirmiş, ama sonra alevlerin içinden üç ejderhanın annesi olarak çıkıp yükselişe geçen Daenerys Targaryen (Emilia Clarke) ile Lannister soyunun tek iyisi ve dizinin en “akil” karakteri cüce Tyrion Lannister (Peter Dinklage).

İlk sezonda karşımıza başrolde pirüpak iyi bir karakter olarak çıkan “Kış Tepesi”nin lordu Ned Stark’ın (Sean Bean) gayrimeşru oğlu Jon Snow, ülkenin sınırındaki “Buz Duvar”ın dibinde koruyuculuk yapan “Gece Nöbetçileri”ne katılırken sezonun son bölümünde babası da aynen şimdiki gibi hepimizi şokla sarsacak şekilde ölüme yollanmıştı. Jon, izleyen sezonlarda “Buz Duvar”ın orada bir dolu zorluk ve tehlike içinden çelik gibi çıkıp komutanlığa kadar yükseldi. Ve tam herkes ona umut bağlamışken dizi bu ölümle bir kez daha hepimizi kötü vurdu.

Ben de ne yalan söylemeli, bayağı sarsıldım! O yüzden onun efsanevi şekilde dirilip karşımıza geleceği kehanetlerine hayli meyyaldim. Özellikle de krallığa hevesli Stannis Baratheon’u (Stephene Dillane) ölüme sürükleyen büyücü, “Kırmızı Rahibe” Melisandre’nin (Carice von Houten) onu “Uzun Gece”yi sona erdirmiş efsane kahraman “Azor Ahai” (Vaat Edilmiş Prens) kılacağı ihtimaline… Ama HBO başkanının sözleri gönlümden geçeni kırdı döktü!

Madem öyle artık gönlümüzden değil, aklımızdan geçeni söyleyelim!..

George R. R. Martin’in roman serisi “A Song of Ice and Fire” ve ondan uyarlama “Game of Thrones”un ayrıksı başarısı, biraz da Joseph Campbell’in “monomit”ine kafa tutmaktan geçiyor. Mitlerin insan dünyasındaki yeri üzerine araştırmaların en önde gelen ismi olan Campbell’in abide eseri “A Hero With A Thousand Faces” (Türkçeye “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” olarak çevrildi), bize tüm kültürlerin efsane, destan veya hikâyelerinde mevcut bir evrensel örüntü, yani “monomit”ten bahseder.

Halkbilim ve antropolojinin temel konu başlığı “geçiş ritleri”nden beslendiği söylenebilecek bu kurgusal yapılanma, karşımıza üç aşamalı yolculuktan geçmiş bir “kahraman” çıkarır: Önce ehemmiyetsiz ve aşağı yaşam koşullarından “kopuş”; sonra zorluk, tehlike ve imtihanlarla dolu bir “geçiş” süreci; nihayet bilgi, deneyim, olgunluk ve güç kazanmış olarak “dönüş”, yahut yeniden-doğuş.

Hollywood, Campbell’in bu “monomit”inden çok beslendi. Eseri, yönetmen ve senaristlerin başucu kitabıdır. Eskiden yeniye pek çok filmde izleri görülür. “Yüzüklerin Efendisi”, “Yıldız Savaşları”, “Matrix” sadece birkaç örnek.

Ama “Game of Thrones” böyle değil. O, Jon Snow’u Campbell’in ilk aşamasından geçirdi, ikinci aşamaya soktu, ama üçüncü aşamaya tam hazır derken söktü aldı! Aslında bu sezon benzer bir durum, Lord Stark’ın delişmen küçük kızı Arya Stark’ın (Maisle Williams) kör olması noktasında da yaşatıldı seyirciye. Kim bilir Daenerys Targaryen ve Tyrion Lannister’ın başına ne çoraplar örülecek?!

Dizi, hayal endüstrisinin en önemli ahdini bozuyor; seyirciyi ruhsal ve moral bir rahatlıkla filmden ayırmak bu… “Game of Thrones” bunu yapmıyor ama içeriği ejderhalar, cadılar, ecinniler, devlerle yüklü bir Ortaçağ fantezisini bu kadar gerçekçi kılması da belki bununla bağlantılı. Bir dizi oyuncusunun önceki yıllarda belirttiği gibi, “bu dizide hiç kimse güvende değil”. Feodalitede de hiç kimse güvende değildi ve söz konusu tarihsel dönemi ayırt eden bu gerçeklik, en beklenmedik, acı ölümlerle dizide yüzümüze çarpılıyor belki de…

Yine de Jon Snow dirilse keşke!..

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018