Bankalar yeni kâr kapısı

Ankara Ticaret Odası (ATO) kredili mevduatın bankalar için yeni bir kâr kapısı haline geldiğini belirtti.

25 Eylül 2010 Cumartesi, 07:38
Abone Ol google-news

Ankara Ticaret Odası (ATO) , bu hesaplardan borç para çekenlerin vergi ve fonla birlikte toplam yıllık bazda yüzde 36-63 oranları arasında faiz ödediğini vurguladı. Genellikle ücretlilere açılan bu hesaplardan çekilen borç tutarının Haziran sonu itibareyle 2.7 milyar TL'ye ulaştığına dikkat çeken ATO, bankaların kredili mevduat hesaplarından 2009 yılında 2.6 milyar TL, 2010 yılının ilk yarısında ise 1.6 milyar TL faiz geliri elde edildiğini kaydetti.

ATO Başkanı Sinan Aygün: "Kredili mevduat faizi,kredi kartı faizine bile rahmet okutuyor"

ATO, giderek kullanımı yaygınlaşan ve özellikle ücretlilere maaş hesaplarına bağlı olarak açılan kredili mevduat hesaplarını masaya yatırdı. Kredi kartı faizlerine getirilen sınırlamalar yüzünden faizi düşürmek zorunda kalan bankaların, çok yüksek faizler uyguladıkları "kredili mevduat hesaplarını" yeni bir kar kapısı haline getirdiğine dikkat çeken ATO, bankaların, kredili mevduat hesaplarından çekilen borçlar için vatandaşlardan aldıkları faizin yıllık bazda yüzde 36 - 63 gibi oldukça yüksek bir düzeye ulaştığına vurguladı. ATO, vergi ve fonla birlikte toplam maliyetin bazı bankalarda yüzde 70'i aştığının altını çizdi.

Adı güzel kendisi pahalı

ATO'nun araştırmasına göre, hemen hemen bütün mevduat bankaları, Türk lirası cinsinden vadesiz mevduat hesabı açanlara "destek hesap", "kurtaran hesap", "hızır", "artı para", "ek hesap", "avans hesap" ve benzeri isimler adı altında kredili mevduat hesabı açılıyor. Söz konusu hesaplar çoğunlukla da maaş, ücret ya da aylığını söz konusu bankadan alan müşterilere yönelik oluyor. Belirli bir limiti olan kredili mevduat hesabı, vadesiz hesapta para bulunmadığı zaman devreye giriyor.

Kredili mevduat müşterileri bu hesaplarından nakit para çekebildikleri gibi, alışveriş yaparken de banka kartları aracılığıyla ödemelerini bu hesaptan yapabiliyorlar. Tüketici kredisi, fatura, kira ödemesi ve benzeri otomatik ödeme talimatı verilen ödemelerini de bu hesapları aracılığıyla gerçekleştiriyorlar. Özellikle alışverişlerin bedeli kartla ödenirken hesabında kendi parası olup olmadığını bilmeyen tüketiciler, ödemeyi de kendi paralarıyla mı yoksa borçla mı yaptıklarının farkına varamıyorlar. Tüketiciler, otomatik ödemelerde de aynı durumla karşılaşıyorlar.

Vergilerle birlikte toplam maliyet yüzde 72'yi aşıyor

Açılan kredili mevduat hesaplarına aylık olarak yüzde 3 ile yüzde 5.25 oranları arasında faiz uygulanıyor. Bu ölçüde bir aylık faiz yıllık bazda yüzde 36-63 düzeyinde faize denk geliyor. Bu faize ayrıca yüzde 10 oranında KKDF ve yüzde 5 oranında BSMV ekleniyor. Bankaların topladıkları mevduata yıllık yüzde 7-9 oranları arasında faiz ödediği bir dönemde tüketiciler nakit para çekerek, harcamalarını ödeyerek ya da otomatik ödemelerini yaptırarak kredili mevduat hesaplarına başvurduklarında yıllık yüzde 41.4 -72.45 düzeyinde bir maliyetle karşı karşıya kalıyor. Kredili mevduat faizi bu haliyle, önceki yıllardaki kredi kartı faizlerini aratmıyor. Merkez Bankası'nın faiz sınırlaması nedeniyle kredi kartlarında kar marjları önceki yıllara göre azalan bankaların kredi kartı yerine kredili mevduatı koymaya başladıkları gözleniyor.

Küçük miktarlar dikkati çekmiyor

Bankalar, kredili mevduat hesaplarına gün hesabına göre faiz uyguluyor. Vadesiz hesaba yatırılan ilk paradan borç tahsil ediliyor. Tüketiciler, toplam limiti en fazla bir aylık ücretleriyle sınırlı olan söz konusu hesaplardan genellikle küçük miktarlarda borçlandıkları için, bankaya bu borçlana için ödedikleri ettiği faize dikkat etmiyor. Örneğin bir banka "Bin TL çekerseniz günlük 1.8 TL faiz ödersiniz" şeklinde tanıtım yapıyor. Oysa bu tutarı aylık olarak hesaplanınca 54 TL, yıllık olarak ise 648 TL'ye geliyor. Buna göre her ay hesabında ortalama bin TL eksi bakiye bulunan bir tüketici bankaya yıllık olarak yüzde 64.8 oranında faiz ödüyor. Bir başka banka da uygulamayı tüketicilere "100 TL çekerseniz günlük 19 kuruş ödersiniz" şeklinde tanıtıyor. Tüketiciye günlük 19 kuruş "küçük bir para" gibi gözükmesine rağmen, 100 TL'ye yıllık bazda 68.4 TL faiz ödenmesi anlamına geliyor.

Borç 2.7 milyar tl, faiz geliri 1.6 milyar tl

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, henüz kredi kartı seviyesine ulaşmasa da giderek daha da artan miktarlarda kredili mevduat hesaplarına başvuruyor. Tüketicilerin bankalara olan kredili mevduat hesaplarındaki borçlarının bakiyesi 2007 yılı sonu itibariyle toplam 1 milyar 897 milyon TL, 2009 yılı sonunda 2 milyar 674 milyon TL, 2009 yılı sonunda 2 milyar 650 milyon TL oldu. Haziran 2010 sonu itibariyle tüketicilerin bankalara olan kredili mevduat borcunun bakiyesi ise 2 milyar 728 milyon TL düzeyinde bulunuyor.

Miktarı az ancak faizi çok


Faiz oranı bu ölçüde yüksek olunca, miktarı az olsa da kredili mevduat hesaplarından sağlanan faiz geliri bankaların temel faiz geliri kalemleri arasında önemli bir yer tutmaya başladı. BDDK'nın verilerine göre bankalar kredili mevduatlardan 2008 yılında 2 milyar 146 milyon TL, 2009 yılında 2 milyar 603 milyon TL, bu yılın ilk altı aylık döneminde ise 1 milyar 168 milyon TL faiz geliri elde ett. Kredili mevduat hesabı faiz gelirinin bankaların toplam faiz geliri içerisindeki payı 2008 yılında yüzde 4.1, 2009 yılında yüzde 5, bu yılın ilk yarısında ise yüzde 5.1 oranında bir tutar oluşturdu.

Haziran 2010 sonu itibariyle bakiyesi 2.7 milyar TL olan kredili mevduat hesaplarından 1,2 milyar TL faiz geliri sağlayan bankalar, örneğin aynı dönem itibariyle bakiyesi 108,5 milyar TL olan tüketici kredilerinden 7.2 milyar TL, bakiyesi 40.8 milyar TL olan kredi kartı alacaklarının vadesinde ödenmeyen kısmından ise 2.7 milyar TL faiz geliri elde etti.

Bankalar tüketiciyi aldatıyor

ATO Başkanı Sinan Aygün, kredi kartı faizinde artık rahat at oynatamayan bankaların, kredili mevduat hesaplarına yüklenmeye başladıklarını bildirdi. Yıllık enflasyonun yüzde 5-8 düzeyine, mevduat faizinin yüzde 8-9'a düştüğü bir dönemde bankaların kredili mevduat hesaplarından yüzde 70'i aşan oranlarda faiz almasının hiçbir ekonomik mantığı olamayacağını ifade eden Aygün, "Bankaların birçoğu kredili mevduat hesaplarının tanıtımını 3 kuruş, 5 kuruş alıyoruz diye yapıyorlar. Bunun aylık, yıllık maliyetini söylemiyorlar. Dolayısıyla bankalar tüketiciyi aldatıyor. Kredili mevduat hesabını kullanmak tüketici kredisi kullanmaktan üç-dört kat daha pahalı. Kredili mevduatın faizi Merkez Bankası'nın son olarak aylık yüzde 2.44'e indirdiği kredi kartı faizine bile rahmet okutuyor" dedi.

"Merkez Bankası uyarmıştı"


Aygün, Merkez Bankası'nın da bir süre önce vatandaşları "yüksek faizli kredili mevduat hesaplarını kullanmamaya özen göstermeleri konusunda" uyardığını hatırlatan Aygün şöyle devam etti:

"Kredi kartı faizleri konusunda yaşanan gecikme gibi bir gecikmeye yol açmadan ve yol yakınken kredili mevduat faizlerine sınırlama getirilmesinde yarar bulunuyor. Eğer şimdilik borcun miktarı az diyerek bu sorunu görmezden gelip, bankaların bu uygulamasına seyirci kalırsak, kredi kartı facialarına benzer yeni facialar yaşamamız kaçınılmaz olabilir. Bankalar, gerek özel sektör gerekse de kamu sektöründe çalışanların maaşlarını ödemek için birbiriyle yarışıp, milyonlarca TL'lik promosyonlar ödemelerinin altında da bu kredili mevduat hesaplarından alacakları faizler yatıyor." dedi.