Atatürk'ün vasiyetine zamanaşımı

Atatürk daha 1937’de Bruno Taut’a Ankara için 1500 kişilik opera yapısı projesi yaptırmış. Atatürk ölünce proje unutulmuş. 1980’de çıkarılan bir yasayla Ankara’da bir Atatürk Kültür Merkezi kurulması öngörülmüş. Süreç işlemiş, proje hazır hale getirilip bakanlığa 2001’de teslim edilmiş. Sonra ekonomik kriz çıkmış, seçimlerden sonra da hiçbir çaba harcanmamış. Projenin 8 yıldır beklemesi yüzünden projenin iptali düşünülüyor.

27 Haziran 2009 Cumartesi, 11:03
Abone Ol google-news

Ankara Atatürk Kültür Merkezi (AAKM) tasarısı 2001’den beri uygulanmayı bekliyordu. Ancak, yerel seçimlerden sonra, bırakın uygulanmayı, yok edilmek istendiğini tasarının mimarı Özgür Ecevit’ten duyunca, kendisiyle konuyu ayrıntılı biçimde konuşmak istedim. Ankara’daki bürosunda buluştuğumuzda, önce son gelişmeleri özetlemesini rica ettim.

“Projenin tamamlandığı 2001’de bir talihsizlik oldu. Ekonomik kriz nedeniyle inşaat ihalesi yapılamadı. 2002 seçimlerinden sonra da bu konuda bir çaba harcanmadı. Şimdi de projenin iptali düşünülüyor. Bunun için de Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Şehir Planlama Bölümü’nün AAKM Alt Komitesi için hazırlamış olduğu rapora dayanıyorlar.”


- Raporun içeriğini soracağım ama, daha önce projenin geçmişi hakkında bilgi verir misiniz? Ankara’ya böyle bir kültür merkezi yapma düşüncesi ne zaman ortaya çıktı, gelişmeler nasıl oldu?

1980’de çıkarılan Ankara’da Atatürk Kültür Merkezi Kurulması Hakkında Kanun’la başladı her şey. Bir yarışma yapıldı ve bu yarışma sonunda şu andaki Atatürk Sergi ve Müze yapısı inşa edildi. Atatürk Kültür Merkezi deniyor bu yapıya. Daha sonra, 1992’de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Konser Salonu için yarışma açıldı.

Sıhhiye’deki Adliye Sarayı’nın yanında, küçük bir bölümü yapıldı. 1995 yılında da Opera-Bale, Tiyatro, Kongre ve Gösteri bölümlerinden oluşacak Ankara Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi için yarışma açıldı. Bizim projemiz kazandı. Projeyi, uluslararası bir ekiple, akustik projesi de dahil, 2001’de ihaleye hazır hale getirip Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na teslim ettik. O gün bugün bekliyoruz.
 

Rapordaki gerekçe

- ODTÜ şehir planlamacılarının AKM tasarısını iptal etme gerekçelerini merak ediyorum ama, bu kadar önemli bir tasarının 8 yıl sürüncemede kalmasının nedenini daha çok merak ediyorum. 2001’de kriz nedeniyle başlanamadı diyelim, iki üç yıl sonra başlansaydı şimdiye kadar tamamlanır ve başkent de hak ettiği bir opera-bale yapısına, gerçek bir konser salonuna kavuşmuş olurdu diye düşünüyorum.

Bu kadar sürüncemede kalmasının nedeni, bence, kanunda finansman modelinin belirlenmemiş olması. Daha doğrusu finansman modeli Atatürk’ün 1981’deki 100. doğum yıldönümü kutlamaları için belirlenmiş, ama kutlamalardan sonra bu fon iptal edilir dendiği için iptal edilmiş.

Bir daha da hiçbir hükümet yeni bir fon oluşturup projeyi yaşama geçirmeyi düşünmemiş. Oysa bu proje hiçbir hükümetin değil, kanunu çıkaranların da değil, Atatürk’ün projesi. Atatürk daha 1937’de Bruno Taut’a Ankara için 1500 kişilik opera yapısı projesi yaptırmış. Bunu o kadar istiyor. Atatürk 1938’de ölüyor, Taut da kısa süre sonra üzüntüsünden ölünce proje unutuluyor. Fon olmayınca da, bugün, bu proje Kültür Bakanlığı bütçesine kalıyor, o bütçenin ne olduğunu da herkes biliyor.

- Artık ODTÜ raporuna geçebiliriz sanıyorum. Bu raporu ODTÜ Mimarlık Fakültesi kendiliğinden mi hazırladı?

Elbette değil. Bu konuda karar yetkisi olan kuruluş AAKM Milli Komite Alt Komitesi, onun doğal başkanı da Cumhurbaşkanı. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir Planlama Bölümü’nden eleştiri ve öneri istiyor. Onlar da bir rapor hazırlayıp gönderiyorlar.

- Raporun içeriğini özetler misiniz?

Önce şunu söylemeliyim. Rapor tüm AAKM alanı konusunda hazırlanmış, iyi bir araştırmaya dayanan bir başvuru raporu niteliğinde. Olayı analiz ediyor, tarihçesini inceliyor ve öneriler getiriyor. Birinci bölgede, yani Hipodrom alanında yapılması öngörülen AAKM yapılarını 8 yıldır yapılmadığına göre artık yapılmaması gerekir diyerek iptal ediyor. Yalnızca, opera-bale yapısının, Sıhhiye’de Adliye Sarayı yanındaki şu ana kadar yalnızca garaj bölümü yapılmış olan CSO yapısına eklenmesini öneriyor. Ve diyor ki, opera-bale eklenmiş CSO yapısına aynı anda 4000 kişi girip çıkacağı için metro istasyonu ve otoparklar yapılması gerekir.

- Yani 8 yıldır yapılmadı diyerek mi iptal ediyorlar AAKM’yi?


Evet, rapordaki tek gerekçe bu. AAKM’nin yapımına 2001’den beri başlanmamış olması. Başka hiçbir gerekçe yok. Yani, bu yapıları yapmakla yükümlü olanların görevlerini yapmaması yüzünden vazgeçiliyor AAKM’den. Başka bir deyişle, Atatürk’ün istediği opera-bale, tiyatro yapıları zaman aşımına uğramış oluyor. Şunu da sormak isterim: Neden aslında ekonomikse, ödenek bulunamıyorsa, aynı bölgede büyük olasılıkla AAKM’den daha pahalıya çıkacak Milli Müze yapılması nasıl öngörülüyor? Raporda var bu öneri. Milli Müze’ye karşı olduğum sanılmasın. Ayrıca, 800.000 metre karelik hipodrom alanı her iki yapının yapılmasına yeterli. AAKM’nin toplam alanı en çok 30.000 metre kare. Bu olursa, daha da eksiksiz bir kültür alanı oluşturulmuş olur. Bu da başkente yakışır.

- Biraz önce söylediğiniz bir şeye takıldım ben. Opera-bale yapısını CSO yapısına eklemeyi öneriyor rapor dediniz. Peki, tiyatro ve kongre yapıları ne oluyor?

Yok ediliyor. Tiyatronun yok edilmesi ise Ankara için büyük bir kayıp. Ankara’da birçok küçük sahne var, ancak büyük yapımlara, müzikallere uygun, uluslararası ölçütlerde bir sahne yok. Bu da bir başkent için büyük bir eksiklik. Operanın CSO’ya eklenmesi ise teknik olarak – yer darlığından ötürü – mümkün değil. Birincisi, ortak, ufak bir fuayeden 4000 kişinin 3 ayrı salona dağıtılması dünyada eşi benzeri görülmemiş bir olaydır ve olamaz. İkinci olarak - yine yer darlığından ötürü - sahne tasarımının ve operanın diğer gereksinimlerinin uluslararası ölçütlerde gerçekleştirilmesi olanaksızdır. Özetle, bu eklenti yapılırsa, Ankara yine zorlanarak elde edilmiş ikinci sınıf bir taşra operasına sahip olacaktır. Buna da gerek yok, aynı şekilde, başka bir yapıdan bozarak yapılmış bir operamız zaten var.