'AB'nin yolu TBMM Genel Kurul'undan geçiyor'

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB'nin yolunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundan geçtiğini belirterek, ''Biz gerekli adımları attığımız zaman yabancı sermayenin gelişini de sağlıyoruz'' dedi.

13 Aralık 2009 Pazar, 13:55
Abone Ol google-news

Toptan satış mağazası Metro Cash & Carry Türkiye'nin Pendik şubesi, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Bağış, Metro'nun dünyanın en ciddi ekonomik sıkıntılarının yaşandığı bir dönemde, kararlılığını ortaya koyarak Türkiye'de istihdam yaratmaya, yatırım yapmaya devam eden, insanlara ucuz, kaliteli ürün ve yurttaşlara iş imkanları sunan uluslararası bir şirket olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin AB sürecine ilişkin birçok kişinin, ülkenin demokratikleşmesi ve insan hakları standartlarının yükselmesi için önemli olduğunu vurguladığını, ancak sürecin ekonomi üzerindeki etkilerinin pek vurgulamadığını belirten Bağış, AB sürecinde Türkiye ekonomisinin önemli bir aşama kat ettiğini söyledi.

Bağış, 2003 yılına kadar yılda ortalama 1 milyar dolar yabancı sermayenin geldiği Türkiye'ye 2005'te yaklaşık 25 milyar dolar yabancı sermaye girişi olduğunu hatırlatarak, bunun önemli sebebinin Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlaması olduğunu vurguladı. AB sürecinde uzun yıllar AB'den müzakere tarihi alabilmek için kimsenin, ''AB'deki bireylerin hak ve hukukuna bütün vatandaşların ulaşabilmesi için hangi adımları atmamız gerekir'' diye kafa yormadığını ifade eden Bağış, iktidara geldikleri 2002'den 2004 yılı aralık ayına kadar Meclis'in muhalefetin de desteğiyle yasal değişiklikler yaptığını kaydetti. ''AB'nin yolu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'ndan geçiyor. Biz gerekli adımları attığımız zaman yabancı sermayenin gelişini de sağlıyoruz'' diyen Bağış, yabancı sermayenin gelmeye devam etmesinin Türkiye'de bir şeylerin değiştiğini gösterdiğini de söyledi.

Bağış, ''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi''ne de değinerek, etnik kökeni ne olursa olsun, dini, inancı, cinsiyeti ne olursa olsun tüm vatandaşların bireysel haklarını yükseltme çabasında olduklarını da belirtti. Sorumluluğunu üstlendiği AB ile müzakere sürecinin Cumhuriyet tarihinin en önemli demokratik açılımı olduğunu da kaydeden Bağış, Türkiye'nin kendi içindeki sorunları göz ardı edebilme hakkının olmadığını, demokrasiye yatırım yaptıkça refahın da arttığını dile getirdi.
 

Kişi başı milli gelirin artması

Demokrasi kurallarını benimsemiş tüm ülkelerde bireysel zenginliğin arttığına da işaret eden Bağış, Türkiye'de yasakçı zihniyetler ortadan kalktıkça, son 7 yılda kişi başı milli gelirin 3 bin dolardan 11 bin dolara yükseldiğini kaydetti. Bağış, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin açılışta bulunmasını da atıfta bulunarak, işverenle sendika örgütlerinin birlikte huzur içinde kutlamalarda bulunmasının önemine işaret etti. Bu tür yatırımların Türkiye'de demokrasinin de güçlenmesine önemli katkılarda bulunacağını ifade eden Bağış, ekonominin kayıt altına alınmasında da rolü olduğunu dile getirdi. Bağış, kısa süre sonra AB müzakerelerinde gıda güvenliği faslının açılışının gerçekleştireceğini de belirterek, bu çerçevede yoğun bir çaba sarf edildiğini, bir takım hayvansal hastalıkların Türkiye'de görülmediği konusunda da Tarım ve Köyişleri Bakanlığının çalışmalar yaptığını anlattı.

Bakanlığın adının Tarım ve Gıda Bakanlığı olarak değiştirilmesiyle su ürünleriyle ilgili yeni bir genel müdürlüğün de kurulacağını ifade eden Bağış, bunların ülkenin insanlarının daha yüksek standartlarda yaşamasını sağlayacak gelişmeler olduğunu söyledi. Eğer Türkiye verimli bir ülke olmasaydı bu yatırımın da başka bir ülkeye de gidebileceğini kaydeden Bağış, Türkiye'deki kararlılığın, girişimciliğin önünün açılmasında ortaya konulan azmin, üretebilen, yabancı sermayeye para kazandırabilen bir ülke olmasının AB sürecinde Türkiye'nin en önemli kozlarından olduğunu vurguladı. Türkiye'nin de yaşanan ekonomik krizden etkilendiğini anımsatan Bağış, ama karşılaştırınca en az etkilenen ülkelerden biri olduğunu belirtti.

 

Diğer konuşmalar

Metro Toptancı Marketleri Genel Müdürü Hakan Ergin de Türkiye'nin 14., İstanbul'un da 4. mağazasını açtıklarını dile getirerek, mağazada 400 kişiye iş imkanı sağlandığını bildirdi.
Metro'nun gittiği yerde fiyatlar düşüp, kalitenin yükseldiğine işaret eden Ergin, ayrıca kayıt dışı ekonominin de kayıt içine alındığını söyledi. Kalite konusuna verdikleri öneme de vurgu yapan Ergin, gıda ve gıda dışı ürünlerde kalite konusunda ciddi çalışmalar yaptıklarını anlattı. ''Bütün dünyanın içinde bulunduğu küresel krize rağmen yatırımlarımıza ara vermedik'' diyen Ergin, Türkiye'ye yatırım yapmanın, Türkiye'ye değer kazandırmanın önemine gönülden inandıklarını ifade etti.

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi de Metro mağazalarında 3 bin kişinin istihdam edildiğini ve hepsinin sendikalı olduğunu belirterek, Metro'nun insan odaklı, örgütlü, topluma saygılı, Uluslararası Çalışma Örgütü kurallarına uygun, örgütlülüğe saygılı bir iş yeri olduğunu söyledi. Kriz döneminde böyle bir yatırımın önemli olduğunu da dile getiren Çelebi, grubun yürüttüğü sosyal sorumluluk projelerinin de konfederasyon olarak içinde yer alacaklarını belirtti. Konuşmaların ardından mağazanın açılışı gerçekleştirildi ve Bağış ile beraberindekiler mağazayı gezdi. Öte yandan, Pendik mağazası yaklaşık 23 milyon avro yatırım değeri taşırken, mağazada 30 binden fazla çeşit ürün satışa sunuluyor.