Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Gezi Direnişi,yeniden!

20 Kasım 2018 Salı

İktidarın, bir yıldır iddianamesi hazırlan(a)madan hapiste tutulan Osman Kavala üzerinden, beş yıl önceki Gezi Direnişi’nin terör örgütleri tarafından dış güçlerle birlikte tezgâhlanan bir darbe girişimi olduğu iddiasıyla, aralarında saygın akademisyenlerin de bulunduğu bir grup Sivil Toplum Örgütü mensubunu gözaltına alması, konuyu yeniden gündemin başına oturttu.

***

Kavala’nın tutuklanması ve son gözaltılar konusunda yapılan açıklamalar kabaca şöyle özetlenebilir:
1) Osman Kavala Gezi Direnişi’nin örgütleyicisi ve yöneticisidir.
2) Gezi Direnişi FETÖ/PDY – PKK/ KCK – DHKPC, MLKP terör örgütlerinin aktif olarak katıldığı ve destek verdiği bir darbe girişimidir.
3) Aralarında saygın akademisyenlerin de bulunduğu, bir STK’ye mensup bazı kişiler, Kavala ile hiyerarşik ilişki içinde, dışardan eylemciler getirerek ve biber gazının yasaklanmasına da çalışarak bu eyleme katılmışlardır.

*** 

Bu üç iddia, yine kaba çizgilerle, şöyle irdelenebilir:
1) Gezi Direnişi, bırakınız Osman Kavala’yı, ondan çok daha etkili ve yetkili bir politikacının, bir işadamının, bir aktivistin veya tek bir örgütün organize ederek yönetebileceği kadar basit ve kısa bir süreç değildi.
Çevreci küçük bir direniş olarak başlayan olay, iktidarın orantısız güç kullanması sonunda, farklı kişi ve grupların baskı ve şiddete karşı ortak tepki gösterdiği bir sürece dönüşmüştü.
2) a) Bugün “Fethullah Gülen Terör Örgütü” denilen, o zamanlar “Gülen Cemaati” diye baş tacı edilmiş olan örgüt, bu harekete karşı, hem liderleri, hem güvenlik güçleri, hem de medyası ile tam bir suçlayıcı tavır almıştı.
b) Kürt siyasal hareketi, ilk günlerde BDP milletvekili Sırrı SüreyyaÖnder’in bir buldozerin önünde durarak harekete ivme kazandırmasına karşın, o sıralarda gündemde olan “Kürt Açılımı”nı zedelememek için Direnişe destek vermemiş, tam tersine, hareketi onaylamadığını belirten açıklamalar yapmıştır.
c) Marjinal sol örgütler harekete sızmak istemiş ama hiçbir zaman belirleyici rol oynayamamışlardır.
3) Destek için dışardan getirtildiği öne sürülen “Duran Adam” ve “Kırmızılı Kadın” “yerli” aktörlerdir. “Piyanist” zaten gezgindir. Biber gazının zararlı etkileri ise tıp mensupları tarafından açıklanan bilimsel bulgulardır.
Hareketin dışardan örgüt desteği aldığı, hareketi karalamak isteyenve bugün FETÖ’den mahkûm olmuş bazı yazarlarca, o zaman da gülünç bir biçimde, zello adlı bir telefon uygulaması sanki bir örgüt ismiymiş gibi öne sürülerek, iddia edilmiştir.

***

“Gezi Direnişi”nin, olaydan beş yıl sonra, yeniden gündeme getirilişinin, iktidarın hangi çıkmazını veya açmazını simgelediği...
Çoktan yargılanmış ve beraat etmiş bir eylemin, yeniden darbe girişimi iddiasıyla ısıtılıp ortaya sürülmüş olmasının anlamı...
Uygulamaların bundan sonra, Demokrasi, Hukuk Devleti ve Adalet açısından hangi sürprizlere gebe olduğu...
Daha çok tartışılacak gibi görünüyor.

***

DİREN TARİHSEL, TOPLUMSAL VE SİYASAL GERÇEKLER...
DİREN HUKUK DEVLETİ! 

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Sokak ve sandık 18 Aralık 2018 Sal
Çölaşan’a FETÖ’cülük iddiası? 16 Aralık 2018 Paz
Tren kazaları neden artıyor? 14 Aralık 2018 Cum

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Fethullah Gülen