'Hangi hak var ki helal edelim!'

Pandeminin başından bu yana mağdur olan, çoğunlukla hiçbir sosyal güvencesi olmayan müzisyenler; açıklanan destek paketlerinin yeterli olmadığını belirterek isyan etti.

21 Mayıs 2021 Cuma, 12:50
'Hangi hak var ki helal edelim!'
Abone Ol google-news

Pandemi süreciyle birlikte Türkiye'de kısıtlamaların başlamasından bu yana hemen hemen hiç iş yapamayan kafe ve bar çalışanları, yaklaşık iki yıldır mağdur. İstanbul ve İzmir'de işsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle üç müzisyen intihar etti.

Kısıtlamalar çerçevesinde kapatılan eğlence yerlerinde ve sokakta çalışan müzisyenler, sorunlarını aktardı.

“BİZİM İSTEDİĞİMİZ HELALLİK DEĞİL, SİSTEMATİK BİR YAŞAM BİÇİMİ”

Müzisyenlerin, pandemi döneminin yaklaşık 1.5 yıldır devam etmesine karşın ancak bu yılın başında hatırlandığına dikkat çeken 4X4 grubunun solisti müzisyen Deniz Tuzcuoğlu, şunları söyledi:

"Çünkü müzisyenler intihar ediyordu ondan sonra insanlar dedi ki 'Aaaaa böyle insanlar vardı, bunlar da yaşıyorlardı, yiyorlardı içiyorlardı. Hayatımıza bir şekilde dahillerdi. Bunların da çocukları vardı, bir yaşamları vardı' dendi. Kültür Bakanlığı’mız sağ olsun bir yardım yaptı. Bu yardım da açıkçası doğru bir şekilde dağıtılmalıydı. Miktarından bahsetmiyorum gerçekten. Biz de kendi içimizde, arkadaşlarımızla projeler yapıp zor durumda olan müzisyenlere, arkadaşlarımıza, etrafımıza yardımcı olmaya çalıştık ama bunlar tabii ki bir yere kadar. Son durumda ise oto yıkamacılar, bakırcılar, tamirciler vs. gibi zanaatkâr sınıfından elle iş yapan sınıfında görülerek, bir yardım öngörüldü bize. Sağ olsunlar bunun için de.

Fakat bizim istediğimiz bu yani helallik kavramının artık Türkiye’de rasyonel bir yaklaşımda geçerli olmadığını düşünüyorum. Bizim istediğimiz helallik vesaire değil. Bizim istediğimiz sistematik bir yaşam biçimi. Bize 'Siz bu işinizi yapamıyorsunuz, eskiden sistem içerisinde böyle böyle yapıyordunuz ama şimdi yapamıyorsunuz, bu yüzden de size böyle bir yol gösteriyoruz' denilmesini istiyoruz. Bunun için de sadece doğal, normal haklarımızı istiyoruz. Eğitim hakkımızın, sağlık hakkımızın, sosyal yaşama hakkımızın bize verilmesini istiyoruz. Aşıyla korunmak istiyoruz ve bu şekilde hayatımıza, yine sistemimiz içerisinde yaşamaya devam etmek istiyoruz, başka da bir şey değil. Sistemi kuranların bize bir yol göstermesi, yeni bir sistem göstermesi, yeni bir yol önermesi gerekiyor. Biz de bunu bekliyoruz. Bir biat kültürü değil.”

“NE HALİNİZ VARSA GÖRÜN GİBİ BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Müzisyen olarak beklediği saygıyı göremediğini yaşamlarını sürdürebilmek için enstrümanlarını değerlerinin altında satan müzisyenler olduğunu belirten Serhad Raşa ise şöyle konuştu:

“2020 mart ayından, yani pandeminin resmi olarak ilanından bu yana 15 ay geçti. Bu 15 ay içerisinde birçok insan işinden oldu. Birçok esnaf dükkânını kapattı. Birçok şirket iflasını verdi. Toplumun her kesimi bundan çok ciddi bir şekilde etkilendi. Bu çok ciddi etkilenen kesimden bir tanesi de sanatçılar. Sahne sanatçıları, oyuncular, müzisyenler sanatın her koluyla ilgilenen insan bundan çok ağır nasibini aldı. Mart 2020’den bu yana kapalı olan mekanlar son açıklanan genelge ile ya da işte neyse artık halen kapalı, halen onunla ilgili bir   iyileştirme yok. Birtakım devlet destekleri yapıldı ama bu 15 aylık süreç içerisinde 1000’er lira gibi bir maddi yardım yapıldı ama bu hiçbir şey ifade etmedi. Sonuçta 4 tane faturayı ödediğin zaman 1000 lirayı veriyorsun zaten ya da bir markete gidip bir file bir şey aldığın zaman, bir poşet bir şey aldığın zaman aşağı yukarı o kadar para harcıyorsun zaten. Fakat son genelgeye bakıyoruz halen bununla ilgili bir gelişme yok bununla ilgili bir iyileştirme yok. Adeta şöyle bir şey var: yani ne haliniz varsa görün bize ne sizin sorununuzdan der gibi adete bir ifadeyle, bir durumla karşı karşıyayız.

“İNSANLAR CANINI DİŞİNE TAKMIŞKEN, HAYATINA SON VERİRKEN KİMSE KİMSEYE HELALLİK VERMEZ”

Bu sektörde sadece sanatçılar, müzisyenler, oyuncular çalışmıyor. Bu sektörde komiler, garsonlar ne biliyim işte lojistikte çalışan insanlar, salonların sorumluları salon temizlikçileri yani bu işten milyonlarca insan evine ekmek götürüyor ve bu milyonlarca insan bu şekilde mağdur oluyorlar. HES koduyla ben şu an bir iş yerine gidip alışveriş de yapabiliyorum, bir yere gidip bir şey de yapabiliyorum. Peki neden HES koduyla bu mekanlar açılmıyor? Bu konser salonları açılmıyor? Önlemli bir şekilde bu işler devam etmiyor? Bu çok ciddi bir sorun ve çok ağır bedeller ödeniyor bir buçuk yıldır. İntiharlar var müzisyen intiharları var 100'ün üzerinde. Ondan sonra bir açıklama yapılıyor helallik isteniyor. Vallahi hayat böyle bir şey değil. Yani insanlar canını dişine takmışken, hayatına son verirken kimse kimseye helallik vermez. Böyle biline.”

“SANATÇIYA HAK VERİN Kİ HAKLARINI SİZE HELAL ETSİNLER”

Londra’da yaşayan ve orada pandemi sürecinde birçok destek aldıklarını ifade eden müzisyen Onur Uz ise şunları söyledi:

“Yıllardır İngiltere’de yaşayan bir Türk müzisyen olarak buradaki ve Türkiye’deki sanatçıya yönelik bakış açısının farkını bizzat yaşayanlardanım açıkçası. İngiltere’de pandeminin başladığı ilk günden itibaren sanatı ve sanatçıyı korumak üzere birçok hükümet yardımlarının anında açılmasına ilaveten birçok sivil toplum kuruluşu, yerel belediyeler ve tüzel kişilikler de sanatçının yanında durdu. Buradan Türkiye’deki otoritelere seslenmek istiyorum ve sanatçıya hak verin ki haklarını size helal etsinler diyorum.” 

“HANGİ HAK VAR Kİ HELAL EDELİM!”

İstanbul’da yaşayan müzisyen Egemen Yılmaz da ekonomik sıkıntı nedeniyle yaşamlarına son veren müzik emekçilerine dikkat çekti ve şunları söyledi:

“Bildiğiniz üzere tüm dünya gibi Türkiye de bir yılı aşkın süredir koronavirüsle mücadele ediyor. Tüm sektörler gibi müzik sektörü de ciddi anlamda zarar görmüş bir halde ve bu süreç nedeniyle girdikleri psikolojik ekonomik çıkmazlar neticesinde ne yazık ki 103 müzik emekçisi intihar etti hayatına son verdi. Bu konu hakkında bir farkındalık yaratabilmek adına 'Müzik Susmaz' adıyla bir proje başlattık. Bu proje kapsamında Selçuk Balcı, Niyazi Koyuncu şarkının bestecisi ve söz yazarı Özcan Şenver, Aranjör Kerim Ulaş Dönmez, Karoft, Ayla Yılmaz, Hilmi Arayıcı, Fikriye Kılınç, Zeda, Hakan Çağlar, Tuğçe Elmas ve Hüseyin Turan gibi isimler bir araya geldik ve bir farkındalık yaratmak istedik. Son günlerde konuşulan gerek sosyal medyada gerekse geleneksel medyada bahsi geçen helallik konusuyla alakalı bir cümle kurmak gerekirse de hangi hak var ki helal edelim”

"MÜZİK SUSMAZ"

Müzisyen Özcan Şenver de yaklaşık 15 aydır istihdam alanları kapalı olan müzisyenlerin, yaşama tutunmak için ya enstrümanlarını sattıklarını ya da hiç ilgileri olmayan alanlarda çalışmak zorunda kaldıklarını anlattı. Şenver, "Bazı müzisyenler de bu süreçte çaresizlik umutsuzluk terk edilmişlik ve ihtiyaçlarını başkaları tarafından karşıladıklarından onurları kırıldıkları için yaşamlarına son vermiştir. Biz 'Müzik susmaz' diyerek yalnız olmadığımızı hissettirmek istedik. Müzisyenlerle dayanışma sergilemeye çalıştık. Toplumda bir farkındalık yaratmaya çalıştık. Müzisyenlerin sesini güçlendirerek etki yaratmaya çalıştık. Müzik susmaz” dedi.

“YETKİLİLERİ BİZİMLE BERABER MASA BAŞINDA ÇÖZÜM ÜRETMEYE DAVET EDİYORUZ”

Müzisyen Hakan Çağlar da koronavirüs salgını sürecinde ekonomik ve psikolojik sıkıntılar nedeniyle yaşamlarına son veren müzisyenlere adadıkları “Müzik Susmaz” projesine değinerek, şunları ifade etti:

"Müzik Susmaz projesi biz sanatçı ve müzik emekçilerinin 15 aydır çektiği zorlukları sanatla ifade etme çabamızdır. Kamu çalışanlarına ve tüm sektörlere sağlanan düzenlemeler sadece bize yapılmadı. Yetkilileri bizimle beraber masa başında çözüm üretmeye davet ediyorum. Müzik Susmaz şarkımızı korona süresince yitirdiğimiz müzisyen dostlarımıza ithaf ediyoruz."

"BENİ MAĞDUR EDEN HİÇ KİMSEYE, BU KİŞİ BABAM BİLE OLSA HAKKIMI HELAL ETMİYORUM"

30 yıla yakın süredir müzikle uğraştığını ve profesyonel olarak belgeli bir sanatçı olduğunu belirten Doğan Karatepe ise pandemi sürecinin başından beri işsiz olduklarını belirterek, şunları söyledi:

"Geçen yılın 10'uncu ayından sonra bize 4 ay biner liradan 4 bin lira destek verdiler. Meslek birliklerinin asil üyesi olduğum için alabildim onu da. Ev kiram bin 500 lira. Sizce yetebilir mi? Yeni destek gelmedi henüz. Ben babama bile hakkımı helal etmiyorum. Beni kim mağdur ettiyse, hakkım varsa babama bile, beni mağdur eden hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Onlar saltanat sürecek, ben burada sürüneceğim. Benim suçum ne? Yetenekli, resmi kayıtlı müzisyen, besteci, aranjör, söz yazarıyım bütün işlerimizi kapattılar. Herkes dışarda, müzik yapılsa bu kadar tehlikeli olmaz. Bırakın işlerimizi yapalım. İnsanlara bin lira sadaka verir gibi verilmez. 10 bin lira da verse istemem. Parasında değilim. Önemli olan işimizi açsın. Bakın, onurlu insanlar sadaka beklemez. Biz belki bin lira bile kazanamayacağız, belki 300 lira kazanacağız ama ben alnımın teriyle kazanmak istiyorum. Kimsenin sadakasıyla değil. Kurtuluşa gidin, tuzu kuru şöhret arkadaşlarımız var, onların arkasında müzisyenlik yapan müzisyenlerin hallerini görün. Bir sigara parasına muhtaçlar. Boş zamanlarımızda da parka çıkıyoruz, boş zamanlarımız derken zaten boşuz da…"