Ahmet İnsel

Çatışmaların Önlenmesi Ödülü Hrant Dink Vakfı’na

25 Kasım 2017 Cumartesi

23 Kasım’da, Pariste, Eyfel Kulesi’nin karşı yakasında, modern müze mimarisinin önde gelen bir örneği olan Quai Branly Müzesi’nde, anlamlı bir ödül töreni vardı. Eski Cumhurbaşkanı Chirac’ın kurduğu, kızının başkanlığını yürüttüğü, sloganı “Barışa hizmet etmek” olan Chirac Vakfı’nın dokuz yıldan beri düzenlediği Çatışmaların Önlenmesi Ödülü’nü bu yıl Hrant Dink Vakfı alıyordu. Aynı törende Chirac Vakfı’nın Kültür ve Farklılık Vakfı’yla birlikte iki yıldır verdiği Barış İçin Kültür Ödülü, kamplardaki mültecilere tiyatro yoluyla iyileştirme faaliyeti yürüten Lübnanlı Zoukak tiyatro kolektifine verildi.
Hrant Dink Vakfı’na ödül takdim konuşmasını eski Başbakan Alain Juppé yaptı. Hrant’ın öldürülmesinin yarattığı büyük şoku ve tepki dalgasını hatırlattıktan sonra, Dink ailesinin ve yakınlarının Hrant’ın yürüttüğü barış ve diyalog bayrağını devralmasını ve bütün nefret ve hınç tohumlarına karşı mücadele etmek için vakfı kurmasını sitayişle övdü. Günümüzde bazı medya organları büyük toplumsal bunalımlara neden olacak sorumsuz davranışlar sergilerlerken, dünyanın birçok yerinde ve Avrupa’da içinden nefret taşan bir milliyetçilik yükselirken, Hrant Dink Vakfı’nın medyada nefret söylemine karşı mücadelesinin, Türkiye-Ermenistan ve Ermenistan- Azerbaycan arasında barış ve dostluk köprüleri kurulması çabalarının öneminin daha da arttığının altını çizdi. Bu çaba ve mücadelelerin giderek zorlaşan bir ortamda verildiğini, “Osman Kavala gibi sivil toplumun önde gelen ve saygın bir temsilcisi hapsedilirken, Hrant Dink Vakfı’nın hafızaları barıştırma ve diyalog çabasının ne denli zor ve yararlı bir iş olduğunu herkesin ölçebildiğini” ve takdir ettiğini belirtti. Ödülü Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink ve yönetim kurulu üyesi Horsof Dink’e takdim etti.
Rakel Dink cevabi konuşmasında yükselenin yalnız nefret söylemi olmadığını, “insan haklarını savunanların sesinin de daha çok yükseldiğini” hatırlattı. Vakfın amacının “kendi yuvamız Türkiye’den başlayarak ayrımcılıkla mücadele etmek, diyalog ve barış dili kurmak, farklı kimlikleri yakınlaştırmak, kültürel mirası korumak, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirmek, duvarlar ören bir dönemde sınırları açmak, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin gelişmesine katkı sunmak ve en önemlisi insanların kafalarındaki sınırları aşmak” olduğunu belirtti.
Chirac Ödülü Fransa Cumhurbaşkanı’nın himayesinde veriliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ödül töreninde hazır bulunup uzun bir kapanış konuşması yaptı. Tören birçok bakanın, eski başbakanın, milletvekilinin geldiği, Macron’la Chiracçı sağın bir buluşma vesilesi gibiydi aynı zamanda. Chirac ekolünden gelen siyasetçilerin çoğu, yeni adıyla Cumhuriyetçiler partisinin başına aşırı sağ temalarla fazla fingirdeşen bir kişinin çok büyük ihtimalle seçilecek olmasından dolayı yeni arayışlar içindeler.
Altı ay önce cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron konuşmasında hem Hrant Dink Vakfı’nın hem Zoukak tiyatro kolektifinin barış, diyalog, kültürel çeşitliliği ortak zenginliğe dönüştürme çabalarından ve bu çabaların başkalarına benzer mücadeleleri yürütme gücü ve şevki vermesinden övgüyle bahsederken, endişelerini dile getirmekten geri kalmadı. Türkiye’de tutuklu gazetecileri ve akademisyenleri hatırlatıp, “yorulmadan ve inatla basın özgürlüğü konusundaki kısıtlamaları, sizin gibi risk alan insanları takip edeceğim” dedi. Türkiye’de tutuklu olan gazetecilerin, insan hakları savunucularının serbest bırakılması için Türkiye Cumhurbaşkanı’nı ikna etmek üzere sürekli diyalog halinde olduğunu söyledi. Ardından “özgürlüklerin mahkûm edildiği bir ülkenin içinde insanların her gün barış ve özgürlükler için mücadele vermesinin” anlam ve önemine vurgu yapıp, bu konudaki kendi söylemlerinin de ancak bu koşulla inandırıcı olabileceğini belirtti.
Türkiye’den hiçbir resmi temsilcinin bulunmadığı törende, maalesef Türkiye medyasından da kimse yoktu…  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir otokrat prototipi 1 Eylül 2018
Kayırma ekonomisinin bedeli 28 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları