Hiçbir halk bu kadar aşağılanmamıştır!
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Hiçbir halk bu kadar aşağılanmamıştır!

21.01.2024 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçenlerde havaalanında bir ailenin çocuğunu askere uğurlamasına tanık oldum. Anne o kadar çok ağlıyor ki herkes şaşırmıştı. Sonunda oğlunun ayaklarına kapandı ve “Gitme seni ölüme yollamam ben!” diye haykırmaya başladı. Ben dayanamayıp oradan uzaklaştım ama yıllarca otobüs garajlarında tanık olduğum asker uğurlamaları aklıma geldi. 

Onlara en çok otobüs garajlarında rastlanıyor. Davullar eşliğinde, “En büyük asker bizim asker!” nidalarıyla uğurlanıyorlar. Yüzleri heyecandan ter içinde, arkadaşlarının omuzlarında otobüslere doğru ilerliyorlar. Bu, onların hayatlarındaki en önemli günlerden biri. Askere gidiyorlar!

Onlara en çok otobüs garajlarında rastlanıyor, bavullarında endişelerini gizlemeye çalışan analarının özenle hazırladığı çamaşırlar. Kulaklarında binbir tembih: “Aman evladım, yün fanilanı giymeyi unutma, oralarda soğuk adamı dondurur.” “Aman evladım, astım ilacını sık sık kontrol et. Bitmeye yakın hemen yaz, yollayalım. Oralarda bulunmaz.” “Aman evladım, ne durumda olursan ol üşenme, birkaç satır yaz, yolla. Bizi merakta koyma.” “Aman evladım, hiçbir şeyi dert etme. Paraysa para, altınları bozdururuz olur biter.” 

“Sonra, sonra evladım ölme.” “Evladım ölme.” 

Onlara en çok otobüs garajlarında rastlanıyor. Cüzdanlarının en kuytu köşelerinde gencecik, kızların fotoğrafları; ellerinde, yüreklerinde bir sıcaklık: “Beni unutma. Aşkımız seni korusun.” “Canın sıkıldı mı beni düşün. Gittiğimiz sinemaları, mendirekteki gezintilerimizi hatırla. Benim kokum sana bir rüzgâr olup ulaşsın.” “Oralarda gökyüzü çok yıldızlı olurmuş. Hep göğe bak, ne zaman çoban yıldızını görürsen beni hatırla. Gelecekte kuracağımız yuvanın düşünü kur. O zaman vakit daha çabuk geçer.” “Her şeyi unut beni unutma.”

“Sonra, sonra canım, birtanem ölme.” “Ne olur ölme.” 

Onlara en çok otobüs garajlarında rastlanıyor. Yürekleri pır pır. Gözleri dolu dolu, sık sık kendilerini uyarıyorlar: “Erkek adam ağlamaz oğlum, unutma!” Çocukluklarından sahneler geliyor akıllarına. Sünnette giydikleri elbiseler, o giysiler içinde gezdikleri yerler, lunaparklar geliyor akıllarına. Diploma törenleri, birayla sarhoş oldukları akşamlar, öptükleri ilk kız geliyor akıllarına. Kızın elbisesinin rengini, biçimini bile hatırlıyorlar. Beyaz yakalı, kırmızı bir elbise, yok yok, mavili beyazlı bir etek giymişti, beyaz bir gömlek... 

Büyükannelerinden dinledikleri türküler geliyor akıllarına. Kızkardeşinin karda düştüğü gün geliyor. Kızcağızın ayağı kırılmıştı, ağabeyi az sırtında taşımadı onu. Bir ay okula götürüp getirdi. Büyüdü artık, yakında kısmetleri çıkar. Uçup gider. Askerlik dönüşü artık sevgiliyle söz kesmek gerekir. Acele bir nişan, ardından düğün. Askerlik bir bitsin, şu atölye işine sonuna kadar asılacak. İnsanın işi kendi işi olmalı. En iyisi bu. Hele şu askerlik bir geçsin. 

Onlara en çok otobüs garajlarında rastlanıyor. Gözyaşları, neşeli şakalar arasında eriyip gidiyor. Onlar 2004 doğumlular, askere gidiyorlar. Kimi Şırnak’ta, kimi Bingöl’de, kimi Elazığ’da askerlik yapacak. Bu işten şehit olarak dönmek de var. Herkes biliyor bunu; analar, bacılar, sevgililer. Herkesin unutmak istediği şey bu. Kimsenin kendi çocuğuna, oğluna konduramadığı şey bu. Ama onlardan bazıları ölecek. Eve kara haber ulaşacak. Mahalleyi derin bir yas bulutu kaplayacak. Herkes onu askere uğurladıkları günü düşünecek. O zaman herkes biraz daha çok ağlayacak.

Az sonra otobüsler kalkacak. Muavin çağırıyor: “2004 doğumlular, otobüse!” 


Yazarın notu: Böyle yazıları defalarca yazdım. Artık yeter! Bir başka hikâye daha var: Şehit olan bir askerin annesi deprem çadırında acı haberi alıyor. Çadırda ısıtıcı yok ve devletliler tek bir şey yapıyorlar on tane ısıtıcı gönderiyorlar. Ben böyle bir aşağılanmadan utandım. Lanet olsun! Bir de emeklilere verilen sadaka var. Son söz: Hiçbir halk bu kadar aşağılanmamıştır! 

Yazarın Son Yazıları

Kendi kendine yetmek!

Sevgili okurlarım yollarda yürürken dikkat ediyorum, herkesin yüzü asık, düşünceli; marketlerde torunlarına çikolata almak isteyen anneanneler, dedeler en ucuz çikolatayı almak için reyondaki çikolataları tek tek inceliyorlar.

Devamını Oku
01.02.2026
Gel de kıskanma!

Sevgili okurlarım sizi bilmiyorum ama ben fena sıkıldım.

Devamını Oku
25.01.2026
Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran’da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025