AKP, MHP’ye çok ‘işaret’ borçludur
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

AKP, MHP’ye çok ‘işaret’ borçludur

24.02.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:
<video:681175>

Başbakan Binali Yıldırım, partisinin toplantısında kendisine “Ülkücüleri unutmayın” diye seslenirken üç parmağını birleştirip şehadet ve serçeparmaklarını yukarıya doğru kaldırarak Bozkurt işareti yapan izleyiciye aynı şekilde karşılık verdi. En son gazete yöneticileriyle yaptığı toplantıda bu konu gündeme geldiğinde de “Biz herkesin işaretini yaparız” demiş.


Merak ettim şimdi, Başbakan yine şehadet parmağının işin içinde olduğu, ama bu defa ortaparmakla birlikte “V” şeklinde havaya kaldırıldığı, Churchill’den çıkış bulmuş, zafer anlamına gelen, bizde ise giderek HDP ve Kürt siyasi hareketi ile özdeşleşmiş işareti de yapar mı acaba?!

***

İşaret, daha doğrusu simge (sembol), bir anlam ya da değerin somutlaşması… Onu üretenin, yapanın, kullananın kim ve nereye ait olduğunu bilmemizi de sağlıyor.
Ve de şehadet parmağı, adı üstünde, başlı başına İslâmî aidiyete gönderme yapan bir simge parmak. Başbakan Yıldırım’ın köken aldığı siyasi-ideolojik oluşum da o parmağı MHP’nin Bozkurt işaretinden farklı şekilde simgesel işlerliğe sokmuştur ve sokmaya devam ediyor, bunu biliyoruz.


(Erbakan’ın Refah Partisi başkanıyken yaygınlaştırdığı “Milli Görüş yemini”nde hep beraber başparmakların havaya kaldırılması da aynı siyasi hareket bünyesinde parmak sembolizmine ilişkin hatırlatılması gereken bir başka tarihsel örnektir.)
Bozkurt selâmı ise AKP’nin geleneğine hayli uzak ve aykırı kaçar. Çünkü esasen Orta Asya Türklüğünün İslâm-öncesi inanç kalıplarıyla ilişkili bir motif olarak karşımızdadır o... Totemik çağrışımları dahi vardır.


Ayrıca parmakları işlerliğe sokarak üretilen bu işaretin çok benzer bir biçiminin “Wicca” paganizmindeki Boynuzlu Tanrı (“Horned God”) için kullanıldığını kaydetmek gerekir. Ki bu (Avrupa’da cadıların şeytanla işbirliği içinde olduklarına yönelik Hıristiyan saptırmasıyla bağlantılı şekilde) bugün Satanist gruplarca da işlerliğe sokulmaktadır.

***

Her neyse… Sonuçta Bozkurt işareti şimdi Referanduma giden yolda AKP-MHP ortaklığının çarpıcı bir dışavurumu olarak Binali Yıldırım’ın parmaklarına da dolanmış durumda.


Fakat bu ilk değil. AKP, MHP’nin simge havuzuna hanidir bol bol dalıyor. Hatta pek çok simgeyi de içselleştirerek kendine mal etti.


Mesela AKP, MHP’den “kafa tokuşturma”yı da almıştır.


Bugün en tepede Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başlayarak milletvekilleri, bakanlar, belediye başkanlarından aşağı doğru partinin farklı kademelerinde görevliler ve seçmen kitlesine kadar hemen herkesçe MHP kökenli bu erkek-erkeğe selamlaşma ritüelinin içtenlikle benimsendiğini görürsünüz!..

***

AKP, MHP ve ülkücü hareketten “Tekbir”in sloganlaşmış halini de almıştır.


Bu memlekette tekbir, ibadette, camide, cenazede ve mevlitlerde karşımıza çıkan, tevekküle ve tevazua çağıran bir dinsel deyiş olarak bilindi ve kullanıldı uzun yıllar: “Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilahe illallahü vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahilhamd…”


Bunun “Ya Allah Bismillah Allahü ekber” şeklinde şiddetlice sloganlaştırılmasına ilk olarak ve daha çok üniversitelerde karşıt görüşlü öğrenci grupları arasındaki çatışmalarda ülkücüler aracılığıyla şahit olduk.


Dolayısıyla mevlit tekbirlerinden militan tekbirlere geçiş de MHP marifetiyle olmuştur.
Bu “tekbir”in AKP saflarında kitlesel kullanıma açılması, partinin 2011 sonrası süreçte bu ülkede kendi dışında kalan toplum kesimlerine karşı siyaseten gözünü kararttığı anti-demokratik savrulmayla eşzamanlı.


Şimdiki totaliter siyasi pratik bağlamında da o, artık iyiden iyiye AKP’ye mal olmuş görünüyor.

***

Sözün özü, AKP hanidir MHP’ye doğru böylesi “sembolik” bir açılım ve “işaret devşirme” ameliyesi sergilemekteydi zaten…


Buradan AKP’nin giderek MHP’lileşme süreci içinde mi olduğu sorusu geliyorsa aklınıza, bir şey demiyorum, üzerinde düşünmeye devam edin!..


Ama bir o kadar, MHP’nin AKP tarafından soğurulmasının söz konusu olup olmadığı üzerine düşünmeyi de ihmal etmeyin!..

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018