Ataması yapılmayan öğretmen: Mülakatta isimler önceden gidiyor

Ataması yapılmayan edebiyat öğretmeni Jiyan Daş, KPSS’den umudunu kesmiş. Gerekli puanı alsa dahi atamasının yapılmayacağını düşünen Daş,“Devletin istediği puanı da alsak bizi mülakata tabi tutuyorlar, burada muhtemelen işin içinde torpil oynuyor. Önceden isimler gidiyor. Yani din kültürü öğretmeni alımını durdurup, biraz daha fizik, kimya, edebiyat, biyoloji öğretmenliği alımı yapsınlar. Bir atamada 5 bin din öğretmeni alınıyor, bir edebiyat öğretmeninden 350 kişi alınıyor” diye konuştu.

24 Kasım 2020 Salı, 13:34
Ataması yapılmayan öğretmen: Mülakatta isimler önceden gidiyor
Abone Ol google-news

Halen özel okulda öğretmenlik yapan Jiyan Daş, KPSS’ye bir kez girdi, gerekli puanı da aldı ancak Milli Eğitim Bakanlığı atamasını yapmadı. Mülakat sınavında ‘torpil yapıldığını’ düşündüğü için bir daha da sınava girmeyi denemedi. Çünkü en yüksek puanı alsa da atanamayacağını düşünüyor.


Öğretmenlik Jiyan’ın çocukluk hayaliydi. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Orhan Veli okuyordu. Türkiye’nin en iyi yazarlarıyla edebiyat öğretmenleri tanıştırmıştı Jiyan’ı. Azmetti, Ahi Evran Üniversitesi’ne girdi. Ailesinin yanından ayrılmıştı. Her şehir dışında okuyan öğrenci gibi maddi, manevi zorluklar yaşadı, ama yılmadı, okulu bitirdi.

Jiyan’ı devlet okulunda çalışamasa da özel bir okulda öğretmenlik yapmak mutlu ediyor ve çocukluk hayalini gerçekleştiriyor. Jiyan Daş, “Bunu ilk önce devlette hayal ederdim. Maalesef kötü bir dönemde ben bu mesleği seçtim. Eskiden mülakatlar yokmuş, insanlar atanıyormuş. Şimdi sadece istediğim mesleği yapıyorum” diyor.

Özel sektörde çalışmanın zorluklarından bahseden Jiyan Daş, devlette çalışan öğretmenlerden daha fazla yıprandıklarını kaydederek, “Özelde mesai saati vardır, işiniz olsa da kurumdan çıkamazsınız. Arka arkaya 7-8-9 saat derse giren arkadaşlarım var. Haftada bir gün tatiliniz var. Öğretmenler hafta sonları zaten çalıştırılıyor, öğrenciler kursa geliyor” diye çalışma koşullarını anlattı.

‘ARTIK YETER DİYECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM’

Jiyan Daş, mesleğini çok sevmesine rağmen özel sektörün yıpratıcı koşulları nedeniyle ilerleyen yıllarda bırakabileceğini söyleyerek, “Yaşım ilerledikçe bu özel sektör beni bitirecek ve ben de artık ‘Yeter’ diyeceğimi düşünüyorum” dedi.

‘ARADAKİ UÇURUM ORTADAN KALDIRILSIN’

Özel sektör ve devlet arasındaki uçurum kaldırılırsa öğretmenlerin atama sorununun da kaldırılacağını düşünen Jiyan, ‘atanamayan öğretmen sorununun’ ortadan kalkması için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

“Aradaki uçurumun ortadan kaldırılması lazım. Şartlar aynı olsun. Biz de bu kadar sitemkar ve yıpranmış hale gelmeyelim. Ya da yeterli sayıda öğretmen alımı yapsınlar. 40-50 bin edebiyat mezunundan bahsediyorum, bir alımda aldıkları 350 kişi. Komik bir rakam. Yaşı gelmiş ama emekli olmayan öğretmenler var. Onların emekliliği gerçekleştirilsin, bizlere yer açılsın.”

'BİR ATAMADA 5 BİN DİN ÖĞRETMENİ ATANIYOR'

Jiyan Daş, öğretmen alımlarında branşlara ayrılan kontenjanlara da tepki göstererek, “Yani din kültürü öğretmeni alımını durdurup, biraz daha fizik, kimya, edebiyat, biyoloji öğretmenliği alımı yapsınlar. Bir atamada 5 bin din öğretmeni alınıyor, bir edebiyat öğretmeninden 350 kişi alınıyor” diye konuştu.

‘ÖNCEDEN İSİMLER GİDİYOR’

“Devletin istediği puanı da alsak bizi mülakata tabi tutuyorlar, burada muhtemelen işin içinde torpil oynuyor. Önceden isimler gidiyor” diyen Jiyan Daş, KPSS’den istenilen puanı alıp atanamayan arkadaşlarına da şahit olduğunu söylüyor. KPSS’de düşük alan adayların mülakattaki puanıyla atanabildiğini vurgulayan Daş, bu durumun kendisini karamsarlığa düşürdüğünü belirterek, “Okulda çok çabaladım, başardım. KPSS’ye hazırladım. Ben de atanmış bir öğretmen olmayı isterdim. Ama maalesef günümüzde bu mümkün değil” diye konuştu.

‘ASGARİ ÜCRETE AVM’DE ÇALIŞAN ARKADAŞLARIM VAR’

Okuldan mezun olduktan sonra satış danışmanlığı yapan Jiyan, öğretmen arkadaşlarının halen asgari ücrete AVM’lerde, kafelerde çalıştığını söyleyerek, şöyle konuştu:

“Mezun olduktan sonra iş bulamayınca ‘Ne iş olursa yaparım’ dedim. Çok acı verici bir şey. Kızsan mı, kırılsan mı, öfkelensen mi bilemiyorsun. Okumuşsun, bir mağazada ya da kafede çalışıyorsun. Bu meslekleri küçümsemek için söylemiyorum.  Sen bu bölümü okuyorsun, bu işi yapman gerekiyor ama başka alana itiliyorsun… Acı veriyor yani, benim öğretmen olmam gerekiyor, ne işim var burada diyorsun.”

Jiyan Daş, öğrencilerine de “Eğer hayallerindeki meslek öğretmenlikse okusunlar” tavsiyesinde bulundu.