Enver Aysever

Fenerbahçe küme düşer mi?

19 Aralık 2018 Çarşamba

Bilgin Gökberk, “BaşakCity” dedi onlar için. Tarifi yerli yerinde: “Bir kentte yaşayan insanların parasıyla onları mutsuz etmek için kurulmuş takım.” Biz İstanbul’da yaşayanlar cebimizden gasp edilen paralarla Başakşehir rezaletinin kaynağını sağlıyoruz. Peki, nedir Başakşehir?
Siyasal İslamcılar İstanbul belediyesini ele geçirince, kafalarındaki betondan kenti yaratmak için model gerektiğinin farkındaydılar. Geleneksel İstanbul semtlerinden farklı, öngördükleri yaşam biçimine uygun bir yer yarattılar. Adına da Başakşehir dediler. Muhafazakâr, betondan, sanatsız, sevgisiz, acayip bir semt... İleride ülkeyi ne hale getireceklerinin küçük örneğiydi burası. İktidar basamakları hızla tırmanıldı. Cumhuriyet çöktü ve Yeni Türkiye kuruldu.
Din afyonunu sıkça yutan, milliyetçilikle avutulan ahaliye bir de ayak topu uyuşturucusu şırınga edilmeliydi. Genlerine Cumhuriyet kazınmış Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ile bu işin olmayacağı da kesindi. Her ne kadar FETÖ ile birlikte Fenerbahçe’ye hamle yapıldıysa da, iş tutmadı, kitleler ayağa kalkınca geri adım atıldı. Öyleyse? Sahte başarı öyküsünün zamanı geldi. Muhtemelen geç kaldıklarının da farkındalar, bu sene Başakşehir şampiyon yapılacaktır!

***

Galatasaray değerli arazisini TOKİ’ye verip, pek de matah olmayan bir yerde yeni stadına kavuştu. Tevfik Fikret’in ruhu şahlandı açılış gününde, yöneticiler on takla attı ama protestolara engel olamadılar. Dönemin bakanı Erdoğan Bayraktar taraftara hakaret etti. RTE aradığını bulamadı, tepesi attı. Galatasaray’dan hesap sorulmalıydı elbette. İş üç beş yöneticinin kellesinin alınmasıyla bitecek sananlar yanılır. Kulüp ile lise tartışmasını bir de burada okuyun.
Bir dakikada yüz kere “Sayın Cumhurbaşkanım” deme becerisine sahip olsa da başkan Fikret Orman, tribünlerden taşan özgür ruhu durduramadı. Beşiktaşlılar Çarşılı ve her iktidara karşı olmaktan vazgeçmedi. Yargılamalar, hedef göstermeler gerçeğin üstünü örtmedi. İsyankâr Beşiktaşlılar halkın çocuklarının yanında yer aldı.
Ve Fenerbahçe! Emel Anne, Haydar Amca, Gürkan stada girdiğinde, hep bir ağızdan “Ali İsmail Korkmaz Fenerbahçe yıkılmaz” diye haykırdı binlerce taraftar. Orası “ülkenin kaymağının yendiği Kadıköy”dü! Ülkeye dalga dalga yayılan “İzmir Marşı” o tribünlerde söylendi ilk olarak.

***

RTE kendi eliyle açtı Başakşehir stadını. Turuncu formalarla sahaya çıktı takımı. Yıldırım Demirören, iktidar komedyeni Yılmaz Erdoğan, Acungiller, Hidayet, kimi arasan oradaydı. Zorla getirilen belediye işçileri, RTE’nin herkesin kenara çekilmesiyle attığı üç golü alkışladı. Önemlidir, artık ülkede maçlar böyle oynanmaktadır. Hani VAR sistemi diyorlar ya, sarayın bir odasına kuruludur, sultandan izinsiz hücuma kalkmak yasaktır.
Diyeceğim; Baba Hakkı’yla, Lefter’le, Metin Oktay’la takımlarına sevdalanmış isimler için, bu ligde maç oynanması utançtır. Bırakın Başakşehir, Konyaspor, Osmanlıspor kendi ligini kursun, orada top tepelesinler.
Şike arıyorsanız hâlâ, Başakşehir’in varlığı başlı başına şikedir!