Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var:
Sinsilik, Eziklik, Hainlik, Ahlaksızlık, Gönüllü Kölelik, Aptallık, Çıkarcılık, Döneklik, İlkesizlik, Emperyalizm uşaklığı ve bunların karşıtlıkları da...
Krizlerin derinleşmesinde rol oynarlar.
Ama Cumhuriyete, Demokrasi’ye, Atatürk’e inanan vatandaşların bakması gereken asıl sorunlar, başrol aktörlerinin ya da figüranların bu kişilik özellikleri değildir:
Biz krizin yaşandığı “Temel Üretim Yapıları” içindeki “Sömürü İlişkileri”ne ve “Temel Hak ve Özgürlüklere” bakmalıyız.
Dört Temel Üretim Yapısı ve teknolojinin yarattığı ideolojiler ve siyasal yapılar şunlardır:
1) Toplayıcı-Avcı: Paganizm-Reislik-Aşiret-Beylik.
2) Tarım: Tek Tanrılı Din ve Mezhep-Monarşi, Krallık, İmparatorluk, Şahlık, Padişahlık.
3) Endüstri: Irk ve Milliyet-Ulusal Devlet-Cumhuriyet-Faşizm-Sosyalizm.
4) Bilişim: Eşitlikçilik-Demokrasi (mi?)
***
Türkiye’nin Sorunu; ülkenin Üretim Yapısı tam Tarım aşamasından Endüstri aşamasına geçerken Emperyalizmin engellemesiyle önce Menderes’e, sonra 12 Mart’a ve Milliyetçi Cephe Hükümetine, daha sonra 12 Eylül Darbesine ve en sonunda da AKP iktidarına yakalanmış olmasıdır.
Ne yazık ki bütün bu süreç sırasında sağ iktidarlar Emperyalizmle işbirliği yaparak Tarım dönemindeki köleliğe dayalı yüksek sömürü düzenini, Endüstri dönemindeki işçilere de taşımak gayreti içinde, Dinci-Mezhepçi ideolojileri Irkçı-Faşist ideolojilerle de harmanlayarak ülkenin bir üst Üretim Yapısına, Endüstriye geçmesini engellemeye çalıştılar.
İşin korkunç tarafı bunu, Endüstri Teknolojisi’nin yarattığı Ulusal Devlet ve Cumhuriyet İdeolojileri’ni de savunur gibi görünerek ama toplumu, gerideki Tarım Teknolojisinin Dinci-Mezhepçi İdeolojisi ile yönlendirerek gerçekleştirmeye çalışmalarıdır.
Sonuç Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi THTM’nin Yürütme Kurulu Sözcüsü Prof. Oğuz Oyan’ın son makalesinde belirttiği gibi “Teokratik Faşizmin Yükselişi” oldu. (https:// haber.sol.org.tr/ yazarlar/oguz-oyan/ teokratik-fasizminyukselisi-kurumlarincokusu-409935)
Bugün yaşanan esas sorun ne İmamoğlu ne Özel ve ne de Kılıçdaroğlu’nun kişilik özellikleri sorunudur:
Sorun, “Teokratik Faşist” eğilimli bir iktidarın Ana Muhalefet Partisi’ni kendi uzantısı yapmak için giriştiği Anayasa’ya karşı olan bir darbe sorunudur.
CB Adayı İmamoğlu ve öteki CHP’lilerin tutuklanmaları ve Kurultay için verilen “Mutlak Butlan” kararı, “Cumhuriyet”e ve “Anayasa”ya karşı yapılan bu darbenin yansımalarıdır.
Bu arada, yağma, sömürü, hapis, enflasyon, terörizme “statü”, uyuşturucu bağımlılığı, kadın cinayetleri ve asayişsizlik sorunları hızla sürmektedir.
Yapılacak şey açıktır:
Her türlü ideolojik ve örgütsel farklılıkları, geçici bir süre için bir yana bırakarak...
ANAYASA İÇİN TOPYEKÛN ANAYASAL DİRENİŞ!