‘Başka âlem isteyenler’in tarihi

DİSK’in kuruluş bildirgesinde deniyor ki: “BİZLER; Türk işçi sınıfının tüm çıkarları, hakları ve özgürlükleri ve de onuru için bir araya geldik...” İlk ciltten de anlaşılıyor ki anlatılan “Başka bir âlem” için yola çıkanların hikâyesi....

12 Mart 2020 Perşembe, 06:00
‘Başka âlem isteyenler’in tarihi
Abone Ol google-news

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bu yıl kuruluşunun 53. yılını kutlama etkinliklerine bir de kitap ekledi: DİSK Tarihi / Kuruluş. Direniş. Varoluş... Üç ciltlik bir çalışmanın ilk cildini oluşturan kitap 1967-1975 yılları arasını kapsıyor.

DİSK hakkında ilk çırpıda pek çok şey gelebilir akla. Mesela, kökleri Türkiye’nin 150 yıllık içi sınıfı mücadelesine dayanan bir emek örgütü...

Ya da, 50 yılı aşkın mücadelesinde nice badireler atlattığı... Kurucusu Genel Başkanı Kemal Türkler’in pusu kurularak öldürüldüğü. İkinci genel başkan Abdullah Baştürk’ün yıllarca hapis yattığı, idamla yargılandığı...1980 darbecilerinin mallarına el koymak istediği...

Böyle bakıldığında Türkiye işçi sınıfının 1960’lardan 2020’lere yolculuğunun DİSK olmadan yazılamayacağını da kavrıyor insan. DİSK’in mücadele ve deneyim hafızasını önemseyenlerin uzun çalışması sonucu yazılan kitap, yalnız kronolojik olarak değil, tematik başlıklarla ele alınmış. Ancak kuruluşundan öncesi, kuruluş sırası ve sonrasında DİSK’i kurma çabasında olanların, bu örgütlülüğe gönül ve destek veren, “Zincirlerinden başka kaybedecek hiç bir şeyleri olmayan” insanlara, birlikte karşı çıkma ve “Başka bir âlem” kurma fikrini gerçeğe dönüştürme ufku kazandıranlar olduğu görülüyor.

SINIF SENDİKASI

1960’ların yükselen işçi sınıfı hareketinin bir sonucu olarak görülüyor DİSK. Türkiye’de 1940’lardan başlayarak çok sayıda farklı sendikal girişim ve ayrışma söz konusu. Bunların bir bölümü baskılar sonucu bir bölümü ise kendi başarısızlıkları nedeniyle uzun ömürlü olamıyor. DİSK bu açıdan farklı bir örnek. Onca badireye ve engellemeye rağmen varlığını sürdürüyor, güçleniyor ve farklı bir sendikacılığın adresi oluyor. DİSK’in işçilerle kurduğu bağlar ve işçilerde DİSK’e olan inanç, DİSK’in kalıcı hale gelmesini sağlıyor. DİSK, Türkiye’de farklı bir sendikacılığın, sınıf sendikacılılığın adresi oluyor.

KAMUNUN DEĞİL ÖZEL SEKTÖRÜN SENDİKASI

Kuruluş, var oluş döneminde DİSK’in işverenlerden, derin devletten, Türk-İş’ten ve hatta ABD sendikalarından gelen çelmeler ve engelleme girişimlerine rağmen kendi ifadeleri ile “gerçek sendikacılığı” var etme dönemi olarak tanımlanıyor. 

Türkiye işçi sınıfının özellikle özel sektörde bir sınıf olarak rüştünü ispat ettiği, sınıf olma sürecinde ciddi varlık gösterdiği bir dönem. Kamu sektöründe gelişen sendikacılıktan farklı olarak DİSK, özel sektörde dişe diş bir mücadele ile örülen sendikal deneyim olarak yer alıyor tarih sahnesinde.

DİSK Tarihi kitabının DİSK tarafından yayımlanan bir kitap olduğunu ancak bir resmi DİSK tarih anlatısı olmadığını dile getiren kitabın editörü Aziz Çelik, “Kitapta DİSK’in başarıları, mücadele ve kazanımları kadar, DİSK’te yaşanan tartışmalar ile eksik ve hatalara da yer verildi” diyor. Olgular ve belgeler tarihsel önemlerine uygun olarak yer alıyor kitapta. Kitap, DİSK’i çeşitli boyutlarıyla ortaya koymayı, DİSK’in deneyimini ve mücadelesini bir bütün olarak bugünlere aktarmayı amaçlıyor. Bu tarih içinde büyük mücadeleler olduğu kadar büyük tartışmalar da var. 

UYAN, ESİRLER DÜNYASI!

Kitabı elinize alıp karıştırmaya başlayınca, birden kendinizi bu dizeleri mırıldanırken buluyorsunuz... Tabii yaşınız azıcık varsa...

Uyan artık, uykundan uyan,

Uyan, esirler dünyası!

Zulme karşı hıncımız volkan,

Bu ölüm dirim kavgası.

Mazi ta kökünden silinsin,

Biz başka âlem isteriz.

Bizi hiçe sayanlar bilsin,

Bundan sonra her şey biziz...

CUMHURİYET’E DE TEŞEKKÜR...

Aziz Çelik’in editörlüğünde hazırlanan bu kapsamlı çalışmanın yayın danışmanlığını Can Şafak ve Ergün İşeri, araştırma ve arşiv çalışmalarını da DİSK-Ar uzmanları, Deniz Beyazbulut, Zeynep Kandaz ve Meliha Kaplan üstlendi. Can Kaya’nın tasarımını yaptığı kitaba, Süreyya Algül, Zafer Aydın, Aziz Çelik, M. Hakan Koçak, Can Şafak, Melih Biçer, Kıvanç Eliaçık, Ece Göktürk, Tevfik Güneş, Ergün İşeri ve Necdet Okcan da yazar olarak katkıda bulundular. 

Kitabın girişinde katkıda bulunanlara teşekkür ediliyor, gazetemiz Cumhuriyet de bu listede yer alıyor.