CHP’nin TBMM grup toplantı salonu tarihinin en yoğun günlerinden birine tanıklık etti! Grup toplantısı miting havasındaydı. Salona girebilenlerin dört katı Meclis’in ya kapısında ya Genel Kurul salonunun çevresindeydi!
Öncelikle şu gözlemimizi paylaşalım; kimsenin CHP’den ayrılmaya niyeti yok! Anadolu’nun dört bir yanından Ankara’ya gelen partililer en çok şu sloganları attılar:
- İktidar, iktidar...
- Mustafa Kemal’in askerleriyiz!
- Özgür başkan, Özgür başkan. Bir slogan vardı ki atılmaması için milletvekilleri ve CHP’nin grup yöneticileri de önlem almaya çalıştı. “Hain” sözcüğünün salonda dillendirilmemesi için Özgür Özel de çaba harcadı!
Ancak sık atılan sloganlardan biri oldu!
***
Özgür Özel ağır bir dil kullandığı konuşmasında son bir çıkış yolu daha önerdi. Olağanüstü kurultay için temmuz ayında karar kılınması halinde 45 gün içinde içişlerinin düzene gireceğini söyledi, ekledi:
- Ondan sonra iktidar yürüyüşümüze devam ederiz!
Kılıçdaroğlu’nun bu öneriyi kabul etmesi, 900 delegenin olağanüstü kurultay istemini dikkate alması, parti kamuoyunu dinlemesi mümkün mü?
Yanılmayı yürekten diliyoruz; Kemal Bey bu eşikleri aşmış. Dinlemeyecek! Ne olursa olsun kendi yol haritasını oluşturmuş. Önüne engel çıkarsa “bertaraf” edilecek! Bunun son somut örneği önceki akşam yaşandı. Kurultaya imza veren delege sayısının 900’ü geçtiği saatlerde, MASAK’tan tüm delegelere ve sülalelerine bir teşekkür mesajı geldi:
Tümünün hesaplarının incelenmesine!
Mademki imza verdiniz hesabını da verirsiniz!
Bunu hiç çekinmeden, zamanlamasının toplumun dikkatinden kaçmayacağını umursamadan yaptılar!
Salt bu durum bile Kılıçdaroğlu’nun önüne çıkacak tüm parti içi demokrasi istemlerinin bir şekilde bertaraf edileceğini gösteriyor!
Erdoğan da önceki gün konuyu her zamanki gibi CHP’ye getirip “Biz hiçbir yerinde yokuz” dedikten sonra huzuru bozan olursa gereğinin yapılacağını söyledi. Bunun da Türkçesi şu:
Nasıl 24 Mayıs günü biber gazıyla, kapıları kırarak genel merkeze girildiyse her yere girilir!
***
Özgür Özel’in TBMM’de grup toplantısı yapması önemli bir ivmeydi. Bunu başarmasında en önemli etken milletvekili grubunun ezici çoğunluğunun Özel’in yanında yer almasıydı.
Kafalardaki soru şu:
Bundan sonra ne olacak? Şu aşamada öngörülmesi zor bir sürecin içinden geçiyoruz. İşin içine dillendirmek istemediğiniz tutuklamalar, Meclis merkezli şafak operasyonları girerse bambaşka bir süreç başlar. O aşamanın sonrasını kimse öngörmez!
O aşamaya gelmeden hızlı, sağduyulu çözüm kurultayın yapılması. Bu olmazsa tartışmanın “solda birlik”, “CHP’liler birbirine girdi” zeminine sokulmadan bir yol izlenmesi en uygunu olur. Bu yolun başlığı şu olabilir:
Demokraside birlik!
Konu önünde sonuna demokrasi mi monarşi mi ikilemine gidecek!