Milleti uyuttunuz, köpekleri rahat bırakın

Milleti uyuttunuz, köpekleri rahat bırakın

30.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kafkaesk dünyamızdan örnekler için Çekya’ya gitmeme gerek yokmuş. En muhteşem örnek bizde: 

Milleti uyutan iktidar şimdi de sokak köpeklerini uyutma derdinde. Bu konuda çok yazıldı çizildi. Dün durumu çok iyi özetleyen bir açıklamayı sınıf arkadaşlarımdan biri yolladı. (Gökhan Kırçuval’ın gönderisini aynen paylaşıyorum.)

“Ülkemizde sokak köpeklerinin insanları yaralama vaka sayısı, bir yılda ortalama 100 saldırı. 

Erkeklerin kadın cinayetleri, yılda ortalama 1000; şiddet vaka sayısı 20 bin. 

Çocuk istismar sayısı (bilinen ve kayda geçen) 20 bin civarı.

EĞER KONU HAYVANSA: Hayvana tecavüz eden yılda 2 bin, şiddet uygulayan 10 bin ortalama. Sizce kimin sokaklardan toplanması lazım?” 

Ne kadar net, açık seçik bir anlatım değil mi! 

TEŞEKKÜRLER İŞ SANAT 

Dünya müzik tarihine çoktan geçmiş efsanevi bir isim Placido Domingo. Önce tenor, sonra bariton, sonra şef, 20. yüzyılda operayı iki meslektaşıyla (Pavarotti ve Carreras’la birlikte) geniş kitlelere yaymış, popülarize etmiş; dünya sahnelerini tutuşturmuş, kanseri yendikten sonra sahne yaşamına devam etmiş bir ikon. Türkiye’deki müzik meraklıların yabancısı da değil.1993’te ilk kez konser vermek üzere İstanbul’a geldiğinde bana (tıpkı Carreras gibi) Leyla Gencer dostluğunu ve hayranlığını anlata anlata bitirememişti. O ilk gelişi, sonra niceleri izledi. Murat Karahan’la dostluğu ve Aspendos konseriyle, Türkiye hayranlığı perçinlendi. 

Türkiye’nin en köklü kurumlarından İş Bankası’nın 100. yıldönümünü Placido Domingo, Rus soprano Elena Stikhina ve kalpleri çoktan fethetmiş usta tenor Murat Karahan’ı bir araya getiren bir gala konserle kutlaması harika bir seçim olmuş! 

Carlo Tenan yönetiminde, niteliğinden hiç ödün vermeyen Borusan Filarmoni Orkestrası eşliğindeki konser Volkswagen Arena’daydı. Klasik, sevilen, Verdi ve Puccini ağırlıklı operalardan seçilmiş aryayla başlayıp Lehar opetlerine, derken Türkçe şarkılara, oradan “Bessame Mucho” ve “Granada” gibi popüler şarkılara uzanıldı. Murat Karahan’ın muhteşem, doğal, geniş hacimli sesi kadar sahne sempatisi de müthiş. Domingo’ya Türkçe şarkı söyletip kristal berraklığında sesi olan Rus sopranoya sahnede dans bile ettirdi. 

Elbet Domingo bir zamanların Placido Domingo’su değil. Ama ne gam… Önemli olan Arena’yı dolduran izleyicinin aldığı müthiş tat, yaşadığı o coşku... Konseri izlerken zaman zaman Leyla Gencer’in neden mesleğinin zirvesindeyken sahneleri bıraktığını daha iyi anladım. 

Önemli olan sahnede yer alan solistlerin de orkestra elemanlarının da arenayı dolduran dinleyiciler kadar eğlendiği ve coştuğu bir konser olmasıydı.

İSTANBUL’UN RESMİ 

Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümünde, İş Bankası Kültür Yayınları birçok kurum gibi Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk üzerine çok değerli sayısız kitap yayımladı. 29 Ekim 2023’te ise İstiklal Caddesi’ndeki dev müze galerisinde Gül İrepoğlu küratörlüğünde çok geniş kapsamlı, muhteşem bir sergi; İstanbul peyzajları sergisi sundu. (Daha önce bu sayfalarda yer verilen olağanüstü bir sergi). 

Şimdi bu serginin, müthiş özenle basılmış, Gül İrepoğlu’nun usta kalemiyle yazılmış kitabı çıktı: “İstanbul’un Resmi”. Dünden bugüne İstanbul yazarlara, şairlere, müzisyenlere, ressamlara esin vermiş, yaratıcılıklarını kışkırtmış... Sayfalar boyu, müthiş bir imgeleme gücüyle ama aynı zamanda resim tarihimizle karşı karşıyayız. 

İrepoğlu, araştırmacı kimliği ve tüm birikimiyle yazmış bu eseri. 300’ü aşkın İstanbul tablosunu, resim sanatı açısından irdelerken aynı zamanda İstanbul’un belleğini canlandırıyor, belgesel tadında İstanbul sevdası tadında bir okuma sunuyor. Gerçek bir hazine.

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025