Bugün bayram! Sevinmek bedava!

Bugün bayram! Sevinmek bedava!

11.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çocukken İzmir’de sokakta oynamanın tadını sonuna dek çıkarmış bir kuşaktan geliyorum ben... Mustabey’de, Gül Sokak bizim egemenliğimizdeydi. Biz dediğim, Küçük Ayşe, Büyük Ayşe, Mirella, Nazan, Ömür, Evelyn, Gabi, Turgut, Barbaros, Aydın, Stanley, Fahri, Enis... Sokağın bir ucundan ötekine fırlatılan “yakan top”, tüm mahalleyi kapsayan saklambaç, bir tekmeyle havalanan muço... (Bilmeyenlere: muço, boş konserve kutusu demek!)

Ama bayram geldiğinde, hele ilk gününde bu egemenliğe derhal son verilirdi. Çünkü herkes, yani tüm çocuklar el öpmeye büyüklere ziyarete gitmek zorundaydı... Bizim aile de doğru Karşıyaka’ya... Neyse ki o el öpmelerin sonunda ya minik bir hediye ya şeker ya da 3-5 kuruş gelirdi, artık kime ne düşerse... Düşmeyen tek şey, günün sonundaki bayram sevinciydi. Büyükler Zeki Müren’le efkârlanıp, Müzeyyen’le coşarken, biz çocuklar akşam yine sokakta buluşur, bayram ganimetlerini paylaşırdık!

O günler çok gerilerde kaldı. Ah nerede o günler diye nostalji labirentlerinde kaybolmayacağım. Değişmeyen tek şey değişim! Sadece çocuklara, torunlara arada “bayram” kavramının sevinç, birlik, beraberlik, sevgi, saygı ve dayanışmayla ilgili olduğunu hatırlatsak bile bence o bile kârdır.

HAPİSTE BİR BAYRAM DAHA

Bu bayram benim aklım ve yüreğim yine hapiste olanlarda. Haksız yere hapiste olanlarda...

FETÖ savcıları, yargıçları tarafından mahkûm edilenlerde...

Neyle, hangi gerekçeyle yargılandıklarını bilmeden içeride yatanlarda...

Siyasi erkin, nefret ve kin duyguları, bedel ödetme inadıyla hapsedilenlerde...

Aklım ve yüreğim Atatürk ilkelerini savundukları, bağımsız Cumhuriyete ilişkin görüş bildirdikleri için hapiste olan Türk ordusunun şanlı komutanlarında...

Aklım ve yüreğim, tüm Türkiye’de yaşanan Gezi direncini birkaç insana yükleyen o akıl almaz iddianameyle hapiste tutulan arkadaşlarımızda. (MLSA -Medya ve Hukuk Öğrencileri Dava İzleme Koordinatörü Semra Petek yazdı: Gezi davasından 18 yıl hapse mahkûm edilen, Gezi olayları sırasında İstanbul’da dahi olmayan, bir ihbar nedeniyle üç yıldır hapiste neyle suçlandığını öğrenmeye çalışan Mine Özerden’in Kafkaesk serüvenini. İnternette bulup okuyun o yazıyı...)

Aklım ve yüreğim, adlarını dahi bilmediğim, daha nicelerinde...

İçeridekilere işkence edip, dışarıdaki yakınlarına ve sevenlerine bu işkenceyi yaşatanları bu bayram bir kez daha lanetlemekten kendimi alamazken tekrarlıyorum: Bir ülkede eğer haksız yere hapiste olan bir insan bile varsa, hiçbirimiz özgür değiliz.

BEDAVA

Orhan Veli’nin “Bedava” başlıklı şiiri, edebiyatımızın en bilinen eleştirel, ironik şiirlerindendir. Yaşadığımız bu mali yıkım ve yokluk günlerine cuk oturuyor:

“Hava bedava, bulut bedava;/ Dere tepe bedava;/ Yağmur çamur bedava;/ Otomobillerin dışı, / Sinemaların kapısı,/ Camekânlar bedava;/ Peynir ekmek değil ama/ Acı su bedava;/ Kelle fiyatına hürriyet,/ Esirlik bedava;/ Bedava yaşıyoruz, bedava.”

Bu bayram, bedava olmayan sevinçler de yaşıyoruz. Örneğin seçim sonuçları... Türkiye’nin seçim sonrası haritasındaki o değişim rüzgârı...

Birçok il ve ilçede kadınların belediye başkanı olması. Ve asıl değişimin toplumsal cinsiyet bilincindeki kadınlardan geleceğini bilmenin sevinci... 11 il, 62 ilçe kadınlardan sorulacak. En çok kadın başkan çıkaran DEM Parti’yi kutlarım. Bir de İzmir’i kutlarım. İzmir’in yüzde 40’ını kadın başkanlar yönetecek.

Bu bayram bir başka sevincim birçok belediyenin şeffaflık içinde çalışma vaadi... Kiminin dev afişlerle bir önceki belediyelerin soygunlarını afişe etmesi... (Kimi AKP’li başkanın seçimi kaybettikten sonra bile eşi dostu kadroya aldığını, yandaşa ihale verdiğini okudukça artık şaşmaz oldum...

Neyse artık bütün bunların geçmişte kaldığını umut etmek...

Hak hukuk adalet umudu...

Çalmadan çırpmadan da iş yapılabilir umudu... Fırsat eşitliği umudu... Daha demokratik bir ülke umudu...

Bugün bayram, bunlarla idare ediverin artık... Hepinizin Şeker Bayramı’nı kutlarım!

 

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025