'AB uzlaşmayla ilgileniyor'

AB Komisyonu Üyesi Stefan Füle "Türkiye soykırımı inkar ettiği için cezalandırılacak mı" şeklindeki bir soru önergesine dün yanıt verdi. Füle, "AB tarihi yargılamakla değil ancak uzlaşmayla ilgili. AB kıtada barış, demokrasi, istikrar ve refahı teminat almayı hedefleyen gelecek yönelimli bir projedir" dedi.

21 Aralık 2011 Çarşamba, 09:27
Abone Ol google-news

Avrupa Parlamentosu'nun sol-yeşil gruba mensup üyesi İsveçli Mikael Gustaffson "Türk okul kitaplarında soykırımın inkârı" başlıklı bir soru önergesi verdi. Gustaffson önergesinde şu iddialarda bulundu: "Türkiye 20'nci yüzyılın başlarında, Suriyeliler/Asurîler ve Ermeniler üzerinde 1915'te doruğa varan tam ölçekli bir soykırım yaptı. 1.5 milyon dolayında insan öldürüldü. O dönemden bu yana Türkiye, meydana gelen bu soykırımı aktif biçimde inkâr etti ve konuyu açıkça tartışan kişilere eziyet etti. Ülkedeki Hristiyan azınlıklar hala baskı altında ve Türk yasaları çerçevesinde soykırıma alenen atıfta bulunmak bir suç. Türk okullarındaki tarih kitapları meydana gelen bu soykırımı inkâr ediyor ve meydana gelenlerin savaş koşulları altında çatışmaların sonucu olduğu görüşünü koruyor. Komisyon soykırımı inkâr etmeyi durdurana kadar Türkiye'ye ekonomik yardımı durdurmayı düşünüyor mu?"
 

'AB tarihi yargılamakla değil uzlaşmakla ilgili'

AB Komisyonu'nun Genişleme ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Üyesi Stefan Füle ise önergeye dün gönderdiği yanıtta, "AB tarihi yargılamakla değil uzlaşmayla ilgilidir. AB kıtada barış, demokrasi, istikrar ve refahı teminat almayı hedefleyen gelecek yönelimli bir projedir" dedi. Füle yanıtına şöyle devam etti: "Bu arka plan karşısında Komisyon Ermenistan ve Türkiye'yi normalleşme sürecine yönelik taahhütlerini koruma konusunda cesaretlendirmekte ve her iki ülkeye, makul bir zaman dilimi içinde ve koşulsuz olarak ikili protokolleri onaylama ve uygulama çağrısında bulunmaktadır. Komisyon Ermenistan ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin tam olarak normalleştirilmesinin, Güney Kafkaslarda işbirliği, istikrar ve güvenliğe önemli bir katkı sağlayacağına inanmaktadır. Bu; vizyon, cesaret ve geçmişteki yaraların üstesinden gelmek için diyalog gerektirecektir."

Stefan Füle, ek reformlar için Türkiye'ye gidecek AB fonlarını kesmenin, uzlaşmayı hızlandırmak açısından doğru bir yaklaşım olmadığını da bildirdi.