Usta sanatçı, 70. sanat yılını CRR’de yapılan özel geceyle kutladı: Haldun Dormen’e teşekkürler

Usta sanatçı, 70. sanat yılını CRR’de yapılan özel geceyle kutladı: Haldun Dormen’e teşekkürler

12.12.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Tiyatromuzun duayenlerinden, ustalarından, Haldun Dormen’in 70. sanat yılı önceki akşam, ağzına dek dolu Cemal Reşit Rey Salonu’nda muhteşem bir programla kutlandı. “Muhteşem” sözcüğü hafif kalır. 

Olağanüstüydü. Nitelikliydi. Dikkatle, özenle, çok büyük bir emekle hazırlanmıştı. İnceliklerle, duyarlılıkla, empatiyle, aşkla, sevgiyle, dostluklarla, tutkuyla, mizah duygusuyla, düşünceyle oya gibi işlenmişti. Müzikle, tiyatroyla, dansla, sinemayla, anılarla, diyaloglarla oluşturulmuştu. Özetle tiyatromuzun sadece Haldun Dormenli 70 yılına tanıklık etmekle kalmadık, aynı zamanda dünden yarınlara uzanan bir yolculuğa çıktık. 

SAHNEDE 70 YIL

Daha küçücükken, çocuk yaşta izlediği filmlerle, müzikallerle (40’lı, 50’li yılların Fred Astaire Ginger Rogers, Rita Hayworth’larıyla) beslenen Haldun Dormen’in baştan beri ne yapmak istediğini çok iyi bilmesiyle başlayan bir yolculuk. 

Azimle, tutkuyla, Yale Üniversitesi’nde eğitimle, izleyerek, öğrenerek dinmeyen bir enerjiyle süren... 

Yurda dönünce aile desteği ama ondan da önemlisi isimsiz gençlere duyduğu inançla, “Yaparsın/yapabiliriz” inadıyla ilerleyen risk almalar... 

Tiyatroyu farklı kılma, hep daha iyisini, daha güzelini, daha hızlısını gerçekleştirme tutkusu... 

Ekibine, dostlarına, oyuncularına, tiyatrosundaki büyük küçük herkese duyduğu güven ve onlardan bir “aile” yaratması... 

Sahnelediği oyunlarla başarıdan başarıya koştuğu zaman da “oyun tutmadığı” ve “Demek ki yapamadık” dediği zaman da asla geriye değil de hep ileriye bakması... 

Özellikle Batılı anlamda yerli ve yabancı müzikallere kapı açması, bulvar oyunlarına ve farslara adeta sınıf atlatması, bunlara sonsuz bir dinamizm, enerji, hız ve olağanüstü bir ritim kazandırması... Bu alanda öncülük etmesi... 

Sayılamayacak kadar çok öğrenci yetiştirmesi. Gelmiş geçmiş pek çok insana dokunmuş olması... 

Bu bölümde her paragrafta ne özetlemeye çalıştıysam, hepsinin izdüşümü, önceki akşam CRR Salonu’nun sahnesinde yer aldı. 

MİNNET GECESİ

Dahası fuayede Uğur Ugan’ın uzun söyleşisinden oluşan “Haldun DormenBen Buyum İşte” adlı kitabı davetlilere armağan edilmişti. 

Sahne, adeta bir müzikal ya da bir kabare biçiminde düzenlenmişti. (Dekor: Barış Dinçel.) Serpil Günseli, piyanosunun başında tek başına sanki bir orkestra görevi üstlenmişti. Gecenin sunuculuğunu bu 70 yıllık yolculukta Haldun Dormen’e eşlik etmiş olanlar ve Dormen Akademisi’nin öğrencileri üstlenmişti. Üç saate yayılan programın mimarları Kerem Atabeyoğlu ve Aşi Altuğ’du. 

Sahnedeki perdede hem tanıklıkları dinledik hem de Selçuk Metin’in yaptığı “Evde Fars” adlı Dormen ve ekibinin sahne dışındaki hallerini harika bir biçimde özetleyen çok özel mizahi bir filmi izledik. 

Göksel Kortay, Suna Keskin, İzzet Günay, Oya Başak, Mustafa Alabora, Banu Zeytinoğlu’nun anıları ve ilginç anekdotları... Ayça Varlıer, Buket Bengisu, Halit Ergenç, Atılgan Gümüş söyledikleri şarkılarla, Nebi Birgi ve Dormen Akademisi’nin öğrencileri bizlere unutulmaz anlar yaşattılar. 

Torun Alya’nın dansı, Oğul Ömer Dormen’in konuşması geceyi finale hazırladı. 

O SÖZCÜKLER Kİ

Gecenin sonunda Haldun Dormen’in sahneye çıkmasını beklerken gece boyunca ona ilişkin en çok kullanılan sözcükleri düşünüyordum: 

Gençlik... Asalet. Terbiye. Duygu. Efendi. İyilik. Nezaket. İncelik. İstanbul efendisi. Dürüstlük. Şakacı huy. Dinmeyen enerji. Dinamizm. Hız. Acelecilik. Mizah tutkusu. Dost. Aile. Öğretmen. Hoca. Fenomen. Doğruluk. Örnek. Sadakat. Ekip. 

Ama yanılmıyorsam, Haldun Dormen’in hayata bakış felsefesini şu tümceyle özetleyen Mustafa Alabora oldu: 

“Ona göre, dün geçmiştir. Bugün harika yaşanması gereken gündür. Yarın umuttur.” 

Harika! Diyecektim ki Haldun Dormen beyaz smokiniyle sahnede göründü. Geldi. Selam verdi. “Hepsi sizin sayenizde” dedi. “Sizler olmasaydınız, ailem, seyircim olmasaydı imkân var mıydı?” dedi. Sonra Cumhuriyetle neredeyse yaşıt usta “Hepsini hepsini, bir insana, Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz” dedi. 

Salon ayağa kalktı. Alkışlar dinmek bilmedi. Haldun Dormen’e, gerçekleştirdiklerine, ekibine, gençlere, “gelecek umuttur”a minnetimizi bildiriyorduk.

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025