Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti:
Kartlar dağıtıldı...
Zarlar atıldı...
Hamleler yapıldı!
Gerek eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın “Butlan” kararının parti kapatmaktan daha kötü olduğunu belirten dünkü konuşması, gerekse son bir yılda, CHP’lilerin ve geniş kitlelerin desteğini almış olan Özgür Özel’in bugün yapılacak olan Grup Toplantısı için kararlı olduğunu açıkladığı basın toplantısı, CHP’yi kurtaracak tek çözümün “Derhal Kurultay” olduğunu bir kez daha kesin olarak göstermiştir!
***
Ana Muhalefet Partisi CHP, AKP yargısının kuşatmasına alındı...
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan İstanbul Belediye Başkanı’nın diploması iptal edildi, kendisi hapse atıldı...
CHP’nin seçilmiş olan genel başkanı haksız, hukuksuz ve Anayasa’ya aykırı bir biçimde görevden alındı...
Görevden alınan CHP Genel Başkanı Özgür Özel yerine, Kurultay’da kaybeden Kılıçdaroğlu, yetkisiz bir mahkemenin kararı ve iktidarı destekleyen yandaşların desteğiyle Genel Başkanlık makamına oturtuldu.
Bu arada, terörist PKK Lideri’ne siyasal statü önerildi ve bu bağlamda yasal hazırlıkların yapıldığı belirtildi...
TELE 1 kanalını kuran ve yöneten Merdan Yanardağ, hukuka ve akla aykırı bir biçimde, İstanbul Belediye Başkanı ile birlikte, casuslukla suçlandı, hapse atıldı ve kanala el kondu; böylece gerçeklere uygun yayın yapan Halk TV ve Sözcü TV gibi televizyon kanallarına da gözdağı verildi.
***
2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Kemal Kılıçdaroğlu, bütün kişisel ve siyasal hatalarına ve kendisine yönelik sert eleştirilere rağmen, CHP Genel Başkanı olduğu için desteklendi.
Bu destek, onun kişisel özelliklerinden çok, CHP’nin, örgütsel kimliğinden kaynaklanmıştı.
Çünkü bu örgütsel kimlik, Cumhuriyeti kuran ve “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni savunan bir kimlikti.
Şimdi akıl almaz bir aymazlıkla, kendisine kimlik veren ama seçimlerde başarısız olduğu için kaybettiği “Seçilmiş Genel Başkanlık” makamına, Emperyalizmin uzantısı olan bir İktidarın, hukuka aykırı kararıyla dönmeye çalışıyor.
Bu girişim, kendisinin siyasal kimliğine de CHP’nin tarihine ve örgütsel yapısına da CHP’li seçmenin ve kamuoyunun beklentilerine de aykırıdır.
Kılıçdaroğlu, kendisini yaratan, kendisine güç veren kendisini cumhurbaşkanı adayı ve milyonların umudu yapan siyasal partiyi yok edecek bir girişim içindedir.
Umutlarını kendisine bağlayan milyonlar, büyük bir şaşkınlık içinde CHP’yi bölecek ya da yok edecek olan bu girişimi, gittikçe büyüyen bir öfke ile izlemektedirler.
Kılıçdaroğlu kurultayı derhal toplamazsa, ister parti içi kavga devam etsin, ister ihraçlar başlasın, isterse Özgür Özel ve arkadaşları başka bir parti kursun, CHP yok olacaktır.
2010 yılından beri Emperyalizmin ve İktidarın emrinde olduğu suçlaması ile karşı karşıya olan Kılıçdaroğlu, bu suçlamaya ancak kurultayı derhal toplayarak karşı çıkabilir.
Yoksa bu girişiminin sonunda CHP’nin bölünmesi ve yok olması, bu suçlamayı yapanları haklı çıkaracaktır!