İstanbul Bilal Erdoğan’ın babasının malı değildir
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

İstanbul Bilal Erdoğan’ın babasının malı değildir

11.04.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yazı bir süre sonra kendisini imha edecek.
Hayır, ajan filmlerindeki gibi kendini yakarak değil. Koyunda saklanan yasaklı aşk mektupları gibi küçük parçalara da ayrılmayacak. Neyse ki, Türkiye hâlâ bir hukuk devleti. Bu yüzden hukuksuz işleri hukukçulara yaptırabiliyorlar.
Bir sulh ceza hâkiminin önüne bir dilekçe konacak. Hâkim, “şikâyetçi” bölümünde Cumhurbaşkanı’nın oğlunu görünce toparlanacak. Bacağını diğerinin üzerinden indirip yanına koyacak. Gözlerini ovuşturup derin nefes aldıktan sonra sağ elinin işaret parmağıyla cüppesindeki düğmeye dokunacak. Değiştirmek istediği eski arabasını, çocuğunun okul taksitini düşünecek. Sonra, “gereği düşünüldü” diye yazıya erişimi yasaklayacak.
Nereden biliyorsun” derseniz, “yaşadıklarımdan” derim. Bu köşede daha önce okuduğunuz “Cumhuriyet Bilal Erdoğan’ın babasının malı değildir” yazısını şimdi bulamıyorsanız, sebebi bu.
Oysa kâğıda, yüreğe ve akla yazılan yalnız eskir, ama silinmez.

Bilal Erdoğan’ın vakıfları
İstanbul seçimlerinde herkesi tartıştık da, bir Bilal Erdoğan’ı konuşmadık. İşin ilginci, Bilal Erdoğan da hemen her konuda konuşuyor da o da İstanbul bahsini açmadı.
Oysa ben en çok onun ne düşündüğünü merak ediyorum.
Ekim ayının ilk günüydü. İbn Haldun Üniversitesi açılıyordu. Salonda profesörler oturmuş, kürsüde Bilal Erdoğan konuşuyordu. Mutlaka tesadüf değil. Zira üniversitenin başkan vekiliydi. Erdoğan’dan sonra kürsüye kim mi geldi? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal. Bilmiyordum, meğer o da aynı üniversitenin mütevelli heyeti üyesiymiş. Hem belediye başkanı hem de üniversite yöneticisi olarak yaptığı katkıları anlattı. 16. yüzyıldan kalma Süleymaniye Külliyesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından üniversiteye verilirken, İstanbul Belediyesi de üstüne düşeni yapmıştı. Sürpriz değil, üniversitenin ilk kampusu da sonraki inşaatları da Uysal’ın daha önce başkanlık yaptığı Başakşehir’de idi.
İbn Haldun Üniversitesi, aslında bir TÜRGEV projesiydi. Nitekim üniversitenin sitesinde belediye ile TÜRGEV’in muhabbetinin eskiye dayandığı şöyle anlatılıyor: “Vakfımız 1996 yılında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, bugünkü T.C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kurulmuştur.
Nitekim Bilal Erdoğan da, İstanbul Belediye Başkanı Uysal da aynı anda TÜRGEV’in yönetiminde.
Vakıf, “kamunun eğitim yükünü hafifletmeyi” amaçlıyor ama malvarlığının önemli bölümünü belediyeden elde ediyor. Hangi birini sayalım? İBB Meclisi’nde, “Orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin ortak hizmet projesi” adı altında, bir günde 6 binanın yurt olarak kullanılmak üzere TÜRGEV’e tahsis edildiğini unuttuk mu? Bugün İstanbul’un değişik yerlerinde, birçoğu belediye sayesinde, TÜRGEV’in 24 farklı yurdu var. Bir sürü bina, milyonlarca liralık destek. Çiğdem Toker’in ortaya çıkardığı 2018 yılına ait İBB Raporu sadece TÜRGEV desteğinin 52 milyona vardığını göstermişti.
Bilal Erdoğan’ın resmen içinde olduğu vakıflar bu kadar değil.
Daha TÜGVA var, YETEV var, Kartal Eğitim Vakfı var, İnsan ve İrfan Vakfı var, İlim Yayma Vakfı var, var, var, var. Çoğunluğunu İBB destekliyor.
Geçen kasım ayında Fatih’teki Kariye Mahallesi’nde bulunan, İBB’ye ait binanın, 25 yıl bedelsiz olarak Türkiye Gençlik Vakfı’na (TÜGVA) verilmesi hatırımızda. Vakıf, İstanbul Belediyesi sayesinde birçok binanın üzerinde oturuyor.
Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyetinde olduğu, bünyesinde bir spor kulübünü ve bir araştırma enstitüsünü barındıran Okçular Vakfı, İstanbul Belediyesi’nin tahsis ettiği arazi ve binalarda faaliyet yürütüyor. 2010’da açılan, Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyeti üyesi olduğu İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı’na Gülhane Parkı’ndaki binalar, müze yapması için verilmişti. İBB söz konusu vakfın birçok projede destekleyicisi.

Vakıflar deniziyle kurulan düzen
Bilal Erdoğan’ın vakıflarına Başakşehir’de en büyük desteği veren, ardından İstanbul Belediyesi’nde sürdüren, kendisi de bu vakıflara üye olan Mevlüt Uysal’ın aday gösterilip kaybettiği Büyükçekmece’de AKP’nin yenilgiyi bir türlü kabullenememesi tesadüf mü?
Vakıflar, Osmanlı düzeninin en önemli kurumlarından biriydi. Mülkiyet; bireyin olmaktan çıkıyor, kamunun faydası için kullanılıyordu. Devletin bile dokunamadığı, kendi özel amaçları olan vakıflar konu İstanbul olunca bugünlerde farklı bir hal alıyor.
Sanki merkezinde Bilal Erdoğan’ın olduğu bir vakıflar denizindeyiz. Zaten kamunun olan belediye binaları, malları, paraları doğrudan kamu için kullanılmak yerine Erdoğan bağlantılı vakıflara devrediliyor. Bir ideolojik örgütlenme olduğu aşikâr olan çeşitli vakıflar ise sanki kendilerinin marifetiymiş gibi, bu mallar eliyle türlü işler yapıyor. Yardım alan eller “Allah razı olsun” lafını belediyeye ya da devlete değil, onun mallarını dağıtan Bilal Erdoğan’ın vakıflarına söylüyor.
Küçümsemeyin...
Örtülü ya da açık desteklerle, hibelerle, kiralamalarla milyarlık bir ekonomiden söz ediyoruz. Politik örgütlenmenin, yeni kuşakların ideolojik dönüşümünün vakıflar eliyle yürütüldüğü bir sistemden bahsediyoruz.
Birileri İstanbul’a “vakıf gibi olmayan vakıflar” eliyle kurduğu düzenin sürekliliği için yapışıyor olabilir mi?
“Cumhuriyet” için söylememiz yasaklandı ya, öyleyse İstanbul için söyleyelim:
İstanbul, Bilal Erdoğan’ın babasının malı değildir.

Yazarın Son Yazıları

Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025