Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Depresyona hayır... Cumhuriyet’e evet!

29 Ekim 2015 Perşembe

Kimi görsem, “Depresyondayım” diyor...
Bu iktidar, insanların içindeki yaşam sevincini yok etti...
Bu nedenle de ona karşı yapılacak en iyi muhalefet, özgürce, yaşamdan tat alarak, bildiğin gibi yaşamaktır!

***

İnsanların başına, ölümcül bir hastalığa yakalanmak veya bir yakınını beklenmedik bir biçimde kaybetmek gibi büyük bir felaket geldiğinde, tepkiler genellikle beş aşamada görülür:
Birinci aşama reddetmedir:
İnsan, başına gelen felakete inanmaz, inanamaz, reddeder...
Ben on beş yaşındayken ağabeyimin ölüm haberini aldığımda “Benim ağabeyim ölmez” diye bağırmıştım.
İkinci aşama isyandır:
İnsan, “Bu niçin benim başıma geldi” diye öfkelenir. Bağırıp çağırır, kader kavramını ve varsa Allah’a olan inancını sorgular.
Üçüncü aşama pazarlıktır:
İnsan, felaketin şiddetini veya sonuçlarını azaltmaya çabalar. Allah’a inanıyorsa, onunla pazarlık etmeye çalışır. Kendi kendine “Şunu şöyle, bunu böyle yaparsam bu felaketin şiddetini azaltırım” diye düşünebilir.
Dördüncü aşama, depresyondur:
Bütün bu aşamalardan sonra, insan başına gelen felaketi artık değiştiremeyeceğini anlayınca hayata küser, içine kapanır.
Beşinci ve son aşama, uyum sağlamadır:
Durumu kabullenme ve yeni bir yaşam kurma, bu aşamanın özelliğidir.
Kimi insanlar, içinde bulundukları depresyonu benimseyip bir yaşam biçimine dönüştürürler. En kötü sonuç budur.
Kimi insanlar ise, felaket gerçeğini kabul edip kendilerine farklı bir yaşam çizerler.
Bu aşamalar arasında yukardaki sıra zorunlu olmadığı gibi, hepsi veya birkaçı aynı anda da yaşanabilir.

***

13 yıllık AKP iktidarı sonunda insanlar artık yeni bir yaşama uyum sağladılar:
Kimi depresyona girdi, sonunda ya biat ya isyan edecek ya da ömrünün sonuna kadar depresyonda kalacak...
Kimi biat etti, kişiliğini ödünç verdi, vicdanını susturdu, mutlu, mesut yaşıyor...
Kimi isyan aşamasında direniyor, kişiliğini, haysiyetini, demokrasiyi, insan haklarını savunuyor!

***

Sevgili okurlarım, bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’dır:
Lütfen, bu Cumhuriyet’in Atatürk ve arkadaşları tarafından hangi savaşların sonunda, hangi bedeller ödenerek, hangi koşullarda kurulduğunu...
Bu toplumun, Tek Parti Yönetiminde nasıl çağdaşlaştırılmaya çalışıldığını...
Tek Parti’den Çok Partili Rejime, İnönü ve arkadaşları tarafından nasıl barışçı ve eşi görülmemiş bir biçimde geçirildiğini...
1950’de demokrasi sayesinde iktidara gelenlerin, demokrasiye nasıl ihanet ettiklerini...
Sağ iktidarların ve askeri darbelerin ülkeyi nasıl yeniden feodalitenin ve faşizmin karanlıklarına sürüklemek istediğini...
Anımsayınız!

***

Depresyondan çıkınız...
Siyasete, sandığa küsmeyiniz...
Cumhuriyet’in kuruluşundan 92 yıl sonra bile, insanların demokrasi için, insan hakları için hâlâ nasıl direndiğine bakınız:
İnsanlara bu direniş gücünü, Cumhuriyet rejiminin ve Demokrasi idealinin aşıladığını biliniz...
Yalnız olmadığınızın bilincine varınız...
Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla doya doya kutlayınız...
Ve 1 Kasım’da, yine bir bayram coşkusuyla, sandık başına koşunuz...
Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Terörizm faşizmdir Faşizm terörizmdir 21 Mart 2019 Per
Mehmet Haberal: Direnen umut 19 Mart 2019 Sal
ABD’nin insan hakları raporu 17 Mart 2019 Paz