Akaydın: Antalya'yı Dubai yapmayacağım

CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, ''Antalya'yı Dubai, Barselona yapma iddiasıyla gelmiyorum. Her geçen gün ayağımızın altından kayan Antalya'yı yeniden Antalya yapma için geliyorum'' dedi.

10 Ocak 2009 Cumartesi, 15:16
Abone Ol google-news

Sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta kurulan ''Prof. Dr. Mustafa Akaydın'ı Destekliyorum'' adlı grubun üyeleriyle Aydın Kanza Parkı içindeki sanat galerisinde bir araya gelen CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, burada konuşma yaptı.

Akaydın, adaylığı konusunda Merkez Yürütme Kurulu'nda karar alındığını, ancak henüz resmi bir açıklama yapılmadığını söyledi. ''Genel başkanla elinizi havaya kaldırmadan kendinizi öyle hissetmiyorsunuz'' diyen Akaydın, siyasi yaşama da henüz alışamadığını belirtti.

Üniversiteler Arası Kurul Başkanlığı yaptığı dönemde kendisinin basın organlarında yüzünde gergin bir ifadeyle görüldüğüne dikkati çeken Akaydın, genel yapısının böyle olmadığını belirtti.
Prof. Dr. Mustafa Akaydın, bu dönemdeki tavrıyla ilgili olarak, ''Laik, Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak isteyenlere karşı, üniversitelerin korunması konusunda bir misyonum vardı. Bundan dolayı da hiç pişmanlık duymuyorum'' diye konuştu.

Akdeniz Üniversitesi'nde yapılan rektörlük seçimlerinde önemli bir oy farkıyla birinci olduğunu, bilimsel dosyasının iyi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
''Nasıl olduğunu bilemediğim halde YÖK'ten de birinci sırada çıkmama rağmen, Cumhurbaşkanlığında haksızlık yaşadım. Din üzerinden siyaset yapıldığını daha önce de söyledim. Kutsal dinimiz, oy uğruna tahrip ediliyor. Oysa yüce dinimiz, (Kul hakkıyla karşıma gelmeyin) diyor. Ben de dindar bir insanım. Bu benim tanrıyla aramda. Bu insanlar kul hakkı yediği için Allah katında hesap verecek. Belki sizin gözünüzde de cezalarını çekecekler.''
 

''Bir aylık acemi siyasetçi"

Kendisini ''bir aylık acemi siyasetçi'' şeklinde nitelendiren Akaydın, siyasi yaşamında ''mağduru oynayarak oy almaya çalışmayacağını'' söyledi. Akaydın, bugüne kadar hep halkın arasında olduğunu, son bir aydır da toplumun her kesiminden insanla bir araya geldiğini bildirdi.

Görüştüğü vatandaşların, din üzerinden siyaset yaparak iktidara gelenlerin başa geldikten sonra halkı unutmasından yakındığını anlatan Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
''29 Mart seçimleri, sadece bir yerel seçim değil. Aynı zamanda, ülkemizi yurt dışından bölmeye çalışanlara, din bezirganlarına, onların çevrelerine avanta sağlamalarına da (Güle güle) deme seçimi. Ben Antalya'yı Dubai, Barselona yapma iddiasıyla gelmiyorum. Her geçen gün ayağımızın altından kayan Antalya'yı yeniden Antalya yapmak için geliyorum. Kent betonlaşmasın, evimize giderken kömür kokusu solumayalım diye geliyorum.''
 

Ergenekon soruşturması

Akaydın, Ergenekon soruşturmasındaki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine, yargı aşamasında olan bir dava hakkında konuşmanın doğru olmayacağını belirtti.

''Ergenekon'' soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan kişiler arasında ''dostum'' diye nitelendirdiği kişiler olduğunu kaydeden Mustafa Akaydın, Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Kemal Gürüz ve Tuncay Özkan'ın gerçek yurtseverler olduklarına inandığını söyledi.

Ergenekon iddianamesinde kendi adının da geçtiğini hatırlatan Akaydın, ''Malum medya, benim de adımı yazdı. Sebebi, Kuvvayimilliye bana bir ödül vermiş. Bu suçsa, ben suçluyum'' dedi. Kişilerin özel hayatlarına girilmesinin yanlış ve suç olduğunu savunan Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben Doğu Perinçek, Sabih Kanadoğlu, Vural Savaş ile de telefonda konuştum. Üniversitede aydınlanma toplantıları yaptım, onları davet ettim. Hukukta en büyük ayıp, telefon konuşmalarının dinlenip, ortaya serilmesidir. Ben eninde sonunda Zekeriya Öz'ün yargılanacağını ve ceza göreceğini düşünüyorum. Hiç kimsenin sizin özel hayatınızı müdahale hakkı yok. Bunları ben söylemiyorum. Uzman hukukçular söylüyor.''
 

Akdeniz Üniversitesi'ndeki olaylar

Prof. Dr. Akaydın, bir katılımcının Akdeniz Üniversitesi'ndeki olaylara ilişkin yönelttiği soruya da olayların başladığı yurdun rektörlüğe değil, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olduğunu bildirdi.
Olayların başladığı saatlerde Vali Alaaddin Yüksel ile telefonla görüşerek Çevik Kuvvetin müdahale etmesi gerektiğini söylediğini aktaran Akaydın, ''Bu olay hayatımda çok büyük yara açmış bir olaydır'' dedi.

Akaydın, yasalar gereği üniversitenin güvenlik görevlilerinin bu tür durumlarda Çevik Kuvvete bağlı olarak çalıştığını ifade etti. Ateş açılması sırasında Çevik Kuvvetin üniversite içinde olduğuna dikkati çeken Akaydın, olaylar büyümeden gerekli girişimleri yaptığını kaydetti.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in olaylar sonrasında yaptığı bir açıklamayı hatırlatan Akaydın, ''Cemil Çiçek, (Sayın Rektör işleriyle uğraşsaydı başına bunlar gelmezdi) diyor. Şimdi bunun basın dilindeki anlamı nedir arkadaşlar? (Biz rektöre fatura kestik) demektir. Ben de diyorum ki bana fatura kesselerdi razıydım, ama ıstırabı öğrencilere ve velilere de yaşattılar'' diye konuştu.