Adalet Nöbeti'nde 46. hafta: Direnmek gerek

Gazetemizin yayın politikasının hedef alındığı dava kapsamında asılsız ve akıl dışı iddialarla tutuklu bulunan avukatımız ve icra kurulu başkanımız Akın Atalay nezdinde tüm haksız tutuklamalara karşı çıkmak için avukatların Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde başlattığı Adalet Nöbeti bugün 46. kez tutuldu. Adliye binasındaki 1 saatlik nöbetin ardından bina önünde CHP Milletvekili Mahmut Tanal ve avukat Canan Arın tarafından basın açıklaması yapıldı.

15 Şubat 2018 Perşembe, 13:41
Abone Ol google-news

Basın açıklamasında sözü ilk alan avukat Canan Arın, konuşmasına Adalet Nöbeti’ni “tünelin ucundaki ışığa” benzeterek başladı. Arın, “Bu hükümetin bu topraklarda yaşayan insanlara en korkunç kötülük bizleri çaresizlik duygusu ile başbaşa bırakmasıdır. Herkesin gölgesinden korkar olduğu bu günlerde Adalet Nöbetimiz bu nedenle insanlara sunulan bir ümit ışığıdır” dedi. Abdülhamit döneminde jurnalciliğin alıp yürüdüğünü anımsatan Arın, şimdilerde de “Aktrollerin” suç duyuruları ile insanların cezaevlerine konulduğunu söyledi. Arın, gazetecilerin yanısıra avukatların da susturulmak istendiğini, adliye koridorlarında emniyet güçlerinin saldırılarına uğradıklarını belirtti.

 “Adalete güven sıfır noktasında”

Adalete güvenin sıfır noktasında olduğunu vurgulayan Arın, Adalet Nöbeti’nin Türkiye’deki adaletsizliğe dikkat çekmek için tutulduğunu söyledi. Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) isimlerinden “Türkiye” ve “Türk” sözcüklerinin kaldırılmak istendiğini anımsatarak, “Uluslararası toplantılarda AKP Barolar Birliği, AKP Tabipler Odası, AKP Sultanlığı’na dönüşecektir” dedi. Arın, TBB’nin 24 Şubat’ta Ankara’da düzenleyeceği olağanüstü toplantıya katılım çağrısı yaparak, “Gün direnme günüdür. Direnmek gerek, direnmek gerek, direnmek gerek” diye konuştu.

 Ardından konuşan CHP’li Tanal ise, sözlerine dünyanın hiçbir yerinde 46 hafta boyunca Adalet Nöbeti tutulmadığını söyleyerek başladı. Tanal, bir ülkede adaletsizli ve hukuksuzluğun avukatlara kadar sıçramışsa haklıyı kimin koruyacağını sordu. Masum ve haklının olmanın yeterli olmadığını belirten Tanal, avukata vurulan kelepçenin savunma hakkının alınması anlamına geldiğini söyledi. Demokrasinin insana benzediğini kaydeden Tanal, iyi bakılmadığında hastalanacağını, demokrasinin kalbinin duracağını ifade etti. Her hafta Adalet Nöbeti tuttuğunu çünkü milletvekilliğinden önce avukat olduğunu anımsatan Tanal, “Adaleti tesis edecek olan avukatların tutuklanması adalete vurulmuş büyük bir darbedir” dedi. Adalet Nöbeti’nin aynı zamanda bağımsız yargı isteğinin de nöbeti olduğunu belirten Tanal şöyle devam etti:

“Yargı mensuplarının vicdanı partili olursa özgürlüğün kararını da partiler verir. Yargı mensupları korkak olursa özgürlük pamuk ipliğine bağlı olur. Ya gecikir, ya eksilir, ya yok olur. Geç kalınmış adalet de adalet değildir. Yargı mensupları anayasaya göre degil, düzenim bozulmazsın, tadım kaçamasın diyerek karar verirse demokrasinin katili olur. 15 yıldır her gün demokrasi cinayeti işleniyor. İktidar ve biat edenleri hukuku hiçe sayıp her gün demokrasiyi öldürüyorlar. Gün gelecek yamaladıkları anayasa ile siyasallaştırdıkları yargı organları onları yargılayacak. Adalet bu ülkenin kolonlarıdır, yapmayın! Adalet, nöbeti tutulacak kadar aciz ve ürkek olmamalı.”