CHP'li Karaca: 'İnsan Hakları Kurumu neden harekete geçmiyor'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle İnsan Hakları Çalışma Grubu ile birlikte Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda kalan çocukların durumuna dikkat çekti. Pandemi nedeniyle kurumlardaki ihlallerin tespit edilemediğini söyleyen Biçer Karaca, “Bu çocuklara ayni, nakdi yardım sağlanmalı, ek gıda ürünleri ve temiz içme suyu da ücretsiz tedarik edilmelidir” dedi.

19 Kasım 2020 Perşembe, 12:30
CHP'li Karaca: 'İnsan Hakları Kurumu neden harekete geçmiyor'
Abone Ol google-news

CHP Genel Merkezi’nde İnsan Hakları Çalışma Grubu ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Biçer Karaca, Adalet Bakanlığı’na çocuk ceza evleri, infaz kurumları ve eğitim evlerine ziyaret için başvurduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini açıkladı.

"İNSAN HAKLARI KURUMU NEDEN HAREKETE GEÇMİYOR?"

Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun (TİHEK) cezaevlerine düzenli ziyaret yapmaya yetkili olduğunu hatırlatan Karaca, “TİHEK pandemi döneminde cezaevlerine hiçbir ziyaret gerçekleştirmediği gibi, cezaevlerinden gelen hemen her başvuruya ‘dayanaktan yoksun’ kararı vererek ihlalleri görmezden gelmeye devam etmektedir. Resen inceleme ve yaptırım yetkisi olan bir kurum olmasına rağmen TİHEK neden harekete geçmiyor?” diye sordu.

"İHLALLERDEN HABERDAR OLAMIYORUZ"

Kapalı kurumlardaki çocuklar için temas ve girişimlerinin devam edeceğini ifade eden Biçer Karaca, şöyle konuştu:

“Bağımsız izleme ve denetim mekanizmaları çalıştırılmadığı için ne alanda çalışan çocuk hakları örgütleri ne de bizler Covid-19 salgını gerekçesiyle kapalı kurumlarda neler yaşandığını, salgından çocukların nasıl etkilendiğini, hangi ihlallerin meydana geldiğini ne yazık ki öğrenmekte zorluk çekiyoruz. Kapalı kurumlarda çocukların yaşadığı ihlallerden haberdar olamıyor, sorunların çözümüne katkı sunamıyoruz.”

"ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL DENETİM YAPILMALI"

2011-2014 yılları arasında Pozantı, Sincan, Şakran ve Antalya’da çocuklara kötü müdahale, işkence ve cinsel istismar olayları yaşandığını anımsatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Karaca, “Pandemi dönemi bahane edilmeksizin bu özel alanlarda özel bir denetime ihtiyaç duyulmaktadır” dedi.

"ÇOCUKLAR BİLGİ VERMEYE KORKUYOR"

Çocukların cezaevi koşulları hakkında bilgi vermekten korktuğunu, infaz memurları tarafından tehdit edildiklerine ilişkin iddialar olduğunu aktaran Biçer Karaca, ”Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 37’inci maddesi der ki ‘Hiçbir çocuk işkence veya diğer zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye ve cezaya tabii tutulmayacaktır. Çocukların alıkonulması başlı başına bir işkence ve kötü muamele olarak tanımlanmaktadır.’ Anayasamızın 41. Maddesi der ki: Devlet her türlü istismar ve şiddete karşı koruyucu önlemleri alır” diye konuştu.

"ÇOCUKLARA YARDIM YAPILMALI"

Pandemi nedeniyle ailelerin ve çocukların zorluk yaşadığını belirten Biçer Karaca, “Bu çocuklara ayni, nakdi yardım sağlanmalı, ek gıda ürünleri ve temiz içme suyu da ücretsiz tedarik edilmelidir” dedi.

Ceza infaz kurumlarının Türkiye’de çocuk suçluluğunu önleyemediğini vurgulayan Karaca, Kurum içerisinde çocukların tahliye sonrasında toplum içine dönüşlerinin kalıcı ve olumlu sonuçları olması gerektiğinin altını çizdi.

"ÇOCUK DEĞİL CEZAEVİ KAPATILMALI"

Biçer Karaca, “Çocukların tahliye süreci özellikle eğitim, psikolojik destek ve istihdam ayağında kurgulanmalı, bu süreç hem tutuklu hem hükümlü çocuğu kapsamalıdır. İstihdamda ve eğitimde tutuklu ve hükümlü çocuk kotası yasal güvence altına alınmalıdır” ifadelerini kullandı. Tutukluluğun istisna olması gerektiğini söyleyen Biçer Karaca, “Yargı reform çığırtkanlığı yapan Ak Parti Genel Başkanı ile Adalet Bakanı’na çağrımızdır: Çocuğa özgü adalet sistemi oluşturulmalı. Çocuk değil cezaevleri kapatılmalı. Merkezi bütçede yeni cezaevi inşasına değil önleyici hizmetlere para ayrılmalı. Tutuklama, infaz ve eğitim evinde ceza yöntemlerine alternatif geliştirilmeli” diye konuştu.

CHP’NİN TESPİT ETTİĞİ İHLALLER

CHP Genel Merkezi’ne ulaşan talep, yakınma ve başvurulara değinen Biçer Karaca, çocuk ceza infaz kurumlarında tespit ettikleri ihlalleri şöyle sıraladı:

- Tutuklandıkları anda çocuklara yeterli bilgi verilmiyor.

- Tutukluluk süresince eğitimden yeterince yararlanamıyor.

- Su ve beslenme yetersiz durumda.

- Çocukların eğitim desteği alabilecekleri televizyon bulunmuyor ya da televizyonu kendilerinin alması gerekiyor.

- Bu kurumlarda okur yazar olmayan çocuklar bulunuyor.

- Zorunlu eğitime rağmen kanunla ihtilafa düşmeden eğitim sistemine hiç dahil olmamış çocuklar var.

- Çocukların sınavlara katılım konusunda yeterli bilgisi yok, bu nedenle katılım oranlarından yoksun kalıyorlar.

- Ailelerinin bulunduğu ilden farklı bir ilde infaz yapıldığı için yasal görüş haklarını yeterince kullanamıyorlar.

- Bazı kurumlarda çocuk doktoru ve psikiyatristi bulunmuyor.

- Hükümlü olmalarına rağmen eğitim evine nakilleri yapılmıyor ya da disiplin yaptırımı olarak kapalı infaz kurumuna geri gönderilme durumunun ceza olarak kullanılıyor.

- Görüşler ayda bir ve açık şekilde yapılmasına rağmen tamamen kaldırıldı.

- Görüş sayıları kurumdan kuruma değişiyor, ancak en fazla iki kapalı görüşe olanak sağlanıyor.

- Telefon hakkı artırıldı, bu hak en az iki kez onar dakika kullanılabiliyor. Ancak bu hak ücretli olduğu için kullanılamıyor.

Giysi yardımı için Kızılay’la geçerli bir protokol yapıldı, ancak Kızılay bu protokol şartlarını yerine getirmedi, giysi yardımı kurumların inisiyatifi ile çözülüyor.”