Kriz Günleri ve Rasih Güran
Turgay Fişekçi
Son Köşe Yazıları

Kriz Günleri ve Rasih Güran

22.01.2009 07:13
Güncellenme:
Takip Et:

İçinde yaşadığımız kriz günlerinde bir yandan da geçmiş krizlere ilişkin okuduğum romanları, gördüğüm filmleri düşünüyorum.

Nasıl unutulur, Atları da Vururlar” ? 1929 Büyük Bunalım yıllarında, para ödüllü dans maratonunu kazanabilmek için günlerce, ölümüne ayakta dans etmeye çabalayan insanların öyküsünü anlatan filmi bir kez görmüş olanların bir daha aklından çıkabilir mi Jane Fondanın, Michael Sarazinin umutsuzlukla tükenen yüzleri?

John Steinbeckin iki büyük romanından Gazap Üzümleri, o yıllarda topraklarını yitiren insanların yeni hayatlar peşinde çektikleri acıları anlatır; Bitmeyen Kavga ise tarım işçilerini örgütlemeye çalışan iki sosyalist militanın öyküsüdür.

Bu iki romanı dilimize çeviren Rasih Güranın da ilginç bir yaşam serüveni vardır:

1912 doğumlu bu parlak insan, Nâzım Hikmetin kardeşi gibi sevdiği ve güvendiği arkadaşlarından biri olmuştur. Sosyalist düşünceye inanmış, Türkiye Komünist Partisine üye olmuştur.

Çağdaş resim sanatımızın önde gelenlerinden Nazmi Ziyanın (1881-1937) yeğeni olan Rasih Güran, 4 Ocak 1936 günü, Nâzım Hikmeti Nazmi Ziyayla buluşturup onun bir portresini yapmasını sağlamıştır. Bu tablo bugün, Piraye Koleksiyonu arasında korunmaktadır.

Ne ki, ilerleyen yıllarda Rasih Güran, büyük hayal kırıklıklarına uğramıştır. Bunlardan ilki, Nâzımın Bursa Cezaevinden Pirayeye ayrılmak isteğini bildiren mektubu Rasih Güranla elden göndermesidir. Nâzımın, kavgasıyla sevdasını birleştirerek dünyanın en güzel şiirlerini yazdığı Pirayeden ayrılmak istemesini Rasih Güran hiç anlayamamıştır.

Ardından ellili yıllarda, uzun yıllar sosyalistlerin mitleşmiş önderleri olan Stalinin ölümünün ardından inanılmaz vahşet ortaya dökülür. Önder bildikleri kişi, milyonlarca insanın ölümünden sorumlu tutulmaktadır. Rasih Güran, bu büyük yıkımın etkisinden bir türlü kurtulamaz. Ağzında hep aynı soruyla dolaşır: Bize ya önceden yalan söylüyorlardı ya da şimdi yalan söyleniyor.Öyle ya da böyle kandırılmış olduğu düşüncesini onuruna yediremez.

60’lı yıllarda kendini çeviriye verdiğinde birbirinden değerli yapıtlar kazandırır dilimize: William Faulknerın Ses ve Öfkesi, John Reedin Dünyayı Sarsan On Günü, Isaac Deutscherin Troçkisi de bunlardandır.

Rasih Güran, yetmişli yılların başında kanser kuşkusuyla hastaneye yatırıldığında öleceğini öğrenmekten mutlu olmuştur. Yalanla dolu bu dünyada yaşamak için bir neden bulamamaktadır. Aynı günlerde devrimci gençlerden Sinan Cemgilin Nurhak Dağları’nda öldürülmesi, içindeki acıyı daha da büyütür.

Hastanede yapılan tetkikler sonuçlanmış, kanser olmadığı anlaşılmıştır. Mutlu haberi alan Rasih Güran, hastane odasının balkonundan kendini aşağı atıp hayatına son verir.

***

Rasih Güranın yaşamına ilişkin ilginç bir yazıya Aziz Nesinin Benim Delilerim adlı kitabında rastladım. Aziz Nesin, ismini hiç anmadan bu dürüst aydının yaşamöyküsünü kitabında kendi yorumuyla anlatmış.

İçinde yaşadığımız kriz günleri, bizlere John Steinbeck gibi yazarlar, Rasih Güran gibi insanlık onurunu her şeyin üstünde tutan aydınlar getirecek midir, yaşayanlar görecek elbet.

turgay@fisekci.com

Yazarın Son Yazıları

111 Yaşındaki Arkadaşımız

Devamını Oku
09.01.2013
Kamil Masaracı'dan 'Kültürlü Hadiseler'

Devamını Oku
02.01.2013
Yüz Yıl Önce Balkanlar

Devamını Oku
26.12.2012
Mücap Ofluoğlu'nun Ardından

Devamını Oku
19.12.2012
Edebiyat ve Başka Alanlar

Devamını Oku
12.12.2012
Oldu da Bitti Maşallah!

Devamını Oku
05.12.2012
Öykücülüğümüzde Yeni Bir Dalga Yükselirken

Devamını Oku
28.11.2012
Melih Cevdet'siz On Yıl

Devamını Oku
21.11.2012
İlhan Abi

Devamını Oku
14.11.2012
Açlık Grevleri (07.11.2012)

Devamını Oku
07.11.2012
Yayıncılık, Dün ve Bugün

Devamını Oku
31.10.2012
Bayramlık (24.10.2012)

Devamını Oku
24.10.2012
Orhan Kemal'le Bir Masada Gibi

Devamını Oku
17.10.2012
Çıplak Deniz Çıplak Ada

Devamını Oku
10.10.2012
Babalar ve Oğullar (03.10.2012)

Devamını Oku
03.10.2012
Sanatçının Dünü ve Bugünü

Devamını Oku
26.09.2012
'Sanatın Gerekliliği'

Devamını Oku
19.09.2012
Benzersiz Bir Yemek Kitabı

Devamını Oku
12.09.2012
Berberin KDV'si

Devamını Oku
05.09.2012
Enver Gökçe

Devamını Oku
29.08.2012
Ziya Şav

Devamını Oku
22.08.2012
İstanbul'dan Başka Her Şey

Devamını Oku
15.08.2012
Yayın Hakları, Hak Gaspları

Devamını Oku
08.08.2012
Tatil Ülkesi Almanya

Devamını Oku
01.08.2012
Türküler Boyu

Devamını Oku
25.07.2012
Popüler Kültürle Nereye?

Devamını Oku
18.07.2012
Yüzyılı Okuma Denemesi

Devamını Oku
11.07.2012
Şairin Yüreği

Devamını Oku
04.07.2012
Doğum

Devamını Oku
27.06.2012
Orhan Veli'nin Öyküleri

Devamını Oku
20.06.2012
Eski Komünistler Arasında

Devamını Oku
13.06.2012
Ömrü Edebiyata Vurmak

Devamını Oku
06.06.2012
İlhan Berk'le Memet Fuat

Devamını Oku
30.05.2012
Yahya Kemal Muhafazakâr mıydı?

Devamını Oku
23.05.2012
Şiir Nedir Aslında?

Devamını Oku
16.05.2012
Cüneyt Türel

Devamını Oku
09.05.2012
1 Mayıs Şiirleri

Devamını Oku
02.05.2012
'Kadının Halleri'

Devamını Oku
25.04.2012
Eray Canberk

Devamını Oku
18.04.2012
Bir Şiir Neden Beğenilir?

Devamını Oku
11.04.2012