Bugün Dünya Sanat Günü

Bugün Dünya Sanat Günü

15.04.2018 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

 “İki şey var ki, yeryüzünde son insan kalıncaya dek yok olmayacak: Biri sanat, öteki isyan!Albert Camus...
Bugün 15 Nisan... Dünya Sanat Günü...
Bundan 7 yıl önce Meksika’da toplanan UNESCO’ya bağlı Dünya Sanat Dernekleri (a+A) Genel Kongresi’nde, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Başkanı Bedri Baykam’ın önerisiyle, Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ı, Dünya Sanat Günü ilan etti.
O gün bugün bu tarih, dünyanın her kıtasında çeşitli ülkeler tarafından Dünya Sanat Günü olarak kutlanıyor. Hem de sanatın fildişi kulelerde değil, sokaklarda, alanlarda, her an, her yerde ve her yaşta yapılabilirliği vurgulanarak kutlanıyor.
Yanı başımızda bombalar füzeler birbiriyle yarışırken...
Koca koca adamlar kendi çıkarları uğruna savaşlardan medet umarken...
Dünya ve ülkem yalan haberler egemenliğinde savaş ve ölüm kokarken...
Hele ülkemde sanata bunca düşmanlık, hoyratlık varken...
Dünyada ve ülkemde, baskı, tehdit, zulüm ve korku egemenken...
Barut ve kan kokusu genzimizi yakarken...
Evet, biz yine de inatla sanata evet diyoruz ve dünyayı savaşların değil, sanatın kurtaracağına inanıyoruz.

Piramid Kültür Merkezi
Önceki gün Piramid Sanat’ta bu çerçevede Nasuh Mahruki, Tamer Levent ve benim konuşmacı olarak katıldığımız, Bedri Baykam moderatörlüğünde bir panel vardı.
Bugüne dek sayısız panele katıldım ama bunca ilgili, böylesi özenli ve dikkatli bir izleyiciye şimdiye dek neredeyse hiç rastlamadım. Saatler geçtiğinde kimse ayrılmak istemiyordu.
Sanki nicedir aç susuz kalmıştık ve iştahımızı dindiremiyorduk. Ya da sanata doymak istemiyorduk... Sanki çevremizi saran karanlıktan, pislikten, genzimizi yakan pis kokudan intikam alıyorduk.
Tek başına ve bir avuç yardımcısıyla Bedri Baykam, Taksim’de -şu sıralar alnımıza kara bir leke gibi sürülen kahredici AKM rezilliğinin neredeyse yanı başında-, dünyaya açılan bir Kültür Merkezi kurmuştu. Ardında devlet desteği, özel sektör desteği, herhangi bir kurum, hiç ama hiçbir destek olmadan... Ve yıllardır bıkmadan usanmadan olağanüstü enerjisiyle orada bir vaha var etmişti. Adı Piramid Sanat Galerisi’ydi ama bence sergileri, konferansları, etkinlikleri, kitaplığıyla, gerçek bir kültür merkezi işlevi görüyordu.

Sanatların en yücesi Yaşama Sanatı
Çok şey konuştuk. Ben özellikle sanatın özündeki muhalifliği vurgulamaya çalıştım...
Brecht’in ünlü sözüdür: “Tüm sanatlar, sanatların en büyüğü olan yaşam sanatına katkıda bulunur.”
Aynen böyle... Bunun en güzel bir başka ifadesine ise Nâzım Hikmet’in “Saman Sarısı” şiirinin sonunda rastlarız.
“Akşam oluyor Paris’te (...)
Bizim zanaatları düşünüyorum şiirciliği, resimciliği, çalgıcılığı filan düşünüyorum ve anlıyorum ki, /
Bir ulu ırmak akıyor insan eli mağaraya ilk bizonu çizdiğinden beri /
Sonra bütün çaylar, yeni balıkları, yeni su otları, yeni tatlarıyla dökülüyor,
onun içine ve kurumayan uçsuz bucaksız akan bir /
O’dur.”
İşte insan elinin mağaraya ilk bizon resmini çizdiğinden beri akan o ulu ırmağı yani SANAT’ı durdurmak, kurutmak imkânsız.
Ben bu ulu ırmaktan her fırsatta yararlanıp, hem değer ölçülerimi belirlemeye; hem de eleştirel düşüncemi ve muhalifliğimi bilemeye çalışıyorum...
Kendinize bir iyilik yapın: Sanatsız kalmayın.  

Yazarın Son Yazıları

‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025