Baykal "ıslak imzayı" değerlendirdi

CHP lideri Deniz Baykal ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' olduğu iddia edilen belgeyle başlayan süreçte, demokratik bir hukuk devletinde kolay rastlanmayacak bir tartışmanın yaşandığını söyledi.

06 Kasım 2009 Cuma, 11:30
Abone Ol google-news

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Konak Belediyesi tarafından Eşrefpaşa semtinde yaptırılan 75 kişilik kız öğrenci yurdunun açılışını yaptı.

Açılış törenindeki konuşmasında Baykal, eğitimin önemini vurguladı. Baykal, ''Her işin başı eğitim, çağı öyle yakalayacağız. aramızdaki farklılıkları öyle aşacağız. Bilim ve teknolojiye, kültür ve sanata eğitim yoluyla hakim olacağız. Kendimizi dünyaya, insanlarımızı daha iyi eğiterek kabul ettireceğiz.'' şeklinde konuştu.

Günümüzdeki yarışın bilgi ve eğitim yarışı olduğunu ifade eden Baykal, kim daha iyi eğitilmişse, onun egemen olduğunu söyledi.

Baykal, ''Artık silahla, askeri güçle sonuç alma dönemi geride kaldı. Şimdi insanların gönlüne, kafasına girerek, insanları daha iyi yetiştirerek, ekonomide, siyasette, diplomaside etkili olabiliriz'' dedi.

CHP Genel Başkanı Baykal, çocukları kardeşlik, eşitlik ve vatandaşlık duygusu içinde yetiştirmenin önemine işaret ederek, ''Eğitimi çocuklarımızı ayrıştırmak için, din, mezhep, etnik kimlik temelinde ayrıştırmak için kullanmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Çocuklarımıza kardeşliği, sevgiyi, Türkiye'yi sevmeyi, milletimizi, tarihimizi sevmeyi, Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmeyi öğreteceğiz'' diye konuştu.

Baykal, konuşmasında düşmanlık ve husumet eğitimi yapılmaması gerektiğini belirterek, devlete, anayasaya, cumhuriyete ve Atatürk'e düşmanlığın öğretilmemesi gerektiğini söyledi.

Eğitimin Türkiye'nin en önemli konusu olduğunu dile getiren Baykal, ''Çocuklarımızı, birbirlerini sevmek, tarihimizi, milletimizi sevmek üzere eğiteceğiz. Onları kurda kuşa teslim etmeyeceğiz, sahipsiz bırakmayacağız. Yurduna sahip çıkacağız, bursuna da sahip çıkacağız'' dedi.

Baykal, yerel yönetimlerin eğitim konusunda yaptığı başarılı çalışmalara da değindi.
Deniz Baykal, kız yurduna Selanik'te doğup İzmir'e yerleşen ve milli mücadelenin gizli kahramanlarından biri olan ''Ayşe Binbaşı'' olarak tanınan Ayşe Altıntaş'ın isminin verilmesini önerdi. 

 

"Belge orijinal midir? Islak mıdır?"

Baykal, yurdun açılışının ardından Karaman'da katılacağı programa gitmek üzere geldiği Konya Havaalanı'nda düzenlediği basın toplantısında, ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' olduğu iddia edilen belgeyle başlayan süreçte, demokratik bir hukuk devletinde kolay rastlanmayacak bir tartışmanın yaşandığını söyledi.

Bir süre önce Genelkurmay'da hazırlandığı iddia edilen bir belgeyle başlayan tartışmanın bugüne kadar geldiğini, bugün gelinen noktada artık konunun bir belge tartışması olmayı geride bıraktığını ifade eden Baykal, ''Elbette belgenin tartışılması gereken yönleri var, onlar tartışılacak. Belge o altında imzası olan kişiye ait midir, değil midir? İmza daha sonradan oraya taşınmış mıdır? Yoksa başlangıcında belgenin altında o imza yer almış mıdır? Belge orijinal midir? Islak mıdır? Bunlar tartışılacak, bunları yetkili merciler aydınlığa kavuşturacak'' dedi.

''Devletin kurumları psikolojik savaşın hedefi''

Baykal, bu konuyu dikkatle izlediklerini, daha önce bu konuda düşüncelerini söylediklerini anımsatarak, şunları kaydetti:
''Gelinen noktada tartışma artık bir 'belge tartışması' olmayı aşmıştır. Tartışma, 'belgenin sahi olup olmadığı tartışması' olmayı aşmıştır. Bugün geldiğimiz noktada bu belgeden yola çıkarak, çok köklü, çok önemli bir büyük çatışma ortamının devlet düzenimiz içinde ortaya çıkarılmış olduğuna tanık oluyoruz. Bu belge sahi mi, değil mi? 'Bu belgeyi elde eden insan, hukuk sürecini işletmek için bu belgeyi adli mercilere intikal ettirerek görev yaptı, bu olay bundan ibarettir' deme imkanımız artık kalmamıştır. Çünkü bu belgeyi aşan, bu belgenin kapsamı içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan, belgenin çok ötesinde ithamlar, suçlamalar, siyasi değerlendirmeler, bir siyasi kampanya anlayışı içinde ortaya konulmuştur. Bu manzara karşısında hepimizi görüyoruz ki Türkiye'de bir psikolojik savaş harekatı yürütülmektedir. Söz konusu olan bir psikolojik savaştır. Devletin belli kurumları bu psikolojik savaşın hedefi seçilmiştir ve onlardan yola çıkarak bu belgeler bir vesile olmuş, giderek kapsamı genişleyen, hedefi büyüyen bir siyasi itham, bir siyasi suçlama harekatı götürülmektedir.''
 

''Bu psikolojik savaş harekatı, bu belgeyi bulduğunu iddia eden kişiyi de içine alan ama onunla sınırlı olmayan kapsamlı bir kadro tarafından belli bir karargahta, düzenli, merkezi bir çalışmayla sistematik olarak götürülmektedir'' diye konuşmasını sürdüren Baykal, belgeyi elde eden kişinin hukukla meşgul olmadığını söyedi.
 

''Belgeyi 4,5 ay tutma kararını kim almıştır''

Kaydedilmiş olan belgenin 4,5 ay tutulduğunu ifade eden Baykal, ''Tutan kimdir? Tutma kararını alan kimdir? Belgeyi elde eden bu kararı almıştır. Peki o 4,5 ay içinde ne olmuştur? Bir, bu tip olayların nerede yargılanacağı ile ilgili yasal bir düzenleme yapılmıştır. Bir yasal değişiklik yapılmıştır. Bu yasal değişikliği kim yapmıştır? Bunu iktidar yapmıştır. Belgeyi 4,5 ay tutma kararını kim almıştır? Belgeyi elinde bulundurduğunu söyleyen kişi. Birbirinden kopuk mudur bu olaylar?'' diye konuştu.