6 kişi 10 yıldır çadırda yaşıyor

Isparta'dan Antalya'ya gelen altı kişilik aile, 10 yıldır çadırda yaşıyor ve başlarını sokabilecekleri bir evin hayalini kuruyorlar.

22 Haziran 2010 Salı, 10:35
Abone Ol google-news

Vatani görevini yaptığı sırada arkadaşının silahından çıkan bir kaza kurşunuyla yaralanan İ.Ç, bu sebeple sağ bacağını kaybetti. Askerlik dönüşü Isparta'da A.Ç ile evlenen ve şimdi 48 yaşında olan İ.Ç, burada bir süre garsonluk yaptı. Ayakta durmakta zorluk çeken İ.Ç, arı yetiştiriciliği ile de uğraştı, ancak ailesiyle birlikte 10 yıl önce Antalya'ya gelerek çobanlık yapmaya ve çadırda yaşamaya başladı. Kaldıkları çadırda çıkan yangında tüm eşyalarını kaybeden aile, çevreden yapılan yardımlarla yeni bir çadır kurdu. Çift, H.Ç(16), S.Ç (12), M.Ç (9) ve G.Ç (6) adlı çocukları ile bu çadırda yaşamaya devam ediyorlar.

Akdeniz anemisi hastası 37 yaşındaki anne A.Ç, 10 yıldır çadırda, ev hayaliyle yaşadıklarını, seralarda gündelik çalıştıklarını ifade ederek, ''Bir evin rüyasını gördüğüm çok oldu. Şöyle önünde küçük bahçesi olan bir ev. Başka bir şey istemiyorum. Benim bütün hayalim buydu, ama olmadı. Artık nasip, kısmet. Olmayacak da galiba. Hayallerim vardı, çok rüyasını gördüm... Sonumuz ne olur artık bilemiyorum. Eşim sağlıklı olsaydı belki yapardık, bir şeyler olurdu. Ben de okuyamadım zamanında, belki okusaydım da bir işim olsaydı o zaman olurdu, ama zamanında okuyamadık'' dedi.


Polise yapılan bir ihbar

16 yaşındaki H.Ç de, bir gün okuldan dönerken bir polis aracının yanında durduğunu ve polisin kendisine ''Burada çadırda yaşayan göçerler varmış neredeler biliyor musun?'' diye sorduğunu belirterek, çevredekilerin kendilerini ''Burada göçerler çadırda yaşıyor, rahatsız oluyoruz'' diyerek polise şikayet ettiklerini öğrendiklerini söyledi. H.Ç, çadırlarına gelen polisin durumlarını görünce kendilerinden özür dilediğini, ardından da yardımda bulunduğunu dile getirdi.

H.Ç, hep bir ev istediklerini ifade ederek, ''Evimiz olsun, bir arada mutlu olalım, benim de bir odam olsun istedim. Arkadaşlarım nerede oturduğumuzu soruyor, söyleyemiyorum. Tarif edemiyorum. Onları buraya davet edemiyorum. Gelmek istedikleri zaman onları engelliyorum. 'Bugün gelelim' diyenlere, 'Ne olur gelmeyin' diyorum. Benimle dalga geçmezler biliyorum, ama kendi aralarında konuşurken duyarım diye korkuyorum getirmiyorum buraya'' diye konuştu.

Bir kez deniz kenarına gittiğini ve denizi gördüğünü anlatan H.Ç, ''Deniz kenarına gittim. O Antalya'yı gördüm, ama dönüp geldiğim ve gördüğüm yer aynı. Değişen bir şey yok. Antalya'da deniz kenarına gidince bir rüyadasın, ama buraya gelince uyanıyorsun. Orası başka bir dünya, burası başka bir dünya, ama ikisi de Antalya'' dedi.

''Başımızı sokacak iyi bir yer olsun'' diyen ailenin 12 yaşındaki erkek çocuğu S.Ç de, okuldaki arkadaşlarının bir çoğunun evde yaşadığını ve bir odalarının olduğunu bildiğini belirterek, kendisinin oda istemediğini, sadece bir evlerinin olmasını arzu ettiğini söyledi.


Deniz Feneri derneği yardım eli uzattı

Deniz Feneri Derneği Antalya Temsilcisi Ahmet Sargın, bir polis memurunun kendilerine ulaşması üzerine aileden haberdar olduklarını bildirdi. Çadıra giderek aileyle tanıştıklarını ve belirli ihtiyaçlarını dernek olarak karşıladıklarını dile getiren Sargın, dernek olarak aileye bir ev yapmak için çalışmalara başladıklarını ifade ederek, şu bilgileri verdi:
''Şu an bir ev yapabilmek için tüm malzemelerimiz hazır durumda. Tuğla, çimento, işçilik, gönüllülerimiz tarafından temin edildi, hazırda bekliyor fakat arsa problemini aşamıyoruz. İstiyoruz ki tapulu bir arazi olsun ve inşaat problemi olmasın ki ilerde bu ailemiz sıkıntılar yaşamasın. Elimizde bir miktar nakit paramız da var, ancak Antalya'da arsa fiyatları yüksek olduğu için henüz arsa bulamadık. Aslında geniş bir alan olsun ve birden fazla daireli bir bina yapıp bu tür aileleri yerleştirebilelim istiyoruz. Çünkü malzeme sıkıntısı yaşamıyoruz. Gönüllülerimiz sağ olsun, malzeme konusunda ne zaman sıkışsak yardımcı oluyorlar, ancak Antalya'da tek sıkıntı arazi.''