Bir acayip Türkiye hikâyesi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bir acayip Türkiye hikâyesi

16.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geleceği çizmeye gücü olanlar kendisine önce bir geçmiş yazar.

Emevi Camisi’nde HTŞ ile zafer kutlaması yapılırken ben yine dava dosyası okuyorum. Davacı kısmında Emre Pişiren isminde bir gencin adı yazıyor. Davalı bölümünde ise Adalet Bakanlığı’nın.

Bir genç, bakanlığı neden dava etmiş, anlatayım.

Emre Pişiren; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden 2018 yılında mezun olmuş. 2021 yılında yapılan İdari Yargı Hâkim Adaylığı Yazılı Sınavı’nda Türkiye 8.’si olmuş. Ancak mülakatta elenmiş. Vazgeçmemiş. 2022’de sınava tekrar girmiş. Bu kez Türkiye 1.’si olmuş. Mülakatta yine elenmiş. Yine vazgeçmemiş. 2023’te sınava tekrar girmiş. Bu kez 98.5 puan ile rekor kırarak yine Türkiye 1.’si olmuş. Geçen 29 Haziran’da ilan edilen mülakatta yine elenmiş. “Artık yeter” diyerek hakkını mahkemelerde aramaya karar vermiş.

Pişiren’in avukatı iki dakikalık mülakatta olanları şöyle aktarmış:

"Mülakatta müvekkile, ‘Örümcek ağı teoremi nedir’, ‘Sanat nedir’, ‘Siyaset ne demektir’ ve ‘Adalet ile eşitlik arasındaki fark nedir’ şeklinde, her biri ayrı ayrı ölçülüp puanlandırılması gereken becerilerle tam olarak ilgisi bulunmayan sorular sorulmuş, hatta mülakat esnasında kuruldan bir üye ‘Ne kadar alakalı sorular soruyoruz’ diyerek, kendine göre espri yapmış ve kurul kendi arasında gülüşmüştür.”

İdari hâkim adayı Pişiren, idare mahkemesinden yürütmenin durdurulmasını istemiş.

Mahkeme, Adalet Bakanlığı’ndan savunma istemiş. Bakanlığın savunmasını da okudum. Mülakatların nasıl yapılacağına dair mevzuatın sıralanmasından başka somut bir yanıt yok.

Sonuç olarak...

Mahkeme oyçokluğu ile davanın reddine karar vermiş. Şerh düşen hâkim ise soruların ve yanıtların kayda geçirilmediği mülakatın keyfiyete açık olduğunu not etmiş.

FETÖ’NÜN AĞINA TAKILMIŞ

Bu işte bir anormallik var diyerek Adalet Bakanlığı kaynaklarını aradım. “Türkiye rekoru kıran kişi nasıl eleniyor” diye sordum. Herhangi bir yanıt alamadım.

Sizin aklınıza gelen benim de aklıma geldi. İşin derinine inince daha da ilginç bir hikâyeyle karşılaştım.

Anlattığına göre Emre Pişiren oldukça yoksul bir aileden geliyordu. Şartlar zordu ama dersleri çok iyiydi. Daha ortaokuldayken Fethullahçılar onu keşfetti. Pek çok başarılı yoksul çocuğa yaptıkları gibi “Derslerine ücretsiz yardım etme” vaadiyle evlerine çağırdılar. Düzenli çalıştırdılar da. Gelgelelim, üniversite aşamasına geldiği an bir teklifte bulundular: Seni orduya sokalım! Pişiren, “Evet” dedi. TSK’ye de girdi. Ancak sınavı geçtikten sonra daha da sıkılaştırdılar. “Ne istersek onu yapacaksın” diyorlardı. İntibak döneminde “Yapamayacağım” dedi. Anlattığına göre intibak kampındakilerin çoğunluğu Fethullahçılar sayesinde orduya girmişti. Komutanlar, FETÖ eliyle girenlere destek olurken FETÖ’ye rağmen girenleri bezdiriyordu. Sonunda Emre Pişiren kamptan kaçarak asker olmaktan kurtuldu.

17-25 Aralık’tan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesi örgütü deşifre etmeye çağırıyordu. Henüz 15 Temmuz olmamıştı. 2015 yılının kasım ayında MİT’e e-posta yolladı. 28 Ocak 2016’da yanıt geldi. Ertesi gün, Ankara Tunalı Hilmi’de bir kafede, iki MİT personeli ile görüşerek başından geçenleri anlattı. Tanıdığı herkesin ismini verdi. Ertesi hafta, tekrar buluştu. Fotoğraftan teşhis yaptı. Fethullahçı maziden kurtulmuş, rahatlamıştı. Bu süreçte üniversite sınavıyla Mülkiye’ye girmiş, 2018’de başarıyla bitirmişti. Geçmiş artık karşısına çıkmaz sanıyordu. Ancak öyle olmadı. Herkesin tahmini, çocuk yaşında Fethullahçıların oltasına takılmasının, peşini bir türlü bırakmadığı yönündeydi. Mülakatta elenmesinin nedeni muhtemelen buydu.

BAŞKAN PENSILVANYA’DAN ÇIKTI

Hikâyeyi dinleyince, “Şu mülakatı kim yapmış” diye dava belgelerine baktım. Mülakat başkanı olarak Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can’ın adı yazıyordu. Arama motoruna yazınca, Can’ın arşivdeki meşhur itiraf görüntüleri çıkıyordu: “Arkadaşlar ben Amerika’ya gittim. (Gülen’i) Ziyaret ettik. 17-25 Aralık öncesinde gerek ticarette gerek siyasette gerekse de bürokraside yükselme o yolla oluyordu.” İşin ilginci, Ramazan Can’ın kendisine gelen torpil talebini “Abi notumuzu aldık takip edeceğiz inşallah” diye yanıtlarken FOX kamerasına yakalandığı haber de arşivdeydi. Belli ki 17-25 öncesinde kendi ifadesiyle “yükselebilmek için” Pensilvanya’nın kapısını aşındıran Can, 17-25 sonrasında mülakat başkanı olarak 17-25 öncesinde Gülen’in ağına düşmüş ve kendi çabasıyla hesaplaşmış bir çocuğun üstünü çiziyordu.

Emre Pişiren’in yaşlı annesiyle konuştuğumda, çocuğunu hangi zorluklarla okuttuğunu, mülakata giderken giydiği takım elbiseyi nasıl borç harç aldığını anlatıyordu. Onun gözlerinde akmayı bekleyen damlayı hatırlayınca “Kafa kesen terörist Colani ile kardeş olanlar, Fethullah’a yem ettikleri kendi ülkelerinin yoksul çocuklarıyla neden barışamıyor” diye iç geçirdim. Şoför Colani’ye yol arkadaşı olanların yarın milleti Colanici ilan edip suçlayacağı tahminini şimdiden yapayım!

Geçmişi temizleme yöntemi çoğu zaman mazinin yükünü başkalarına taşıtmaktan geçer.

Yazarın Son Yazıları

İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025