Olaylar Ve Görüşler

2019 bize neler getirecek

01 Mart 2019 Cuma

Özellikle vergi gelirlerimizin iki önemli kalemi olan ve neredeyse toplam vergi gelirlerimizin yüzde 55’ini oluşturan ÖTV ve KDV’deki düşük performans önümüzdeki günlerin ne kadar zorlu geçeceğinin bir işaretidir.

Geçtiğimiz günlerde şaka ile karışık şöyle bir tweet atmıştım;
Geçen yılın ocak ayına göre bu yılın aynı ayındaki ÖTV gelirlerinde;
Alım gücünden kaynaklı
• Petrol, doğalgazda yüzde 13 düşüş
• Motorlu taşıtlarda yüzde 70 düşüş
• Beyaz eşyada yüzde 42 düşüş Dertlerden kaynaklı
• Tütün ürünlerinde yüzde 5 artış
• Alkol ürünlerinde ise yüzde 60 artış olmuştur, diye.
Aslında kısaca da olsa anlatmak istediğim şu idi;
Azalan iç talep gerçeği, bazı vergi indirimlerinin veya vergi tatillerinin dahi etki etmediği alım gücündeki ciddi kayıp ve yılbaşında gelen ÖTV zammına rağmen alkol ürünlerindeki vergi gelirinin önlenemez yükselişi.
Şimdi bütçe verilerine şöyle bir göz attığımızda 2018 yılının ocak ayı ile 2019 yılının aynı ayının bazı önemli karşılaştırmalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ciddi kur farkı
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı’nın da belirttiği üzere geçen yılın ocak ayına göre bu yılın aynı ayında artış gerçekleşmesi ve bütçenin fazla vermesi üstün performanstan kaynaklı değildir. Bilakis Merkez Bankası’nın Hazine’ye aktaracağı kâr payını, nisanı beklemeden ocak ayında aktarmış olmasındandır.
Gelelim vergi gelirlerine;
Vergi gelirlerinde geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 7’lik bir artış gözlenmektedir.
İthalde alınan KDV’nin yaklaşık yüzde 19, gümrük vergilerinin de yaklaşık yüzde 27 civarında artmasının temel sebeplerinden en önemlisi iki dönem arasındaki ciddi kur farkı yani geçen yılın aynı ayına göre bu yılın ilk ayındaki kur yükselişinden kaynaklıdır.

ÖTV gelirinde düşüş
Unutulmamalıdır ki bazı durumlarda kur artışı devlet açısından vergi gelirlerinin bazı kalemlerinde pozitif bir yükseliş sağlamaktadır. Aynı örneği yükselen faizlerden dolayı bir önceki yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk ayındaki yaklaşık yüzde 40’ın üzerinde artan Banka ve Sigorta Muamele Vergisi’nde de görebilmekteyiz.
Yazıma başlarken de belirttiğim gibi, enflasyon artışı ve daralan iç talep sonucu çok temel vergi gelirlerimizde düşüş yaşanmıştır. Örneğin akaryakıtta uygulanan eşel mobil sisteminin 8 Ocak itibarıyla kalkmasına rağmen akaryakıt üzerinden alınan ÖTV gelirinde yüzde 13’lük bir düşüş olmuştur. Yine ÖTV indirimlerine rağmen beyaz eşya ve motorlu taşıtlardaki ÖTV gelirinin azalışı daralan iç talebin en net göstergeleridir. Buna dahilde alınan KDV’deki yüzde 5’lik düşüşü de eklersek tablo açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Şans oyunlarındaki yaklaşık yüzde 7’lik vergi geliri artışının analizi de, vatandaşın 2019 yılının ilk ayında geçen yılın aynı ayına göre umutlarını biraz daha şans oyunlarına yönelmiş olmasına bağlayabiliriz.
Yurtdışı çıkış harçlarında bir önceki yılın aynı ayına (ocak) göre yaklaşık yüzde 18’lik bir düşüş gözlenmektedir. Bu durum artan döviz kuru ve alım gücünün düşmesi ile birlikte vatandaşların bir önceki yılın aynı ayına göre yurtdışı seyahatlerinden vazgeçtiğini göstermektedir.
Geçen yılın aynı ayına göre bu yılın ilk ayında tapu harçlarındaki yüzde 40’a varan düşüş ise konut sektörünün düşüş grafiğini çok net göstermektedir.
Özellikle vergi gelirlerimizin iki önemli kalemi olan ve neredeyse toplam vergi gelirlerimizin yüzde 55’ini oluşturan ÖTV ve KDV’deki (dahilde alınan KDV) düşük performans önümüzdeki günlerin ne kadar zorlu geçeceğinin bir işaretidir. Yukarıdaki tabloya baktığımızda 31 Mart tarihine uzatılan bazı vergi indirimlerinin 1 Nisan itibarıyla sonlanacağını ve uzatılmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca son 6 yılda gelen halk arasında vergi affı veya yapılandırması olarak da bilinen af kanunlarından dolayı uzun süredir yapılmayan vergi incelemelerinin hızlı bir şekilde başlayacağını da eklemekte yarar bulunmaktadır.

Dr. Ozan Bingöl
Vergi Uzmanı
Başkent Üniversitesi Öğr. Gör.