4 akademisyeni öldüren Bayar için ‘Bizim adamımız’ demişler

Volkan Bayar, ESOGÜ’deki cinayetten 15 ay önce fakülte koridorunda arkadaşlarını ölümle tehdit edince akademisyenlerin kaygısıyla yapılan toplantıda il Emniyet müdür yardımcılarından biri “Bu, bizim adamımız. Bize FETÖ’ye ilişkin istihbarat sağlıyor” dedi. Toplantıya katılan rektör Gönen, cinayetten sonra YÖK müfettişlerine “Müdürlerin tavrı, Bayar’ın sanki devletin adamıymış gibi algılanmasına sebep oldu. Emniyet mensupları bildirimizi dikkate alsaydı belki de cinayet işlenmeyecekti” diye konuştu.

28 Mart 2020 Cumartesi, 02:00

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) araştırma görevlisi Volkan Bayar’ın, 4 çalışma arkadaşını öldürmesine ilişkin Yükseköğretim Kurumu’nun (YÖK) yürüttüğü idari soruşturma raporunda dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Rapora göre Bayar, cinayetten 15 ay önce fakülte koridorunda arkadaşlarını ölümle tehdit etti. Bunun üzerine o dönem rektör olan Hasan Gönen bir toplantı yaptı. Toplantıya iki il Emniyet müdür yardımcısı katıldı. İddiaya göre bir müdür yardımcısı, Bayar için “Bu, bizim adamımız. Bize FETÖ’ye ilişkin istihbarat sağlıyor” dedi. 

‘24 KURŞUNA BAKAR’

YÖK’ün idari soruşturması kapsamında sanık Volkan Bayar’ın FETÖ’cü diye ihbar ettiği Doç. Dr. Yalçın Bay ve eşi Neslihan Bay ile Prof. Ahmet Aypay ve eşi Dr. Ayşe Aypay’ın ifadeleri alındı.  

Neslihan Bay, ifadesinde Volkan Bayar’ın 6 Ocak 2017’de fakülte koridorunda eşi Yalçın Bay’ı kastederek “24 kurşuna bakar, kafamın tasını attırmasınlar” diye tehdit savurduğunu aktardı. Bay, tehdidin ardından rektör yardımcısı Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu ve Prof. Dr. Alpaslan Birdane ile dekan Prof. Dr. Cemil Yücel’e başvurduklarını anlattı.  Dekan Prof. Dr. Yücel ise yaşanan tehdit olayının ardından aynı gün rektör Hasan Gönen’e durumu aktardığını belirterek, “Hepimiz Bayar’ın tehditlerini fiiliyata geçireceğine inandık. Prof. Alpaslan Birdane’den, Emniyet’in de dahil olacağı bir toplantı talep ettim. Ertesi gün rektörün başkanlığında bir toplantı yaptık. Bayar’ın tehdidinin çok ciddi olduğunu ve tedbir alınmasını istedim. ‘Emniyet’le görüşmemiz gerekiyor’ diye ısrar ettim. Gönen, il Emniyet müdürünü aradı ve ciddi bir tedirginlik olduğunu aktardı. Kısa süre sonra il Emniyet müdür yardımcısı Adnan Bodur ve Korkut Aydın’la toplantı yapıldı. Polisler, ‘Gerekli tedbirleri alacağız, bu şahsı tanıyoruz’ dediler. Bayar’a güvenilmemesi gerektiğini söylediğimde ise ‘Adamın söyledikleri doğru çıkmıyor mu?’ dediler. ‘Şikayet ettiği kişileri derdest ettiler’ dedim. Toplantıdan sonra üniversitede Bayar’ın güçlü olduğu algısı iyice arttı” ifadelerini kullandı. 

Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Fatih Bektaş ise müfettişlere verdiği ifadesinde şunları söyledi: “Müdürler ‘Bayar’ın kendilerine FETÖ’ye ilişkin istihbarat sağlayan biri’ olduğunu söyledi. Biz de durum böyle dahi olsa, ihraç edilen hocaların yakınları veya kendileri tarafından çıkarılacak bir olaya ilişkin önlem alınmasını istedik. Bari Bayar’ın odası enstitü binasına taşınsın dedik. Odası değiştirilmedi.”

‘BİZİM ADAMIMIZ’

Eski rektör Hasan Gönen de yapılan görüşmeyi doğrulayarak “İki Emniyet müdürüne konuyu aktardım. Biri telefon görüşmesi yaptıktan sonra Bayar’ın kendilerinin istihbarat kaynağı olduğunu söyleyerek, hatta ‘Bu bizim adamımız’ ifadesini kullanarak, bir şey yapamayacaklarını söylediler ve toplantıdan ayrıldılar. Müdürlerin bu tavrı, Bayar’ın sanki devletin adamıymış gibi algılanmasına sebep oldu ve toplantıdan sonra herkes bu kişiden çekinir hale geldi. Emniyet mensupları bildirimizi dikkate alsalardı belki de cinayet işlenmeyecekti” dedi. 

‘BİZE ŞİKÂYET ULAŞMADI’

İfadelere karşın polis Korkut Aydın, katıldıkları görüşmede Volkan Bayar’ın adının geçmediğini iddia etti. İl Emniyet Müdürü Engin Dinç ise 1.5 yıllık süre boyunca Bayar’a ilişkin kendilerine hiç şikâyet ulaşmadığını savundu. 

Bu arada, Eskişehir Emniyet Müdürü Engin Dinç, 2007 yılında Hrant Dink’in öldürüldüğü tarihte Trabzon Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü görevindeydi. Cinayet hakkında istihbarat olduğu halde dönemin İl Emniyet Müdürü Reşat Altay’ı bilgilendirmemekle suçlanan Dinç, halen devam eden Dink davasının sanıkları arasında yer alıyor.