Ayşe Öğretmen davası... 'Beyazıt linçten korkmuştur’

Beyaz Show’a telefonla bağlanarak, “Çocuklar ölüyor, sessiz kalmayın” dediği için örgüt propagandası iddiasıyla yargılanan öğretmen Ayşe Çelik davasında program sunucusu Beyazıt Öztürk tanık olarak dinlendi.

30 Kasım 2016 Çarşamba, 21:29
Abone Ol google-news
<video:460966>

Kanal D’de yayınlanan Beyaz Show’a telefonla bağlanarak, “Çocuklar ölüyor, sessiz kalmayın” dediği için örgüt propagandası iddiasıyla yargılanan öğretmen Ayşe Çelik ve Çelik’e destek olmak amacıyla savcılığa başvurarak suça ortak olduklarını bildiren 38 kişinin yargılandığı davada, program sunucusu Beyazıt Öztürk tanık olarak dinlendi. Celse arası mahkemeye gelerek ifade veren Öztürk, “ Farketmediğim için telefondan Ayşe isimli kişiyi uzaklaştırmadık” dedi. Yargılanan yazar Oya Baydar da “Sosyal medyada öyle bir linç kampanyası başlatıldı ki zavallı Beyazıt da korkmuştur” diye konuştu.

‘Amaç susturmak’

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya, ‘örgüt propagandası’ ile ‘suçu ve suçluyu övme’ suçlarından 7 yıla kadar hapisleri istenen yazar Oya Baydar, oyuncu Orhan Alkaya, sanatçı Ferhat Tunç, müzisyen Şanar Yurdatapan, Prof. Dr. Gencay Gürsoy, CHP PM üyesi Gülseren Onanç, avukat Bahri Belen’in aralarında bulunduğu 17 sanık katıldı. Yazar Ayşegül Devecioğlu,  ifadesinde, Ayşe Çelik’in sözlerinin barış çağrısı olduğunu vurgulayarak, “Ayşe Çelik doğruları çarpıttığı için değil herkesin bildiği şeyleri söylediği için yargılanıyor. Bu davanın amacı barış isteyenleri susturmak, yurttaşlara ‘konuşursanız başınıza bunlar gelir’ demektir” dedi.

Dün neydi, şimdi sanığız...

Yazar Neşe Yaşın da çoçukluğunun Kıbrıs’ta savaşın içinde geçtiğini belirterek, “Diyarbakır’a da gittim. Söylenenlerin ne kadar doğru olduğunu gördüm. Ben barışseverim. Her zaman çatışmaların diyalogla çözüleceğine inanırım. Mahkemenin adil bir biçimde sonuçlanmasını diliyorum” diye konuştu. Oyuncu Orhan Alkaya ise  “ Düşünceyi dile getirme özgürlüğüdür bizim yaptığımız. Buradaki insanlar hayatını barışı tesis etme mücadelesine adamış insanlardır. Dün barış istenirken bizden talepkar olunuyordu şimdi sanık olarak yargılanıyoruz. Erdoğan’ın niteliksiz diyebileceğimiz şiirini okuduğu için altına imzamızı atmıştık. Vereceğiniz karar şimdiden hayırlı olsun” dedi. Yargılanan yazar Temel Demirer, söz alıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızası olmadığını çünkü ifade özgürlüğünün pazarlık konusu olmadığını söyledi.  Mahkeme başkanı, Demirer’e ‘sen’ diye hitap edince tartışma çıktı. Başkan, Demirer’i salondan çakırmak istedi. Tansiyonun düşmesi üzerine sözlerine devam eden Demirer, “Bu iddianamede 'çocuklar öldürülsün mü öldürülmesin mi' konusu tartışılıyor” dedi.

Beyazıt Öztürk korkmuş

Yazar Oya Baydar, Ayşe öğretmenin programa katılanlar tarafından alkışlandığını anımsatarak, “İddianamede halkın tepkisi deniliyor. Oradaki alkışlardır halkın tepkisi” dedi. Baydar, Beyazıt’ın ifadesine ilişkin de “Sosyal medyada öyle bir linç kampanyası başlatıldı ki zavallı Beyazıt da korkmuştur. Halk dedikleri sosyal medyadaki bindirilmiş kıtaların kurbanı oluyoruz” diye konuştu. Ferhat Tunç da Öztürk’ün ifadesini talihsizlik olarak değerlendirerek, “Beyazıt Öztürk korkmuş ve çekilmiştir” dedi. Mahkeme, Öztürk’ün duruşmada dinlenmesi yönündeki taleplerini reddederek, davayı 1 Mart 2017’ ye erteledi.

Beyazıt’ın ifadesi

Programın sunucusu Beyazıt Öztürk’ün tanık olarak dinlenmesine karar verilmişti. Öztürk’ün ifadesinin celse arasında alındığı ortaya çıktı. Öztürk, ifadesinde şunları söyledi: “Programın tüm inisiyatifi bana aittir. Sanık Kadir Tunalı yalnızca teknik anlamda yönetmendir. TV’de görünen kişi ben olduğum için doğal olarak programın tüm yönetimi, telefonla katılan kişilerin yönlendirilmesi ve programdan alınması yetkisi de bana aittir. Normalde telefon görüşmesi sırasında vücudumun bir kısmı ekranda görünmediğinden bağlantısının kesilmesini istediğim kişilerle ilgili yönetmene elle ‘bağlantıyı kesin’ şeklinde işaret yaparım. Olayın yaşandığı gün ne olduğunu tam anlayamadığım ve hızlı bir gelişme olduğu için böyle bir işaret yapmadım. Tunalı’nın, yanlış şeyler söylediğini farketmesi halinde dahi Ayşe isimli kişiyi telefondan alma yetkisi yoktur. Buna ancak ben karar veririm. Ben de farketmediğim için telefondan Ayşe isimli kişiyi uzaklaştırmadık.” İSTANBUL