Bir insanı daha çürüttüler

Cezaevinde yanlış teşhis skandalı... Ülser denildi, kanser çıktı.

03 Aralık 2013 Salı, 10:33
Abone Ol google-news

Türkiye’deki cezaevlerinde mahkûmların ölüme giden yolculuğunun son örneği gurbetçi Osman Erdem oldu. Norveç’in başkenti Oslo’da bir Türk vatandaşına karşı işlediği yaralama suçu nedeniyle Ankara’da geçen mayısta tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne konulan Erdem’e cezaevi hastanesinde eylül ayında mide yanması teşhisi konuldu. İlaçlarla hastalığı geçiştirilen Erdem, cezaevinde kilo vermeye başladı.

Rahatsızlığı artan ve sık sık bayılan Erdem, bu teşhisten iki ay sonra kaldırıldığı Numune Hastanesi’nde geçen cuma günü yapılan tetkikler sonucu büyük bir şokla karşılaştı. Cezaeevi hastanesinin yanlış teşhis koyduğu anlaşılan ve mide kanseri olduğu belirlenen Erdem’e doktorlar bir yıl ömür biçti. Osman Erdem’i Ankara’da yargılayan mahkeme de, Oslo’dan tanık ifadeleri gelmediği için tahliye kararı vermiyor. Eğer ilk anda doğru teşhis konulsaydı Osman Erdem, bugün hastalığının son evresinde olmayacaktı ve tedavi için geç kalınmayacaktı.

37 yaşındaki Osman Erdem’in Norveç’in başkenti Oslo’da başlayan hayatı, başkent Ankara’da acı içinde son bulmaya doğru gidiyor. Avukat Derya Karagöz’ün verdiği bilgiye göre Osman Erdem, 30 yıla yakındır Oslo’da yaşıyordu ve ağabeyinin marketinde çalışıyordu. Norveç’te işlediği bir suç nedeniyle yargılanıp denetimli serbestliğe tutulan Erdem, iddiaya göre 2009 yılında üç arkadaşıyla birlikte adam yaralama suçuna karıştı. Konya’da annesinin rahatsızlanması üzerine yakınları, Erdem’e, “Annen çok hasta, gelip görmen gerekiyor” diye telefon etti. Bunun üzerine Erdem, Norveç’te her hafta adli kontrol nedeniyle imza atması gerektiği için kardeşinin kimliği ile Türkiye’ye giriş yaptı. Annesini Konya’da ziyaret eden Erdem, bir daha geri dönmedi ve Alanya’da çalışmaya başladı. Erdem’in Alanya’da yaşadığını öğrenen hasımları, savcılığa suç duyurusundu bulundu. Ankara Savcılığı, bunun üzerine Erdem hakkında Norveç’te işlediği adam öldürmeye teşebbüs suçundan soruşturma başlattı, ancak delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verdi. Karşı tarafın itiraz etmesi üzerine takipsizlik kararı kaldırıldı. Soruşturma yeniden başlarken Erdem, 23 Mayıs 2013’te gözaltına alındı ve tutuklanarak cezaevine konuldu. Erdem, cezaevine girmeden bir süre önce Türkiye’de kapsamlı bir sağlık kontrolünden (check-up) geçmişti ve hiçbir sağlık problemi yoktu.

İlk teşhis mide yanması

Bu arada Erdem’e Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üç arkadaşıyla birlikte adam öldürmeye teşebbüs suçundan dava açıldı. Erdem, cezaevinde tutukluyken eylül ayı içinde mide şikâyeti nedeniyle cezaevi hastanesinde doktor muayenesinden geçti. Doktorlar, Erdem’e mide yanması teşhisi koydu ve ilaç yazdı. Cezaevi doktorları, Erdem’e “Cezaevine girdiğin için stresten miden yanıyordur” diyerek olayı geçiştirdi. İlaç kullanmaya başlayan Erdem’in rahatsızlığı geçmedi. Ekim ayı içinde cezaevine ziyarete giden avukat Derya Karagöz, Erdem’in zayıfladığını gördü. Bunun üzerine cezaevi yetkilileriyle görüşen Karagöz, Erdem’in “ülser” rahatsızlığı olduğu yanıtını aldı. Erdem, sonraki günlerde cezaevinde sık sık bayılmaya başladı ve diğer taraftan oldukça zayıfladı. Ancak her defasında cezaevinin içindeki hastaneye kaldırılan Erdem’e iğne yapılıp gönderildi.
Durumu kötüleşti, ama her şey çok geçti.

Osman Erdem, geçen ay sonunda rahatsızlığı artınca Numune Hastanesi’ne kaldırıldı ve midesinden örnek alındı. Patoloji servisinde yapılan inceleme geçen cuma günü sonuçlandı. Başından beri cezaevi hastanesi yanlış teşhis koymuştu ve Erdem mide kanseriydi. Üstelik kanser son safhasındaydı. Kanser olmasına karşın hastanenin tutuklu koğuşunda 5 kişilik daracık odaya alınan Erdem’e kemoterapi uygulanmaya başlandı. Doktorlar, artık ameliyat aşamasını geçen ve midesinden 1.5 litre su boşaltılan Erdem’in bir yıllık ömrünün kaldığını söylüyor. Eğer eylül ayında doğru teşhis konulsaydı, Erdem için umut olacaktı.

Avukat Derya Karagöz, Erdem’in bu hale gelmesinin nedenini cezaevi hastanesinin yanlış teşhis koyması olarak gösterdi. Eylül ayında müvekkiline doğru teşhis konulması halinde tedavisinin daha hızlı yapılacağını ve Erdem’in bu hale gelmeyeceğini dile getiren Karagöz, “Cezaevindeki insanlar devlete emanettir. Ama sonuçta bir hayat ihmaller nedeniyle sona eriyor” dedi. Erdem’in davasında mahkemenin Oslo’dan tanık ifadelerini beklediği için tahliye kararı vermediğini anlatan Karagöz, “Oysa onun yürüyecek hali yok. Müvekkilim nereye kaçacak? Tahliye kararı çıksa en azından Osman’ı daha iyi bir hastaneye yatırırız, tedavisi daha iyi koşullarda yapılır” diye konuştu.