Ayrımcılık doruk noktada

AKP'nin politikalarıyla inançlarının reddedildiğini belirten Alevi örgütleri, 'Bu nasıl eşit vatandaşlık' diye sordular...

28 Temmuz 2012 Cumartesi, 09:45
Abone Ol google-news

Fethullah Gülen ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen Alevi derneklerinin verdiği iftarda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Birçok kritik eşikleri aşmış durumdayız. Hepimiz, düşüncemiz, inançlarımız ne olursa olsun bu ülkenin asli vatandaşlarıyız” sözlerine Alevi derneklerinin temsilcileri sert tepki gösterdi. “Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmadığını, Sivas katliamı sanıklarının davasının zamanaşımından düştüğünü, zorunlu din dersinin AİHM kararlarına rağmen kaldırılmaması yetmezmiş gibi ek din dersleri konulduğunu, Alevi yurttaşların hayatın birçok ontasında ayrımcılığa uğradığını, Alevilerin evlerinin işaretlendiğini” anımsatan dernek temsilcileri, “Bu nasıl asli vatandaşlık? Nasıl eşitlik?” diye sordu.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül: Alevilikte iftar diye bir şey yoktur. AKP devşirme Alevi kurumları kuruyor, onlara iftar veriyor. Meclis’te cemevi kurulması “cemevi ibadethane değildir” denilerek reddedildi. Ortada bir nefes demokrasi yok ki eşit yurttaşlık olsun.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez: Asli vatandaşlık, eşit yurttaşlık denince bunlar herkesin Türk, Sünni ve erkek olduğu görüşünden hareket ediyorlar. Alevilerin ibadet yeri cemevini yargı ile TBMM’de kabul etmeyenler eşit yurttaşlık olmadığını göstermeye yetiyor.

Pir Sultan Abdal Alevi Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkan: Zorunlu din dersleri sürerken, cemevleri yok sayılırken, Aleviler üzerinde baskı ve ayrımcılık her alanda sürerken, Alevilerin eşit yurttaşlık istemleri görmezden gelinirken nasıl eşitlikten söz edeceğiz? Bunların eşitlikten anladığı Alevileri asimile edip kendileri gibi yapmaktır.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel: Yargıtay’ın cemevlerini ibadethane kabul etmediği kararı ortada, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tutumu ortada. Sorun yasalardan, kanunlardan ziyade zihniyet sorunudur. Yasa değişse de sakat zihniyet değişmiyor. Bu sakat zihniyetin olduğu bir süreçte eşit yurttaşlık hakkı da elde edilemiyor.