‘Deniz olduk astınız, şimdi okyanus olduk geliyoruz!’

‘Deniz olduk astınız, şimdi okyanus olduk geliyoruz!’

27.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günlerdir hepiniz gibi benim de aklım, ruhum, yüreğim okyanus olup taşan milyonlarca genç insana takılı kaldı. Artık onlarla gülüyorum, onlarla ağlıyorum, en çok onlarla konuşuyorum, onlarla düşünüyorum. Onları korumaya çalışıyorum. Koruyamadıklarım için kahrolup öfkeleniyorum. Değil mi ki şu son günlerde vatanım adına, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği adına bana bu umudu verdiler, umudu yeniden yeşerttiler, onlara teşekkürüm sonsuz.

Bu teşekkürü iki gün önce yaptığımız basın toplantısında da dile getirdim.

Beş basın, yayın ve yazar kuruluşu -Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği- bir araya geldik. Her kuruluş tek tek kendi açıklamalarını sundu ve ortak taleplerimizle hukuksuz gözaltılara, tutuklamalara, güvenlik güçlerinin şiddetine, internete erişim hakkının engellenmesine karşı çıkıp hukukun uygulanması için iktidara çağrıda bulunduk. (Ayrıntıları yukarıdaki kuruluşların sitelerinde okuyabilirsiniz. https:// www.pen.org.tr/)

GENÇLERE TEŞEKKÜRLER

Gençlere teşekkürüme gelince... Hani gençlerin apolitik, ana kuzusu, tek dertlerinin tüketim ve kapağı dış ülkelere atmak olduğunu falan sananlar vardı ya... Bunun böyle olmadığını kanıtladıkları için teşekkür ettim.

Onların meselesi seçimle başa gelip seçimle gitmek istemeyenlere bir ders vermekti. Halkın iradesine saygı gösterin adalet hepimize lazım demekti. Haksız yere hapiste bir tek insan varsa hiçbirimiz özgür değiliz demekti.

Gençler, “Biz geleceğimiz için buradayız. Bu memleket bizim” diye haykırıyordu. Omuzlarında Atatürklü bayrakları, memleket sorunlarına, demokrasiye, geleceğe sahip çıkıyorlardı. Düşüncemizi açıklamak, sözümüzü söylemek, eleştirmek, barışçı yollarla protesto etmek anayasal hakkımızdır diyordu. Ve korkmuyorlardı. Coplara, biber gazına, tazyikli sulara karşın polis barikatlarının önünde zeybek, erik dalı oynamaları, dans etmeleri, şiir okumaları, şarkı söylemeleri mizaha sarılmaları bundandı.

İktidar amma korkmuş! Düşünün “Her şey çok güzel olacak” inancımızı söze döken 22 yaşındaki Berkay Gezgin’i bile tutukladıklarına göre, gerisini siz söyleyin.

DİRENMEK

PEN Yazarlar Derneği bir edebiyat kuruluşu, edebiyata yer vererek açıklamamı bitirdim: Ahmed ArifAnadolu” adlı şiirinin bir yerinde şöyle der:

“Öyle yıkma kendini,/ Öyle mahzun, öyle garip.../Nerede olursan ol,/ İçerde, dışarda, derste, sırada,/ Yürü üstüne üstüne,/ Tükür yüzüne celladın,/ Fırsatçının, fesatçının, hayının.../

Dayan kitap ile/ Dayan iş ile./ Tırnak ile, diş ile,/ Umut ile, sevda ile, düş ile/ Dayan rüsva etme beni. (...) Bir umudum sende,/ Anlıyor musun?”

Bizim umudumuz, laik, hukukun üstünlüğünü, toplumsal adaleti, anayasayı tanıyan, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nde. Öyleyse mücadeleye devam.

ACUN GÜNAY

Birkaç gün önce canım arkadaşım Tarık Akan’ın eşi, can yoldaşı Acun Günay’ı sonsuzluğa uğurladık. Çoğunuz onu tanımadı. Çok ünlü, çok başarılı, canımız Tarık Akan’ın omuzdaşı olmasının dışında, alçakgönüllülüğü, fedakârlıkları, yeteneği ve gücü pek bilinmedi. Hep geri planda kalmayı kendi seçmişti. Delicesine sevdiği Tarık’ımıza daha çok yer, daha çok alan açmak içindi. Acun balerindi. Geçirdiği bir sakatlanma yüzünden baleyi bırakmak zorunda kalmıştı. Oradan kaynaklanan klasik müzik tutkusu vardı. Yıllarca sebatla, inatla çello çaldı. Her yaz, dostlarına Akyarlar’da sahilde çello konseri verirdi. Akıllıydı, zekiydi, becerikliydi, pratik zekâsı, her derde bir deva bulma gücü vardı. Komikti, eğlenceliydi, çılgındı. Tarık Akan’a klasik müzik, opera, bale tutkusunu aşılayan, farklı alanlarda ufkunu açan, yeryüzü kültürlerine ve değerlerine yönelten oydu. Tarık’ı yitirdikten sonra, “Artık yaşamıyorum, sadece nefes alıyorum” demişti. Yeniden kavuştular. Nur içinde uyusunlar. 

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025