Ağar: Saygun'la konuşmuşluğum yok

DYP eski Genel Başkanı Ağar, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında, meclise girmemesi için dönemin Genelkurmay ikinci Başkanı Ergin Saygun tarafından kendisine baskı yapılmadığını, kararın parti tarafından alındığını söyledi.

25 Eylül 2010 Cumartesi, 10:51
Abone Ol google-news

DYP eski Genel Başkanı Mehmet Ağar, gazeteci Şamil Tayyar'ın yeni kitabı "Çelik Çekirdek"te yer alan; Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında yaşanan 367 krizine ilişkin iddialara yanıt verdi. Kitaptaki, Genelkurmay ikinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun tarafından kendisine meclise girmemesi yönünde 'bir baskı yapıldığı' ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Ağar, "Saygun Paşa ile ne karşılaştım, ne konuştum. Tesadüfen daha resmi görevlerde de hiç beraber çalışmadık. Bana önceden sorulmuş olsaydı, böyle bir şey olmadığını söylerdim" dedi. Bütün siyasi konuşmalarının çok açık olduğunu, 'siyasette milletin gücü dışında hiçbir gücün olmayacağını' defalarca söylediğini belirten Ağar, "Burada her iki partinin uzlaşmaz tutumunu protesto için böyle bir karar oluştu. O zamandan, 'eğer 367 ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nden aksine bir karar çıkarsa 2. tura gireceğim' diye bir beyanatım varken, böyle bir iddiada bulunmanın hiçbir doğru tarafı yok" diye konuştu.

Oylamaya girmeme kararının ise parti tarafından alınan 'bağlayıcı' bir karar olduğunu belirten Ağar, şunları dedi:

"Partinin büyük çoğunluğu, oylamadan 2-3 gün önce toplandı ve bu karar alındı. Orada çıkan karara herkes uyar. Bütün bunlara rağmen biz dedik ki; '367 ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nden ters bir karar çıkarsa, biz buna karşılık ikinci tur oylamaya gireceğiz', zaten 2. tur oylamanın bir anlamı kalmadı. Partinin büyük çoğunlu girilmemesini istiyordu; AKP'nin 'bütün politikalarını zaten destekliyoruz, bir daha desteklemiş görüntüsü vereceğiz' bütün endişe buydu, başka bir şey değil. Biz de bunun 'AKP ile ilgisi yok, demokrasi ile ilgisi var' dedik ama ikna edemedik, partiden bu karar çıktı, uyduk. Bu kararın hatalı olduğunu da sonradan söylemiştim ben zaten."