Baro Başkanlarından açıklama

Denizli Barosu Başkanı Adil Demir, 12 baro başkanı adına yaptığı açıklamada, ''Demokratik açılım adı altında sunulmaya çalışılan programın, Türk ulusunun genel iradesine aykırı zemin ve şartlarda geliştiğini gözlemlemekteyiz'' dedi.

24 Ekim 2009 Cumartesi, 16:31
Abone Ol google-news

Türkiye Barolar Birliğinin 40. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında ''Pamukkale İnsan Hakları Sempozyumu''na katılan 12 baro başkanı, Anemon Otel'de ortak basın toplantısı düzenledi.

Aksaray, Aydın, Balıkesir, Burdur, Çanakkale, Denizli, Isparta, Manisa, Muğla, Sinop, Uşak ve Zonguldak Baro başkanlarının imzalarının yer aldığı açıklamayı, Denizli Barosu Başkanı Adil Demir okudu.

Demir, ''Yaklaşık 30 yıldır ülkemizde yaşanan, ulus olarak hepimizi etkileyen terör olaylarının bitirilmesi amacıyla kamuoyuna 'demokratik açılım' adı altında sunulmaya çalışılan programın, Türk ulusunun genel iradesine aykırı zemin ve şartlarda geliştiğini gözlemlemekteyiz'' diye konuştu.

Türkiye'de akan kanın ve gözyaşlarının durmasını, bir barış ülkesi haline gelmeyi herkesin istediğini vurgulayan Demir, şöyle devam etti:
''Ancak geçen hafta içinde komşu ülkeden, ülkemiz sınırlarına giren bir grup kişiyle ilgili hızlı, kısa bir hukuki süreç izlenerek, bu kişiler salıverilmişlerdir. Hukuksal değerlendirme ülkemizin bağımsız hakimlerine ve savcılarına ait olmakla birlikte bu olayda kullanılan hukuksal usuller, yasalarımıza açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu kişiler sorguları sırasında teslim olmadıklarını, yaptıklarından pişman olmadıklarını, elebaşlarının talimatıyla geldiklerini söylemiş olmalarına karşın, TCK'nın 221. maddesinden yararlandırılarak serbest bırakılmışlardır. 221. maddeden yararlanmanın temel unsurlarından biri örgütle ilgili çok önemli bilgiler vermektir. Umarız bu bilgiler verilmiştir.''

Bu kişilerin sorgulanması sürecinde ''doğal hakim'' ilkesinin açıkça çiğnendiğini savunan Demir, ''Cumhuriyet savcılarının ifade almak üzere giriş yapılan noktaya gelmesi kabul edilebilse de giriş noktasında bir sahra çadırında helikopterlerle getirilen hakim huzurunda sorgulamalarının yapılması ve karar verilmesi CMK kapsamında mümkün değildir'' dedi.

Yaşanan sürecin ''yargı, yürütmenin denetimindeymiş gibi'' bir izlenim doğmasına neden olduğunu öne süren Demir, şunları kaydetti:

''Daha iş yargıya intikal etmeden siyasi iktidar temsilcilerinin, gelenlerin serbest bırakılacağı yönünde sözler vermesi, adalet üzerindeki yürütmenin açık izlerini göstermektedir. Hukuk eliyle siyaset yapmaya kalkanlar unutmamalılardır ki bağımsız yargı Türkiye Cumhuriyeti devletini oluşturan tüm bireylere gereklidir. Siyaset zaman zaman fedakarlık yapmayı gerektiren bir yolsa da burada feda edilecek olan ulusun çıkarları değildir. Açılım adı altında izlenen politikaların ulusun genel menfaatlerine aykırılık teşkil etmemesi gerekir.''