‘Şahsım devleti’ kaybetti demokratik rejim kazandı!

‘Şahsım devleti’ kaybetti demokratik rejim kazandı!

02.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şahıslar ölür... 

İdealler ölmez: 

Mustafa Kemal Atatürk’ün “naçiz vücudu” bile elbet bir gün toprak olur... 

Ama, bizim de paylaştığımız, O’nun “Demokratik Türkiye Cumhuriyeti” ideali, ilelebet payidar kalır! 

***

Önce genel sonucu görelim: 

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerini, 22 yıldır inşa ve 16 Nisan 2017 oylaması ile ilan edilen “Şahsım Devleti” kaybetti. 

Bu seçimleri “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” yani “Demokratik Cumhuriyet” ideali kazandı. 

Şimdi bu sonucun özel anlamlarını irdeleyelim: 

1) Bu sonuç, aslında 14-28 Mayıs Genel Seçimleri’nde beklenen, ama şu ya da bu biçimde ulaşılamayan, belirlenemeyen sonucun 10 ay sonra ilanıdır! 

2) Bu sonuç, Erdoğan’ın kişisel mutlak iktidarının sonunun geldiğini göstermektedir. 

Bu anlamda, 1989 Yerel Seçimleri’nde Erdal İnönü’nin liderliğindeki SHP’nin birinci parti olarak çıkmasının, Kenan Evren-Turgut Özal döneminin sonunu simgelediği seçimlere benzemektedir. 

3) Anayasa’ya aykırı olarak üçüncü kez Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın dördüncü kez Cumhurbaşkanı olmasına ilişkin hazırlıkları boşa çıkarmıştır. 

4) Numan Kurtulmuş’un ilan ettiği, seçimlerden sonra, Cumhuriyet karşıtı olması beklenen yeni bir Anayasa değişikliği hazırlıklarını da zora sokmuştur. 

5) CHP’nin (sağ partilerle ittifak yapmasının değil) partiyi sağa kaydırmasının yanlış olduğunu, kendi Cumhuriyetçi kimliğiyle ittifaklar kurmasının daha başarılı olduğunu kanıtlamıştır. 

6) Bu seçim sonuçları, ezilen, horlanan, yok sayılan emeklilerin, gelecekleri karartılan, liyakat yerine sadakata önem verilen bir toplumda umutsuzluğa kapılan gençlerin, ezilen, horlanan kadınların, meslek ahlakları zedelenen profesyonel meslek sahiplerinin ağırlıklarını siyasete koymaları, tepkilerini sandığa yansıtmalarıdır. 

7) Erdoğan/AKP iktidarının artık bütünüyle egemen olduğu hem “Derin Devlet”, hem bütün “Bürokrasi”, “Hükümet” ve “Görünür Devlet”, seçimde Erdoğan/ AKP lehine propaganda için sahaya sürüldüğünden dolayı, bu seçimler, “Millet’in Demokratik iradesi, ‘Devlet’in Antidemokratik baskısını yendi” biçiminde yorumlanmaktadır. 

8) Kendilerine ipotek edilen eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, çevre ve bayındırlık hizmetleri gibi bütün “bürokrasiye” egemen olan tarikatların ve cemaatlerin, siyasetteki varlıklarının ve etkilerinin hiç de iddia edildiği gibi güçlü olmadığını ortaya çıkmıştır. 

9) Laiklik gibi, insan hakları gibi, çağdaşlık gibi Cumhuriyet değerlerinin artık değersizleştiği iddialarının gerçek olmadığı ortaya çıkmıştır. 

10) Yargıya egemen olan haksızlık ve hukuksuzluk iddialarının seçmende bir karşılığı olduğu görülmüştür. 

11) Yolsuzluk ve yağma iddialarının ve kendi oligarşisine aktarılan milli varlıklarımızın tüketilmesinin de siyasette iktidarı yıprattığı ortaya çıkmıştır. 

12) Yerel düzeydeki seçimlerde, iktidarın kötüye kullanmak istediği devlet gücünün, genel seçimlerde olduğu kadar etkili olamadığı ortaya çıkmıştır. 

13) CHP’nin kitle iletişim organlarını da aşan bir biçimde mitinglerle yürüttüğü “yüz yüze iletişim” yönteminin başta İstanbul olmak üzere, bütün yurtta başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. 

14) Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bütün sorunların çözümü için “önce Demokrasi” anlayışının bütün ciddi muhalefet partilerin üzerinde ittifak ettiği bir ilke olduğu ortaya çıkmıştır. 

15) Demokratik Cumhuriyet taraftarlarının tavan oy oranının yüzde 35 dolayında azınlıkta olduğu iddiasının yanlışlığı anlaşılmıştır. 

***

Sonucun sonucu: 

Türkiye’de yeni bir siyasal dönem başlamıştır: 

Bu dönemde iktidarın, Temel Hak ve Özgürlüklere, Demokratik Kurum ve Kurallara ne denli uygun davranacağı, toplumun ödeyeceği faturayı da belirleyecektir.

Yazarın Son Yazıları

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025