İktidar açlığından tıka basa tıkınmaya...
Aydın Engin
Son Köşe Yazıları

İktidar açlığından tıka basa tıkınmaya...

13.07.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Siyasal İslam terminolojide yaygın kullanılan bir terim. Onu “dini siyasete alet etmek” olarak tanımlayamayız. Bu siyasal İslam diye adlandırılan hareket(ler) i fazlaca yüzeysel kavramak, fazla yalınkatlaştırmak olur.
Siyasal İslam, dini (İslamı) referans olarak kabul eden, siyasal iktidarı ele geçirmek için örgütlenen, iktidarı ele geçirebilirse devleti tüm kurumlarıyla İslami esaslar, ilkeler, dogmalar üstüne inşa etmeyi öngören siyasal hareketlere deniliyor. En bilinen örneği “Müslüman kardeşler” diye de anılan Mısır’daki İhvan hareketi.
Türkiye’de siyasal İslam, çok uzun süre, bırakınız iktidarı ele geçirmeyi, toplumsal alanda varlığını korumakta bile zorlanan bir “iktidar açlığı” dönemi yaşadı. Sadece Cumhuriyet döneminden söz etmiyorum. Osmanlı’nın son döneminde de siyasal İslam iktidar yarışını kaybetti, yüzü batıya dönük siyasal güçler karşısında yenik düştü.
Cumhuriyetle birlikte varlığını bile koruyamayacak ölçüde bastırıldı. Cumhuriyetin en temel ilkeleri arasında “Laiklik”in başat bir ilke olarak kavranması bunda belirleyici oldu. Halk kitlelerinden laiklik yönünde bu yönde bir talep gelmediği belli. Ancak aynı halk kitlelerinde buna karşı güçlü bir dirence de rastlanmadı.
Varlığını güçlü tarikatlarda, siyasal terminolojide “illegal” terimi ile nitelenecek yöntemlerle sürdürmeye çalıştı. Burada Nakşibendi tarikatı ile kendini tarikat olarak tanımlamayan Nurculuk hareketi başı çekiyorlardı.
Siyasal İslam, çekildiği karanlık dehlizlerden gün ışığına Nakşibendi tarikatı mensubu Necmettin Erbakan önderliğinde 1970’in başında kurulan Milli Nizam Partisi ile çıktı. Gerçi bu parti uzun ömürlü olamadı, bir yıl sonra Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Ancak anlaşılan maya tutmuş; toplumsal taban yeterince olgunlaşmıştı. Selamet Partisi, Saadet Partisi gibi farklı adlarla, kapatılarak, yeniden açılarak, seçimlerde koalisyon ortağı olacak ölçüde milletvekili çıkarmayı başararak varlığını 2001 ilkbaharına kadar sürdürdü.
Ancak 2001 yazında Türkiye’de siyasal İslam nitel bir dönüşüm ve sıçrama yaşadı. Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu. Bir yıl sonraki genel seçimlerde ise tek başına iktidar olabilecek bir seçim zaferi elde etti.
İlk altı, hatta sekiz yılı iktidarını pekiştirebilecek, devletin kilit kurumlarını kendi zihniyeti doğrultusunda düzenleyecek manevralarla geçti. Geleneksel olarak siyasal İslamın karşı cephesinde yer alan ordu ve laik eğitim sistemi bu manevraların ilk hedefleriydi.
2010’dan bugüne ise devletin dizginlerini tümüyle ele geçirdi.
Bugün iktidarının 15. yılını yaşıyor ve olası bir seçimde iktidarı kıl payı da olsa kazanabilecek kadar büyük seçmen tabanına sahip. Şimdi artık siyasal İslam ideolojisinin içerdiği hedefler doğrultusunda devleti ve toplumu yeniden inşa etmek için önünde aşamayacağı engel kalmadığı kanısında, inancında, özgüveninde.
Burada, Cumhuriyet Türkiye’sinin “muasır medeniyetler seviyesine çıkmak” olarak tanımladığı hedefin siyasal İslam tarafından yorumlanışının, algılanışının önemi var. Siyasal İslama göre laiklik ilkesiyle beslenen, desteklenen bu hedef aslında İslamdan uzaklaşma, Hıristiyan Batı’nın değerlerini Türkiye toplumuna devlet zoruyla benimsetmektir. (Erdoğan’ın sık sık “Toplum mühendisliği yaptılar” suçlamasını hatırlayın).
Oysa asıl şimdi siyasal İslam çok ciddi, çok kararlı ve çok tehlikeli bir “toplum mühendisliği”ne girişti.
Yüz yıldan çok sürmüş, 1826’da ordunun Batı modeliyle yeniden örgütlenmesini başlangıç sayarsak 190 yıldır süren bir iktidar açlığı şimdi tıka basa tıkınarak giderilmekte.
Hukukun yok edildiği, çağdaş devletin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığının kelimenin tam anlamıyla iğdiş edildiği, parlamentonun göstermelik bir kuruma dönüştürüldüğü bir dönemdeyiz.
Özetle: Siyasal İslam çağdaş devletten, ille de laisizmden ve çağdaş değerlerden intikam için atağa kalktı.
Tayyip Erdoğan siyasal İslamın etkili bir figürü. Ama o kadar...
Başkanlığa açılan anayasa değişikliği referandumu “Erdoğan’a hayır” ekseninde yürümüştü. Ama mücadele artık “Siyasal İslama hayır” eksenine oturmak zorunda...  

Yazarın Son Yazıları

Eyvah, yaşasın, ben yine gidiyorum

Eyvah, yaşasın, ben yine gidiyorum

Devamını Oku
09.09.2018
25 ay 13 gün sonra

25 ay 13 gün sonra

Devamını Oku
16.08.2018
(Siyasal) İslam ve demokrasi

(Siyasal) İslam ve demokrasi

Devamını Oku
15.08.2018
Hem İslam hem demokrasi mi, ya İslam ya demokrasi mi?

Hem İslam hem demokrasi mi, ya İslam ya demokrasi mi?

Devamını Oku
13.08.2018
Garo Paylan’la imam olmamak için...

Garo Paylan’la imam olmamak için...

Devamını Oku
12.08.2018
Hani bir Demirtaş var(dı)

Hani bir Demirtaş var(dı)

Devamını Oku
09.08.2018
CHP’nin intiharı (mı?)

CHP’nin intiharı (mı?)

Devamını Oku
08.08.2018
Habercilere, yazarlara siparişlerim var

Habercilere, yazarlara siparişlerim var

Devamını Oku
06.08.2018
Kabile devleti dişlerini gösteriyor

Kabile devleti dişlerini gösteriyor

Devamını Oku
05.08.2018
Bir FETÖ’cüden bana müjdeli haber

Bir FETÖ’cüden bana müjdeli haber

Devamını Oku
02.08.2018
Bir bardak su ver, patlıcansız olsun

Bir bardak su ver, patlıcansız olsun

Devamını Oku
01.08.2018
Leyla Halid’den Ahed Tamimi’ye...

Leyla Halid’den Ahed Tamimi’ye...

Devamını Oku
30.07.2018
Tercih tuzağı: Kolera mı veba mı?

Tercih tuzağı: Kolera mı veba mı?

Devamını Oku
29.07.2018
Bin yamalı bohça: CHP

Bin yamalı bohça: CHP

Devamını Oku
26.07.2018
Ahmet Şık’ın tırnağı olamazsınız

Ahmet Şık’ın tırnağı olamazsınız

Devamını Oku
25.07.2018
Sahi, Osman Kavala neden tutuklu?

Sahi, Osman Kavala neden tutuklu?

Devamını Oku
23.07.2018
Eyyy Reis’in yargıçları, sözüm sizedir!..

Eyyy Reis’in yargıçları, sözüm sizedir!..

Devamını Oku
22.07.2018
Ölü toprağı serpilmiş bir muhalefet

Ölü toprağı serpilmiş bir muhalefet

Devamını Oku
19.07.2018
Kafası kesik tavuk gibi...

Kafası kesik tavuk gibi...

Devamını Oku
18.07.2018
İki yıl önce dün

İki yıl önce dün

Devamını Oku
16.07.2018
İki yıl önce bu gece

İki yıl önce bu gece

Devamını Oku
15.07.2018
Oyalamaca: Demeç ve hitabet muhalefeti

Oyalamaca: Demeç ve hitabet muhalefeti

Devamını Oku
12.07.2018
Sultan I. Tayyip Han

Sultan I. Tayyip Han

Devamını Oku
11.07.2018
Hazin bir izin (raporu)

Hazin bir izin (raporu)

Devamını Oku
09.07.2018
Bunlara fit olmak, onlara teslim olmaktır

Bunlara fit olmak, onlara teslim olmaktır

Devamını Oku
08.07.2018
Ha.. Ha.. Haaacet kalmayacak...

Ha.. Ha.. Haaacet kalmayacak...

Devamını Oku
05.07.2018
‘Denizler durulmaz dalgalanmadan’

‘Denizler durulmaz dalgalanmadan’

Devamını Oku
04.07.2018
Soylu’nun siyasal soyu

Soylu’nun siyasal soyu

Devamını Oku
02.07.2018
Doğu Karadeniz’de bir mezar taşı…

Doğu Karadeniz’de bir mezar taşı…

Devamını Oku
01.07.2018
Güneş elbet doğuyor. Ama nerede?

Güneş elbet doğuyor. Ama nerede?

Devamını Oku
28.06.2018
Sayıların dili, gerçeğin dili...

Sayıların dili, gerçeğin dili...

Devamını Oku
27.06.2018
Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti

Siyasal İslam kazandı, demokrasi kaybetti

Devamını Oku
25.06.2018
Oh be, bugün siyaset yasak…

Oh be, bugün siyaset yasak…

Devamını Oku
24.06.2018
Ne İnce, ne Uzun, parlamenter demokrasi

Ne İnce, ne Uzun, parlamenter demokrasi

Devamını Oku
21.06.2018
Yıllar sonra hatırlayıp soracak çocuklarımız

Yıllar sonra hatırlayıp soracak çocuklarımız

Devamını Oku
20.06.2018
Tık zindana, göm hücreye ve unut öyle mi? Yağma yok!..

Tık zindana, göm hücreye ve unut öyle mi? Yağma yok!..

Devamını Oku
18.06.2018
‘Yes, we can’den ‘Evet, yapabiliriz’e...

‘Yes, we can’den ‘Evet, yapabiliriz’e...

Devamını Oku
17.06.2018
Çocuk cenneti Tekirdağ

Süleymanpaşa Belediyesi için çocuklar her şeyden önde geliyor.

Devamını Oku
16.06.2018
Korkma Reis, biz kimseyi asmayacağız...

Korkma Reis, biz kimseyi asmayacağız...

Devamını Oku
14.06.2018
Demokrasispor 1 Reisspor 0

Demokrasispor 1 Reisspor 0

Devamını Oku
13.06.2018